Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.Niet alleen voor psoriasis, maar ook voor kanker en een hele reeks andere ziektes.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.No sólo se aplica a la psoriasis sino al cáncer y toda una serie de cosas, cambiando todo el paradigma.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.Yang memberi jalan tidak hanya bagi Psoriasis, tapi bagi kanker dan lainnya, merubah semua paradigma.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.Тя дава средства не само за псориазис, но и за рак и редица други неща, променяйки целия модел.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.יצאו מתוכנית זו לא רק פתרונות לפסוריאזיס, לסרטן ולמגוון רחב של דברים, אשר שינו את כל הפרדיגמה.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.ガンや他の分野でもパラダイムを変えました インドにおける乾癬のイノベーションは
Burada paradigma dediğimiz şey var.Asadar, am aici ceea ce numim paradigme.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Dan jadi, di sini kita memiliki apa yang disebut dengan "paradigma"
Burada paradigma dediğimiz şey var.Dit zijn de paradigma's. Een toonladderparadigma.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Então, eu tenho aqui o que chamamos de paradigma.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Et donc, j'ai là ce que nous appelons des paradigmes.
Burada paradigma dediğimiz şey var.He aquí lo que llamamos los paradigmas.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Ho qui i cosiddetti paradigmi.
Burada paradigma dediğimiz şey var.여기 우리가 양식이라고 부르는 것이 있습니다.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Tak więc, mam tu tak zwane paradygmaty.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Tu máme to, čo nazývame paradigma.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Und so habe ich hier, was ich Paradigmen nenne.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Và như vậy, tôi có ở đây những gì chúng ta gọi là mô hình
Burada paradigma dediğimiz şey var.Van itt valami, amit úgy nevezünk, hogy paradigmák.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Έτσι, έχω εδώ αυτά που αποκαλούμε τυπικά παραδείγματα.
Burada paradigma dediğimiz şey var.Вот то, что мы называем образцы.
Burada paradigma dediğimiz şey var.И така, аз имам тук, това, което наричаме парадигми.
Burada paradigma dediğimiz şey var.וכך, יש לי כאן מה שנקרא הפרדיגמות.
Burada paradigma dediğimiz şey var.ولذلك .. لدي هنا هذه المخططات
Burada paradigma dediğimiz şey var.暗記して 単に音階を上下に演奏していくスケールパラダイムです
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Avem această paradigmă minunată.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.여러분에겐 이 멋진 패러다임이 있었습니다.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin. Kuşaklardır bu görüşe inanıyorsun.Cuentas con un paradigma estupendo, en el que has creído por generaciones.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin. Kuşaklardır bu görüşe inanıyorsun.Je hebt een prachtig paradigma, en gelooft het al generaties lang.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin. Kuşaklardır bu görüşe inanıyorsun. Kimse bu görüşü sorgulamamış.Hai questo stupendo paradigma, nel quale hai creduto per generazioni, senza che fosse discusso.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Mamy taki piękny paradygmat.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Man har detta vackra paradigm.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Man har et dejligt pardigme.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Máte tohle krásné paradigma.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Temos um paradigma lindo.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Volt ez a gyönyörű paradigmánk.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Wir haben dieses wunderschöne Paradigma.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Έχεις αυτό το όμορφο επιστημονικό μοντέλο.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.Имате тази прекрасна парадигма.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.У вас есть прекрасная парадигма.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.יש לכם פרדיגמה כל כך יפה.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.كنت قد حصلت على نموذج جميل
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.方法論だったんですもの
Diyebilirim ki, bir paradigma değişikliğine şahit oluyordum.가치관의 변화를 불러오는 것 같았지요
Diyebilirim ki, bir paradigma değişikliğine şahit oluyordum.וזה תרם לשינוי בחשיבה.
Diyebilirim ki, bir paradigma değişikliğine şahit oluyordum.وهنا تكمن النقلة الحقيقية
Diyebilirim ki, bir paradigma değişikliğine şahit oluyordum.芸術の具現化によって
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Am mers la cea de-a patra paradigmă, tranzistoarele, şi în final circuitele integrate.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.A negyedik paradigmához érkeztünk, tranzisztorokhoz, és végül az integrált áramkörökhöz.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Dostali jsme se ke čtvrté formě, tranzistorům, a nakonec k integrovaným obvodům.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Kita masuk ke paradigma keempat, transistor, dan terakhir sirkuit terpadu.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.네 번째 패러다임인 트랜지스터로 넘어갔죠. 그리고 마침내 집적회로로 넘어갑니다.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Nous sommes alors passés au quatrième modèle : les transistors. Et finallement les circuits intégrés.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Pasamos al cuarto paradigma, transistores, y finalmente a los circuitos integrados.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Passámos ao quarto paradigma, os transístores, e por fim o dos circuitos integrados.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Przeszliśmy do czwartego paradygmatu - tranzystorów, a potem układów scalonych.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Si passò al quarto paradigma: ai transistor, e, infine, ai circuiti integrati.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Vi gik til det fjerde paradigme, transistorer. Og til sidst til integrerede kredsløb.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.We gingen naar het vierde paradigma: transistors. En uiteindelijk naar geïntegreerde circuits.
Dördüncü paradigmaya geçtik, transistörler, ve son olarak entegre devreler.Wir kamen zum vierten Paradigma - Transistoren. Und schließlich zu integrierten Schaltkreisen.