Şeytandan aldığı paralar sahte çıkmıştır.Ein Großteil der hohen Geldsumme, die der Tote bei sich getragen hatte, ist Falschgeld.
Devlet hazinesindeki paraların gereksiz yere harcanmasına engel oldu.Der Staat verschwendet sinnlos Steuergelder der Bürger.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Abbildungen der Mens sind auf römischen Münzen erhalten.
1990'ların başında bu resim, Fransa’da 100 franklık paraların üzerine işlenmiştir.Anfang der 1970er Jahre wurden solche Bilder noch mit umgerechnet etwa € 10.000,- gehandelt.
Bu paralar tam, yarım ve çeyrek tipleri ile 3 farklı şekilde tedavül edilmişti.Mit ähnlichem Erfolg konnten sie ein Viertel und drei Viertel unterscheiden.
Yanı sıra, IV. Filip birçok defa madeni paraların değerini düşürmüştü.Alexander IV. von Velen trat das Erbe somit doch noch an.
Madenî paralar şehrin resmî adının ne olduğunu gösterir.Die Ortschaft führt den Namen des Ortsteiles.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Bemerkenswerterweise verfügen die Ghadamsi aber über eigene Zahlzeichen.
Yine kırdığı bazı bloklardan da paralar çıkabilir.Ein Teil der durch den Bau verursachten Kosten konnte somit wieder gedeckt werden.
Devletler bastıkları paralar karşılığında altın rezervi bulundurması gerekmekteydi.Deswegen ließ der Staat Währungsreserven anlegen.
Paraları yoktur ve doğru dürüst bir şey yiyememekte, ısınamamaktadırlar.Erwirb dir Vermögen und keine Güter.
Soygunda çalınan paralar ile yakalanan diğer iki kişi ise beraat etti.Die beiden anderen ergrabenen Depots wurden geplündert vorgefunden.
Millî paralarla alışveriş etmek milletlerin lehinedir.Warum der Absturz der Staatsfinanzen uns alle trifft.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.Die Europäische Zentralbank (EZB) warnt inzwischen vor den Folgen der Schattenverschuldung in den Euroländern.
Deşifre Uluslararası zengin bir teröristtir ve dünyadaki terör örgütlerinin paralarını işletmektedir.Don ist der Boss einer internationalen Drogenmafia und wird von der Polizei weltweit gesucht.
Adanın bazı bölümlerinde gümrüksüz satıştan önemli paralar kazanılır.Durch den Verkauf hat die Insel hohe Einnahmen.
Yörelere göre de halkın rağbet ettikleri paralar değişiklik gösteriyordu.Zudem hätte die Anstalt nach einer Änderung den Staat Geld gekostet.
Paralarını bankaya koymayı sevmeyen insanlar var.Il y a des gens qui n'aiment pas déposer l'argent dans la banque.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Gdańsk avait le privilège de battre sa propre monnaie.
2008 Sonbaharından beri, telefon kartlarına ek olarak pullar ve madeni paralarla desteklendi.Depuis l'automne 2008, les timbres et les monnaies ont été ajoutés en plus des télécartes.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Nick accepte s'il trouve la moitié de l'argent.
Onu, Corinthians'tan almak için önemli paralar harcamıştık.Il a laissé une recette pour faire avec de l'étain de Cornouaille de l'argent.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Il n'y eut plus dès lors que des monnaies d'argent.
Bavula Big Smoke'un kasasındaki bütün paraları doldurmasını söyledi.Gorske a de plus conservé précieusement tous les tickets de caisse de ses Big Mac dans une boite.
Eğer artan paralar varsa bu yoksullara hibe edilecektir.Si le public veut bien l’endosser, son montant sera pour les pauvres.
Kralların birçoğu sadece adlarına bastırdıkları madeni paralardan tanınmaktadır.Beaucoup d’entre eux ne sont connus que par leurs monnaies.
Bunun üzerine hükümet, halkın elinde bulunan paraları toplattı.Le gouvernement a déjà alloué les fonds nécessaires au projet.
Nümismatik, paraları inceleyen çalışma sahası, tarihleme için yararlı olduğu kanıtlanmıştır.La numismatique, ou étude des pièces de monnaie, s’est avérée utile pour dater certains faits.
Kağıt para öncesinde, gümüş veya altın paralar sık sık yapılıyordu.Souvent, avant le pressage, de la feuille d'or ou d'argent était appliquée sur la tablette.
Mihail onları Antakya'nın kaybıyla suçlandı ve kendi ceplerini kamu paraları ile doldurmakla itham etti.Yunus déclare avoir eu honte de cette situation et prête la somme de sa propre poche.
Formal bir eğitimden geçmemiş olmasına rağmen kazandığı paralarla kitaplar alıp kendini eğitmeye çalışmıştır.N'ayant pas reçue d'éducation officielle, elle apprend par elle-même grâce aux livres qu'elle lit.
Bizim yüzümüzden bütün paraları Panlantice öder.Il remboursa scrupuleusement toutes ses dettes.
Bu sırada mangır denilen bakır paralar geçmez oldu ve piyasadan kaldırıldı.Le siège proprement dit a été vendu aux enchères et a depuis lors disparu.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.La BCE surveille étroitement la circulation et les réserves de pièces et billets en euros.
Euro madeni paraları, Euro bölgesinde kullanılan madeni paralardır.Les pièces en euro de la Lituanie sont les pièces de monnaie en euro frappées par la Lituanie.
Nominal değeri 20 Türk lirası olan madeni paralar 925 ayar gümüşten yapılmıştır.La pièce a la valeur nominale de 4 Reaux et est faite en argent 925 millième.
İnsanlar emekli paralarıyla yaşamaya çalışmaktadır.Les alliés battent en retraite.
22:24 Paraları yoksa ödeme için zorlama Ex.Dt 18,14 ; car elles n'ont rien pour s'en défendre.
Günlük hesap defterleri ve nakit paralar bu sandıklarda saklanırdı.Les bureaux de la bourse, la caisse d'épargne et la caisse d'escompte sont installés dans cet édifice.
1994 yılında yayımlanmasına rağmen, bazı kâğıt paralar (50 rubleden 5000 rubleye) 1993'te yayımlandı.Aunque se imprimieron en 1994, algunos billetes (de 50 a 5.000 rublos) se imprimieron en 1993.
Prešeren ayrıca Slovenya 1000 tolarlık kâğıt paralarında yer almaktadır.Prešeren aparece también en el billete esloveno de 1000 tolares.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Pronto se acumularon las deudas y los prestamistas empezaron a solicitar los pagos.
Tüm Mısır'dan paralara, silahlara ve atlara toplanmaya başlandı.Reunieron dinero, caballos y armas de todo Egipto.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Solo les quedaban unas pocas monedas de cobre.
Yine kırdığı bazı bloklardan da paralar çıkabilir.En esta zona, se pueden romper algunos bloques que aparecen resquebrajados.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.El Banco Central Europeo controla la circulación y la cantidad de monedas y billetes de euro.
Sikke kavramı daha çok tarihî madenî paraları tanımlamak için kullanılır.Este tiempo de vida medio tan corto puede ser empleado para identificar falsificaciones más recientes.
İlk olarak bronz ve gümüş madeni paralar basılmıştır.Al principio, sobrecolateralizaron los pools o fondos comunes de activos.
Hindistan'da bile Roma paraları bulunmuştur.También se han encontrado monedas romanas.
Buralarda da ilk paralar elektrumdan (altın ve gümüş karışımı) yapılıyordu.Sus monedas estaban hechas de electro (aleación con plata y oro).
Bazıları yuhalarken, bazıları da hızlı bir şekilde paraları toplamaya çalışıyorlardı.Cuando unos morían, otros se apresuraban a reemplazarlos.
Bu paralarla hesabı öderler.Te pago la factura.
Buffy yukarıya çıkar ve müdürün karıştırdığı dolaplardan birisinin içinden metal paralar düştüğünü görür.Buffy detalla una de las monedas y mira el número del casillero de donde cayeron.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.La ciudad de Mersin también acuñó su propia moneda.
Sonra Jess gelir ve aldığı paraları gösterir.Entonces llega Homer y les da dinero.
Türkiye Cumhuriyeti madeni paraları ^ "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu".«La nueva familia de monedas del Banco de la República».
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Buscaban venganza, su dinero y sus bienes.
1937 - Yeni harflerle basılan ilk kâğıt paralar tedavüle çıktı.En marzo de 1937, los antiguos billetes estampillados fueron reemplazados por otros nuevos.
Tüm bu ülkeler aslında kendi madeni paralarını basmışlardır.Algunas de estas ciudades acuñaban su propia moneda.
En az 30 gün boyunca harcanmamış olan paralar bir sonraki blok için yarışmaya başlar.Le monete che non sono state spese per almeno 30 giorni competono per la creazione del blocco successivo.