O zaman da bir sonraki paradigmaya geçeceğiz.سننتقل حينها للنموذج التالي
O zaman da bir sonraki paradigmaya geçeceğiz.ムーアの法則は、コンピューティングに指数的な成長をもたらした
Paradigmanızı seçin. Göreceksiniz, her paradigmanız insan yapımıdırВ зависимост от контекста, в зависимост от резултата, изберете своя пример.
Paradigmanızı seçin.패러다임을 고르십시오.
Paradigmanızı seçin.Totiž obě paradigma jsou konstrukce lidí.
Paradigmanızı seçin.בחרו את הפרדיגמה שלכם.
Paradigmanızı seçin.اختار طريقك
Paradigmanızı seçin.どっちの枠組みも人間の作ったものです
Programlamada 3 farklı paradigma tanımlayabiliriz.Есть императивное программирование.
Ruhsal geleneklerin paradigması bu şekildedir.וזו הפרדיגמה של כל המסורות הרוחניות
S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).S-kanyarok sorozatán keresztül fejlődik, ahol mindegyik S egy másik paradigma.
S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).S자 곡선을 따라 발전하고 각 단계마다 서로 다른 패러다임을 가집니다.
S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).ברצף של עקומות בצורת S כשכל אחת היא פרדיגמה אחרת.
S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).في سلسلة من منحنيات على شكل "S" لكل منها نموذج مختلف
S-eğrileri boyunca ilerler ve bunların her biri farklı birer paradigmadır (örnektir).ひとつひとつは違うパラダイムによるものかも知れませんが みんな言うでしょう、「ムーアの法則が終わる時はどうなるの?」と
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Cechuje ich zawziętość i wolność które uważam za fundament nowego paradygmatu.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Ei au o neînfricare şi o libertate cred cred că formează baza unui nou model.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Họ có một quyền giận dữ và tự do mà tôi tin là nền tảng của một mô hình mới.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Ils ont une combativité et une liberté qui, je crois, sont les fondations d'un nouveau paradigme.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.그들은 제가 이 새로운 패러다임의 근간이라고 믿는 용맹함과 자유를 체득하고 있습니다
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Megvan bennük a vadság és a szabadság ahhoz, amiről azt gondolom, az új paradigma melegágya.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Mereka memiliki keganasan dan kebebasan yang saya percaya adalah fondasi dari sebuah paradigma baru.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Possiedono una fierezza e una libertà che, credo, sia la base di un nuovo modello.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Têm uma fúria e uma liberdade que acredito que serão as bases de um novo paradigma.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Tienen una valentia y una libertad que creo es la base de un nuevo paradigma.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Ze hebben zich bevrijd van het bestaande kader van slachtoffer en dader.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Έχουν μια αγωνιστικότητα και μια ελευθερία που θεωρώ ως τη βάση ένος νέου παραδείγματος.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.В них есть неистовство и свобода, что, по-моему, является краеугольным камнем новой парадигмы.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.Те имат пламенност и свобода, която вярвам е основата на нова парадигма.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.יש להם עוצמה וחופש. הם סלע היסוד של מופת חדש.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.لديهم من الضراوة والحرية التي أعتقد أنها أساس النموذج الجديد.
Şevk ve özgürlüğe sahipler ki bunlar inanıyorum ki yeni bir paradigmanın temelidir.基盤である自由と積極性を持ち合わせており 加害者 vs 被害者 といった既存の枠組みを脱却しています
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Ahora, "racional" es el paradigma dominante en la salud pública.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Az "ésszerűség" az uralkodó paradigma, a közegészségügyben.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Hiện thời, "lý trí" là một mẫu thức mạnh trong y tế cộng đồng.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.자, 보건의료에서는 "합리적"이 지배적인 범례입니다.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır."Logika" je základním měřítkem pro zdravotnictví.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Nu är det så att "rationellt" är den dominerande paradigmen inom folkhälsa.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Nun, "rational" ist das vorherrschende Paradigma im Gesundheitswesen.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Ora, i concetti di "logica" e "razionalità" rappresentano il paradigma portante della nostra sanità pubblica.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır."Racjonalny" to dominujące sformułowanie w obszarze zdrowia publicznego.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır."Raţional" este paradigma dominantă în sistemul public de sănătate.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır."Rationnel" est le paradigme dominant dans la santé publique.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Sekarang, rasional adalah cara pandang yang dominan di bidang kesehatan masyarakat.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Welnu, "rationeel" is het dominante paradigma in de gezondheidszorg.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Τώρα, η έννοια του "λογικού" αποτελεί το κυρίαρχο πλαίσιο ιδεών στη δημόσια υγεία.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.Видите ли, "разумность" - это господствующее представление в здравоохранении.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır."Рационален" обаче е основополагащ камък в общественото здраве.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.אנשים נדבקים ב-HIV בגלל שהם עושים שטויות, אבל רובם עושים שטויות מסיבות הגיוניות לחלוטין.
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.الان المفهوم " عقلاني " هو المسيطر دوما في مجال الصحة العامة فحسب
Şimdi, "mantıklı", halk sağlığında baskın olan paradigmadır.支配的なパラダイムです 公衆衛生オタクの眼鏡をかけてみると
Sırada bekleyen bir paradigma var. 1960 senesinden beri bekliyor.C'era qualcosa in lista d'attesa, sin dal 1960, quando
Sırada bekleyen bir paradigma var.Der ventede een i kullissen.
Sırada bekleyen bir paradigma var.Det fanns en väntande i kulisserna.
Sırada bekleyen bir paradigma var.Era una care aștepta în culise.
Sırada bekleyen bir paradigma var.Er stond er al één klaar.
Sırada bekleyen bir paradigma var.Es gab ein neues Paradigma, das nur auf seine Chance wartete.
Sırada bekleyen bir paradigma var.Hay uno esperando entre bastidores.
Sırada bekleyen bir paradigma var.Já havia um à espera.
Sırada bekleyen bir paradigma var.Jedno už totiž čeká za dveřmi.