para ile cümle
para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un Mary'ye istediği bütün parayı vermesine şaşırdım.I'm surprised Tom gave Mary all the money she asked for.
Tom'un size ihtiyacınız kadar çok para vereceğinden eminim.I'm sure Tom will loan you as much money as you need.
Yanımda ne kadar para getirmem gerektiğini bilmek istiyorum.I want to know how much money I should bring with me.
Tom, Mary'ye evrak çantasındaki parayı gösterdi.Tom showed Mary the money he had in his briefcase.
Tom'un cüzdanında kaç parası olduğunu merak ediyorum.I wonder how much money Tom has in his wallet.
İstediğim her şeyi satın almak için yeterli param var.I have enough money to buy everything I want.
Tom parayı nereye sakladığını bize söylemedi.Tom wouldn't tell us where he hid the money.
Tom Mary'ye herhangi bir ödünç para veremediğini söyledi.Tom said he couldn't loan any money to Mary.
Tom bize ne kadar para kazandığına dair yalan söyledi.Tom lied to us about how much money he made.
Tom Mary'ye gizlice para dolu bir zarf verdi.Tom slipped Mary an envelope full of money.
Tom, Mary'ye altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told Mary where he hid the gold coins.
Tom parayı çaldığını kabul etti.Tom admitted that he had stolen the money.
Bu onların istediği paraya değmez.It's not worth the money they're asking for.
Keşke bana biraz daha ödünç para verseydin.I wish you'd lent me a little more money.
Tom cebinden biraz para çıkardı.Tom pulled some money out of his pocket.
Sana ihtiyacın olduğu kadar çok para vereceğim.I'll give you as much money as you need.
Tom benden hiç para almayacak.Tom won't be getting any money from me.
Tom'un ne kadar paraya ihtiyacı olduğunu bulacağım.I'll find out how much money Tom needs.
Tom cebinden biraz bozuk para çıkardı.Tom took some coins out of his pocket.
Tom'un bazı ders kitaplarını satın almak için paraya ihtiyacı var.Tom needs money to buy some textbooks.
Tom eğildi ve madeni parayı aldı.Tom bent over and picked the coin up.
İhtiyaç duyduğun tüm parayı sana vereceğim.I'll give you all the money you need.
Tom paragöz bir fırsatçı.Tom's a money-grubbing opportunist.
Bana yeterince para ödersen giderim.I'll go if you pay me enough money.
Tom'a ne kadar paraya ihtiyacım olduğunu söyledim.I told Tom how much money I needed.
Tom'un parasını çalanlardan biriyim.I'm the one who stole Tom's money.
Tom'un yeterli parası olup olmadığını göreceğim.I'll see if Tom has enough money.
İstediğin parayı sana ödünç vereceğim.I'll loan you the money you want.
Tom'un bir sürü parası vardı.Tom used to have a lot of money.
Tom bankadan para istedi.Tom needed money from the bank.
Onlar biletime para iadesi yapmadı.They wouldn't refund my ticket.
Ben hâlâ paramı bekliyorum.I'm still waiting for my money.
Tom, Mary'ye çok para borçludur.Tom owes Mary a lot of money.
Yeterli paraları yok.They don't have enough money.
Biraz paraya ihtiyacım olacak.I'm going to need some money.
Ben geceleri paramedik olarak çalışıyorum.I work nights as a paramedic.
Tom'un üniversite için paraya ihtiyacı var.Tom needs money for college.
Paramız tükeniyor.We're running out of money.
Tom her zaman parasız.Tom is always out of money.
Tom büyük para sorunları oldu.Tom had big money problems.
Sana biraz para vereyim.Let me give you some money.
Parası olan benim.I'm the one with the money.
Onların hiç parası yok.They don't have any money.
Tom'a para gönderirdim.I would've sent Tom money.
Paranızın üstünü unuttunuz.You forgot your change.
Tom'un parasal sorunları var.Tom has money problems.
Tom'un biraz parası var.Tom has a little money.
Daha fazla paraya ihtiyacın var mı?Do you need more money?
Tom'un daha fazla paraya ihtiyacı vardı.Tom needed more money.
Tümden param bitti.I'm all out of money.
Tom Mary'ye para borçluydu.Tom owed Mary money.
Tom'un biraz paraya ihtiyacı var.Tom needs some cash.
Paramı şimdi istiyorum.I want my money now.
Onların paraları yok.They have no money.
Onu paramparça ettin.You smashed it.
Parayı aranızda paylaşın.Divide the money among you.
Paranızı unuttunuz mu?Have you forgotten your money?
O, parasını unuttu mu?Did she forget her money?
Onun bana para borcu var.She owes me money.
Seninle Boston'a gitmek için yeterli paramız yok.I don't have enough money to go to Boston with you.