Ana içeriğe geç
Sözlük

paradigma ile cümle

paradigma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Πήγαμε στο τέταρτο μοντέλο, τα τρανζίστορ. Και τελικά στα ολοκληρωμένα κυκλώματα.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Мы перешли на четвертую парадигму - транзисторы. И, наконец, на большие интегральные схемы.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Стигнали сме до четвъртата парадигма, транзисторите. И накрая до интегрираните схеми.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.עברנו לפרדיגמה הרביעית, טרנזיסטורים, ולבסוף, מעגלים משולבים.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.انتقلنا إلى النموذج الرابع، الترانزيستور ومؤخرا الدوائر المدمجة
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.そして、IC(集積回路)です 6番目のパラダイムへと続きます
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Als ze geen paradigma hebben kunnen ze de vraag niet stellen.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Dacă nu au o paradigmă nu pot pune întrebarea.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Ha nincs paradigmájuk, akkor nem tudnak kérdezni.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Hvis man ikke har et paradigme, så kan man ikke stille spørgsmålet.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.패러다임이 없다면 질문할 수 없습니다.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Odrzucając paradygmat, nie mogą zadawać pytań.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Om de inte har paradigmet så kan de inte ställa frågan.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Pokud nemají paradigma, nemůžou pokládat otázky.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Se não tiverem um paradigma eles não podem fazer a pergunta.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Senza un paradigma non possono porre domande.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.S'ils n'ont pas un paradigme, ils ne peuvent pas formuler la question.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Si no tienen un paradigma, no pueden formular la pregunta.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Wenn sie kein Paradigma haben, können sie die Frage nicht stellen.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Εάν δεν έχουν το μοντέλο, δεν μπορούν να κάνουν την ερώτηση.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Ако нямат парадигма не могат да задат въпроса.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.Если у них нет парадигмы, они не могут задавать вопросы.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.אם אין להם פרדיגמה הם לא יכולים לשאול את השאלה.
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar.ان لم يكن لديهم نموذج, لا يستطيعون طرح الاسئلة
Eğer bir paradigma yoksa üzerine soru soramazlar."間違ってるけど 正しかったとしたら..."
En komiği de, Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.Ironie je v tom, že v tomto případě pádu paradigmatu nemusíme čekat, až se objeví paradigma nové.
En komiği de, Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.Paradoksalne jest to, że tym razem, po upadku paradygmatu nie trzeba było czekać na pojawienie się nowego.
En komiği de, Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.И ирония в том, что как раз в случае крушения этой парадигмы нам не нужно было искать новую.
Fakat benim kafamda bu üç paradigmaya dikey durumda.Но на мой взгляд, это действительно что-то ортогональное к трём данным парадигмам.
Fonksiyonel programlamanın farklı bir paradigma olduğundan bahsetmiştim.Veamos otro ejemplo. Cadenas. Por lo tanto más lenguajes tienen cuerdas.
Fonksiyonel programlamanın farklı bir paradigma olduğundan bahsetmiştim.Я говорил о функциональном программировании как о другой парадигме.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırמכיון ששתי הפרדיגמות עוצבו על ידי בני אדם.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırAnda lihat, karena paradigma adalah konstruksi manusia.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırBạn thấy đấy, tất cả các phương thức đều do con người tạo ra.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırBeide paradigma's zijn menselijke bedenksels.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırJsou to kulturní výtvory, nikoli přírodní jevy.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdır왜냐하면 말이죠 두 패러다임 모두 인간이 만든 것입니다.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırOba paradygmaty są konstrukcją ludzką.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırPorque ambos os paradigmas são construções humanas.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırSon creaciones culturales, no son fenómenos naturales.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırVedete, entrambi i paradigmi sono costruzioni umane.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırVoyez-vous, parce que ces deux paradigmes sont des constructions humaines.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırWeil beide Denkmuster menschliche Konstrukte sind.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırΕπειδή και τα δύο παραδείγματα είναι ανθρώπινες κατασκευές.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırВедь оба мировоззрения - творения человека.
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırكما ترون، لأن الطريقين هما بناء إنساني
Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdır文化による創造物で
Hadi imperatif programlamayı bir paradigma olarak ele alalım.Давайте рассмотрим, что такое парадигма императивного программирования.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Ainda estamos a viver com o antigo paradigma da idade como um arco.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Chúng ta vẫn đang sống với lối suy nghĩ cũ về tuổi tác như một vòng cung.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Kita masih hidup dengan paradigma lama bahwa usia berbentuk seperti kurva.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.우리는 아직도 나이가 아치형이라는 오래된 패러다임을 가지고 살아가고 있습니다.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Még mindig abban a régi paradigmában élünk, miszerint a kor boltíves formát vesz fel.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Nous vivons encore avec l'ancienne représentation de l'âge sous la forme d'une arche.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Percepem viața ca fiind o curbă.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Stále žijeme podľa starej predstavy života ako oblúku.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Stále žijeme podle staré představy o věku jako o oblouku.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Todavía vivimos con el viejo paradigma de la edad como un arco.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Vi lever stadig efter det gamle mønster, hvor alder er en kurve.
Hala yaşın bir kavis olarak görüldüğü eski paradigmayla yaşıyoruz.Viviamo ancora con il vecchio paradigma della vita come un arco.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod