para ile cümle
para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hangisi daha değerlidir, para mı yoksa zaman mı ?Which is more valuable, time or money?
Zaman ve para kaybı inanılmaz.The waste of time and money is incredible.
Zamanını ve paranı ziyan etme.Don't waste your time and money.
Zamanını ve paranı boşa harcama.Don't waste your time and money.
Bol zamanım var, ama yeterli param yok.I have plenty of time, but not enough money.
Bol bol zamanım var ama yeterli param yok.I have plenty of time, but not enough money.
Onun gururu onun parayı almasına izin vermedi.His pride did not allow him to take the money.
Bütün paralarını harcamak gülünç olurdu.It would be ridiculous to spend all their money.
Kendi giysilerini yaparsan, bu sana para kazandırır.If you make your own clothes, it will save you money.
Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.If you enjoy the work you do, you have something worth more than money.
Bu parayı özgürce harcayabilirsin.You may spend this money freely.
Para kayıp zamanı telafi edemez.Money cannot make up for lost time.
Para mutluluğun kaybını ödeyemez.Money cannot pay for the loss of happiness.
Gerçek yanımda para olmamasıdır.The fact is that I have no money with me.
Gerçek bütün parayı harcamış olmamdır.The fact is that I've spent all the money.
Doğruyu söylemek gerekirse, yanımda hiç param yok.To tell the truth, I have no money with me.
Gerçeği söylemek gerekirse, şu an yanımda hiç para yok.To tell the truth, I have no money with me now.
Yanımda çok param yok.I haven't got much money with me.
Sahip olduğum tüm para budur.This is all the money I have.
Vali, örtülü ödenekteki parayı aldı.The governor took the money out of a slush fund.
Onarımlar çok paraya mal olacak.Repairs will cost a lot of money.
Yeterli param olsaydı, bu kamerayı alırdım.If I had enough money, I could buy this camera.
Yeterli param olsa, bu kamerayı alırım.If I had enough money, I could buy this camera.
Haruki'nin yanında çok parası yok.Haruki doesn't have much money with him.
O dağ bisikleti kaç para?How much is that mountain bike?
Bir kadın her şeyi para açısından düşünür.A woman thinks of everything in terms of money.
Çek birine para ödeme yöntemidir.A check is a method of paying money to somebody.
Yanında bozuk para var mı?Do you have small change with you?
Hiç bozuk paran var mı?Do you have any small change?
Üzgünüm, daha küçük bozuk param yok.I'm sorry, I don't have smaller change.
Bana biraz ödünç para verebilir misin? Şu anda nakitim yok.Could you lend me some money? I'm short of cash at the moment.
Şimdi yanımda biraz az param var.I have a little money with me now.
Sahip olduğum az parayı sana vereceğim.I will give you what little money I have.
Bir çocuk biraz para aşırdı.A boy ran off with some money.
Çocuk biraz parayı çaldı.A boy made off with some money.
Çocuk annesinin çantasından para çaldı.The boy stole money from his mother's handbag.
Ben ona tüm parasını yemeğe harcamamasını tavsiye ettim.I advised him not to spend all his money on food.
Yeni bir kişisel bilgisayar almak için para biriktiriyorum.I am saving money in order to buy a new personal computer.
Ebeveynleri zengin olan çocuklar parayı nasıl kullanacaklarını bilmezler.Children whose parents are rich do not know how to use money.
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
Para her zaman insan ilişkilerinde çok önemli sayılmaz.Money doesn't always count for much in human relationships.
Dünya seyahatine çıkmak amacıyla parasını biriktiriyor.She is saving her money with a view to taking a trip around the world.
O, dünyada bir yolculuk yapma niyetiyle parasını tasarruf ediyor.She is saving her money with a view to taking a trip around the world.
Politik çevrelerde para çok önemlidir.Money counts for much in political circles.
Politikacılar para toplamada iyidir.Politicians are good at raising money.
Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.A politician must always be able to account for money he receives.
Hükümet sanayiye daha çok para yatırmalı.The government should invest more money in industry.
Dürüst bir adam asla para çalmaz.An honest man never steals money.
Lütfen parayı bana yirmi dolarlık banknotlar halinde verin.Please give me the money in twenty-dollar bills.
Ne güzel bir araban var! Onun için çok para ödemiş olmalısın.What a nice car you have! You must have paid a lot for it.
Jack davasından kazandığı parayla refah içinde yaşayabilmeli.With the money Jack won from his lawsuit, he should be able to live on easy street.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Çantada biraz para var.There is a little money in the bag.
Üniversite öğrenimime para biriktirmek için çalışıyorum.I am working to save for my college tuition.
O, bol para harcayarak eğleniyordu.She was kicking up her heels with delight.
Osaka'dan Akita'ya yol parası nedir?What is the fare from Osaka to Akita?
Birinin parayı yanlışlıkla aldığı belliydi.It was apparent that someone had taken the money by mistake.
Biri evime girdi ve tüm paramla birlikte kaçtı.Someone broke into my house and ran away with all of my money.
Birisi tüm paramı çaldı.Someone has stolen all my money.
Biri Mary'nin parasını çalmış.Someone robbed Mary of her money.