Ana içeriğe geç
Sözlük

paradigma ile cümle

paradigma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bir ölçek paradigması, yani terazinin kefesini ezbere biçimde kaldırmak indirmek gibi.יש את פרדיגמת הסולם, אשר הינה ניגון במעלה ובמורד הסולם המוסיקלי, מתוך זכרון.
Bu bir ölçek paradigması, yani terazinin kefesini ezbere biçimde kaldırmak indirmek gibi.انها مخططات " لها مقياس " يمكن تكبيره وتصغيره .. ولدينا مخطط عن المعزوفات التي تعزف من الذاكرة
Bu bir ölçek paradigması, yani terazinin kefesini ezbere biçimde kaldırmak indirmek gibi.次に スケールに即興を加えたものです
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Dat is grofweg de visie waarmee we bezig zijn geweest.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Ed è tipicamente il paradigma con il quale abbiamo agito.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.És általánosságban ez az a minta, amely szerint működtünk.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Este é normalmente o paradigma sob o qual temos funcionado.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Et c'est typiquement le paradigme sous lequel nous avons opéré.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.I jest to podstawowy paradygmat, jakim się kierujemy w działaniach.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.그것이 사람들이 지금까지 수행해온 전형적인 방법이긴 합니다만.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Si este in mod tipic paradigma sub care am operat.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Und das ist typischerweise das Modell, nach dem wir gehandelt haben.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Y ese es el típico paradigma bajo el que hemos operado.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Αυτό είναι το σύνηθες παράδειγμα που ακολουθούμε.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.И това обикновено е парадигмата, с която ние работим.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.Это базовая парадигма, которой мы руководствуемся.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.ולרוב זו הפרדיגמה שאיתה נהגנו לפעול.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.وهذا هو النموذج عادة التي بموجبه قد كنا نعمل.
Bu, bizim altında faaliyet gösterdiğimiz tipik paradigma.この枠組みの中で動いてきました しかし 新しい技術 現存する
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Ačkoliv je to přesně to, co vyžaduje americké paradigma.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.A jednak to dokładnie tego wymaga amerykański model.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Ändå är det just det som man förutsätter i USA.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.A predsa toto je presne to, čo požaduje americký vzor.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Còn đó chính xác những gì mà người mỹ yêu cầu.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Cu toate acestea paradigma americană chiar asta impune.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Dat is nochtans exact wat het Amerikaanse paradigma vooropstelt.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Dennoch ist es genau das, was das amerikanische Denkmuster verlangt.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Men alligevel er det præcis det det amerikanske paradigme kræver.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.No entanto, é exatamente isso que o paradigma americano exige.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Padahal justru itulah yang dituntut paradigma orang Amerika.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Però questo è esattamente ciò che il paradigma statunitense richiede.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Ugyanakkor az amerikai paradigma éppen ezt követeli meg.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Παρ' όλ' αυτά, αυτό ακριβώς είναι που απαιτεί το Αμερικανικό πρότυπο.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Но това е точно, което американската парадигма изисква.
Bu da tam olarak Amerikan paradigmasının beklediği bir olaydır.Проте саме цього вимагає американська парадигма.
Bu ilk keşfedildiğinde, varolan paradigmaları yıktı.Což když to bylo nejprve objeveno bylo, druh,
Bu ilk keşfedildiğinde, varolan paradigmaları yıktı.عادة ما كان يفكر الناس انه يتم تحويل
Bu ilk keşfedildiğinde, varolan paradigmaları yıktı.人々 は常に常に行った場合 DNA から RNA へと思った
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Come può essere fatto?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Comment peut-on faire ça ?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,¿Cómo se logra esto?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Cum se poate face asta?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Hoe doe je dat?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Jak się do tego zabrać?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,여러분이라면 어떻게 하시겠습니까? 이 질문에 대한 기본적인 우리의 접근방식은,
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Wie kann man das erreichen?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Как може да се направи това?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,Как работать в этих условиях?
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,כיצד תעשה זאת? והפרדיגמה הבסיסית שאנחנו רוצים להציע לכם,
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,كيف يمكن فعل ذلك؟ والنموذج الأساسي الذي أود أن أقترحه عليكم ،
Bunu nasıl yaparsın? ve size önermek istediğimiz basit paradigma,私が提案したいと思っている 基本的な考え方は
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.이게 새 패러다임이 나타나는 걸 기다릴 필요가 없던 패러다임 붕괴의 한 경우라는 겁니다.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.la possibilité de remettre en cause un paradigme qu'aucun autre ne remplacerait.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.שזה מקרה אחד של קריסת פרדיגמה שבו לא היינו צריכים לחכות לבואה של פרדיגמה חדשה.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.هذا احد اسباب انهيار هذا النموذج حيث لم نكن بحاجة لانتظار ظهور نموذج جديد
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.方法論が崩壊した事です 1960年から待ち構えていたものが
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.Daje nam nie tylko na Łuszczycę, raka i całą gamę rzeczy, zmieniając cały paradygmat.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.그 프로그램은 건선 뿐 아니라 암을 비롯한 모든 분야에서 모든 패러다임을 바꾸게 했습니다.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.Ne dă nu numai pentru psoriasis, pentru cancer și multe altele, schimbând întreaga paradigmă.
Bu program sadece Sedef hastalığı için değil, kanser ve bir sürü farklı şeydeki paradigmaları değiştiriyor.Není zaměřen pouze na lupénku, rakovinu a celou řadu věcí, pro kompletní změnu paradigma.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod