para ile cümle

para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir araba almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy a new car.
Şu anda sana borcumu ödemek için üzerimde yeterli param yok.I don't have enough money on me right now to pay you what I owe you.
İhtiyacım olan operasyona ödemek için yeterli param yok.I don't have enough money to pay for the operation that I need.
Daha çok paraya ihtiyacımız var.We need more money.
Çok para kazanmanın bir yolunu bulmalıyım.I must find a way to earn a lot of money.
Çok para kazanmak için bir yol bulmak zorundayım.I must find a way to make a lot of money.
Çok para kazanmak için bir yol bulmalıyım.I have to find a way to earn a lot of money.
Para cezası nedir?What is a fine?
Parasal ceza nedir?What is a monetary penalty?
Ben sadece çocuklarımı beslemek için biraz para kazanmaya çalışıyorum.I'm just trying to make some money to feed my children.
Yeterli parası yoktu.She didn't have enough money.
Bütün o parayla ne yapacaksın?What are you going to do with all that money?
Bütün bu parayla ne yapacaksın?What're you going to do with all that money?
Hiç nakit param yok.I don't have any cash.
Bush, Irak ve Afganistan'da paralı asker kullanmak istemiyor.Bush doesn't want to use mercenaries in Iraq and Afghanistan.
Ben sadece bunu biraz para kazanmak için yaptım.I just did this to make a little money.
Uzun zaman önce paraya olan ilgimi kaybettim.I lost interest in money a long time ago.
Para çantamı kaybettim.I have lost my money-bag.
Ben onu satın almak istiyorum ama fiyatına param yetmez.I'd like to buy it, but I can't afford the expense.
Hesaptan biraz para çekmek istiyorum.I'd like to lift some money from the account.
Hesaba biraz para koymak istiyorum.I'd like to put some money into my account.
O parayla evlendi.She married into money.
Biraz para çekmek istiyorum.I'd like to withdraw some cash.
Bunu para için mi yapıyorsun?Are you doing this for money?
Biz doğum günü hediyesi olarak insanların para vermesine izin vermeyiz.We don't let people give money as a birthday gift.
Tom ve Mary para ile ne yapmaları gerektiği hakkında konuştular.Tom and Mary talked about what they should do with the money.
Tom ve Mary'nin tatile çıkmak için zamanı ya da parası yok.Tom and Mary don't have the time or the money to take a trip.
Tom kaza mahallindeki ilk paramedikti.Tom was the first paramedic on the scene of the accident.
Tom yolculuk için yeterli parası olmayan tek kişi.Tom was the only one without enough money for the trip.
Tom, Mary'ye yeterli parası olmadığını söyledi.Tom told Mary that he didn't have enough money.
Tom ve Mary oğullarına çok para harcar.Tom and Mary spend a lot of money on their son.
Tom cüzdanından biraz para çıkardı.Tom took some money out of his wallet.
Tom parayı cebine doldurdu.Tom stuffed the money into his pocket.
Tom ve Mary sık sık para konusunda tartışırlar.Tom and Mary often argue about money.
Tom öne doğru eğildi ve bozuk parayı aldı.Tom stooped and picked up the coin.
Tom parayı masadan aldı.Tom took the money off the table.
Biraz daha paraya ihtiyacın olduğunu biliyorum.I know you need some more money.
Tom bana beş parasız görünmüyor.Tom doesn't look broke to me.
Tom bana hiç para vermedi.Tom didn't give me any money.
Tom para hakkında asla dikkat etmedi.Tom never cared about money.
Paranı geri aldın mı?Did you get your money back?
Tom belgeyi parafe etti.Tom initialed the document.
O senin paran, değil mi?It's your money, isn't it?
O sizin paranız, değil mi?It's your money, isn't it?
Tom, Mary'ye biraz para verdi.Tom gave Mary some money.
Tom bana biraz para verdi.Tom gave me some money.
Tom ve Mary beş parasız.Tom and Mary are broke.
Tom, Mary'nin parasını aldı.Tom took Mary's money.
Tom'un bir sürü parası var.Tom has lots of money.
Onların paraya ihtiyacı vardı.They needed the money.
Tom'a biraz para lazım.Tom needs some money.
Param sende mi?Do you have my money?
Param hazır mı?Do you have my money?
Tom paramı çaldı.Tom stole my money.
Tom paramı aldı.Tom took my money.
Tom bana para borçlu.Tom owes me money.
Bunun parası sizden.This is on you.
Yargıç Tom'a üç bin dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined Tom three thousand dollars.
Hakim Tom'u üç bin dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined Tom three thousand dollars.
Yeni bir ev inşa etmek bir sürü paraya mâl olur.Building a new house cost a lot of money.

İlgili Sayfalar