para ile cümle

para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ayırmak için hiç paramız yok.We don't have any money to spare.
Sorun, bu ay tüm faturalarımızı ödeyecek yeterli paramızın olmamasıdır.The problem is we don't have enough money to pay all of our bills this month.
İhtiyacımız olan parayı artırmakla ilgili bir sorunumuz olacağını düşünmüyorum.I don't think we'll have any problem with raising the money we need.
Sorun projeyi tamamlamak için yeterli paramızın olmamasıdır.The problem is we don't have enough money to complete the project.
Sorun Tom'un ne kadar paraya ihtiyacı olacağından emin olmamamızdır.The problem is that we're not sure how much money Tom will need.
Tom'un para sorunları olsaydı bize bildirirdi.If Tom had money problems, I think he'd let us know.
Tom'un parasal sorunlar yaşadığının farkında mıydın?Were you aware Tom was having financial problems?
Sorun Tom'un hiç parasının olmamasıdır.The problem is that Tom doesn't have any money.
Tom sana para sorunları yaşadığını söyledi mi?Did Tom tell you he was having money problems?
Tom zengin bu yüzden para gerçekten bir sorun değil.Tom is rich, so money isn't really a problem.
Sanırım Tom ciddi para sorunları yaşıyor.I think Tom is having serious money problems.
Neden Tom hep para sorunları yaşıyor?Why is Tom always having money problems?
Neden Tom'un her zaman para sorunları var?Why does Tom always have money problems?
Parasal sorunlar yaşıyor musunuz?Are you having financial problems?
Para her zaman bir sorundur.Money's always a problem.
Sorun para değil.Money isn't the problem.
Mesele paraydıThe problem was money.
Yeteri kadar paran olduğuna emin misin?Are you sure you have enough money?
Kartını ya da para üstünü makinede unutmamak için lütfen dikkatli ol.Please be careful not to forget your card or your change in the machine.
Çantanı çaldım çünkü param kalmamıştı.I stole your bag because I ran out of money.
Paramızı ihtiyacımız olmayan şeyler için boşa harcamamıza gerek yok.We don't need to waste money on things we don't need.
O nasıl para kazanıyor?How does he make money?
Tomarla para yaptı.He made a bunch of money.
Parayı çal.Steal the money.
Bir on bin dolar para cezası mı? Bu bir şey değil.A ten thousand dollar fine? That's nothing.
On bin dolar para cezası mı? Hiçbir şey değil.A ten thousand dollar fine? That's nothing.
Bir milyon yen para cezası mı? Bu benim için önemli değil.A one million yen fine? That's nothing to me.
Borçlu olduğu parayı geri ödemek istiyor.He wants to pay back the money he owes.
Borçlandığı parayı geri ödemek istiyor.He wants to pay back the money he owes.
Bu ay çok para kazandım.I earned a lot of money this month.
O işten çok para kazanmayacağım.I won't make a lot of money from that job.
Yaşlı bayan hâlâ paranın üstünü sayıyor.The old lady is still counting her change.
Sana borçlu olduğum parayı gelecek hafta ödeyeceğim.I'll pay you back the money I owe you next week.
Tom'un Mary'den daha fazla parası var.Tom has more money than Mary.
Tom'dan daha fazla param var.I have more money than Tom.
Tom şimdiye kadar gördüğüm en iyi madeni para koleksiyonuna sahip.Tom has the best coin collection I've ever seen.
Tom bu kadar çok para taşımaması gerektiğini bilmeliydi.Tom should've known better than to carry so much money.
Sokakta para bulursanız,onu yerel polis departmanına götürmeniz gerekir.If you find money on the street, you should take it to your local police department.
Bu şirket özel bilgilerinizi üçüncü şahıslara satarak para kazanır.This company makes money by selling your private information to third-parties.
Onun emekli olmak için parası yetmez.He can't afford to retire.
Paran ya da hayatın!Your money or your life!
Aklım paramparça ve dağınık.My mind is torn and undecided.
Parayı alma hakkında yalan söyledim.I lied about taking the money.
Parayı alma hakkında yalan söyledin, değil mi?You lied about taking the money, didn't you?
Parayı almak hakkında yalan söyledi.He lied about taking the money.
Parayı aldığı hakkında yalan söyledi.She lied about taking the money.
Mary aldığı para konusunda yalan söyledi.Mary lied about taking the money.
Parayı almak hakkında yalan söyledik.We lied about taking the money.
Onlar aldıkları para konusunda yalan söylediler.They lied about taking the money.
Çoğu öğrencilerin çok paraları yok.Most students don't have a lot of money.
Tom parasını büro çekmecesine sakladı.Tom hid his money in a bureau drawer.
Para bağışında bulunmak istiyorum.I want to donate money.
Para bağışlamak istiyorsun, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyorsunuz, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyor.He wants to donate money.
O para bağışlamak istiyor.She wants to donate money.
Mary para bağışında bulunmak istiyor.Mary wants to donate money.
Biz para bağışlamak istiyoruz.We want to donate money.
Onlar para bağışlamak istiyorlar.They want to donate money.
Çalıntı para asla meyve vermez.Stolen money never bears fruit.

İlgili Sayfalar