para- ile cümle

para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, ona tüm parasını kız arkadaşına harcamamasını tavsiye etti.She advised him not to spend all his money on his girlfriend.
O, ona para biriktirmesini tavsiye etti.She advised him to save money.
O, ona parayı alması için nasihat etti.She advised him to take the money.
O, para hakkında onunla tartıştı.She argued with him about money.
Yeni bir elbise satın almak için o ondan biraz para istedi.She asked him for some money to buy a new dress.
O, ondan biraz para istedi.She asked him for some money.
O, ona ona biraz ödünç para vermesini rica etti.She asked him to give her some money.
O, onlar fakir ve paraya ihtiyacı olduğu için işini bırakmamasını istedi.She asked him to not quit his job because they were poor and needed the money.
O, tüm parasını kaybettiği için onu bağışladı.She forgave him for losing all her money.
Onun tüm parasını kaybetmesini affetti.She forgave him for losing all her money.
O, ona çok para verdi.She gave him a lot of money.
O, sahip olduğu bütün parayı ona verdi.She gave him all the money that she had.
O, ona vermeyeceğini söylese bile o, ondan parayı aldı.She got the money from him even though he said that he wouldn't give it to her.
O, parayı ondan aldı.She got the money from him.
O, borçlu olduğu parayı ona uzattı.She handed him the money that she owed him.
O ona para verdi.She handed him the money.
O, onunla parası için evlendi.She married him for his money.
O ona bir sürü para borçlu fakat muhtemelen onu geri ödeyemeyecek.She owes him a lot of money, but she probably won't be able to pay it back.
O, ona çok para borçludur.She owes him a lot of money.
O, ondan bir sürü para çaldı, bu yüzden o, şimdi hapishanededir.She stole a lot of money from him, so now she is in prison.
O, ondan bir sürü para çaldı.She stole a lot of money from him.
O, onu bütün parası için kandırdı.She took him for all his money.
O, parasını ona güveniyor.She trusts him with her money.
O parasını ona emanet eder.She trusts him with her money.
Ona onun tarafından arkadaşlarından borç para almaması tavsiye edildi.She was advised by him not to borrow money from his friends.
O, onun bütün parasını ona geri vermeye hazırdı.She was ready to give him back all his money.
Köpeğini besleyecek bir şey almak için biraz paraya ihtiyacı vardı.She needed some money to buy something to feed her dog.
Paraya acil ihtiyaç vardır.There is an urgent need for money.
Daha fazla paraya acil ihtiyaç vardır.There is an urgent need for more money.
Daha fazla insanın zamanını ve parasını bağışlamasına acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for more people to donate their time and money.
Sana para kazandırmayan projelere ne kadar zaman ve enerji harcarsın?How much time and energy do you spend on projects that don't make you any money?
O, çocuklarının para ile alışveriş etmelerine yardım ederek çok zaman harcar.She spends a lot of time helping her children learn to deal with money.
Param olmasaydı bir ev almazdım.If I didn't have money I wouldn't have a house.
Öncelikle, mutluluk para ile ilgilidir.Firstly, happiness is related to money.
Para bu şekilde önemli.Money is important in this way.
Paranın sana mutluluk satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that money can't buy you happiness.
O, bütün parayla ne yaptı?What did she do with all the money?
Birkaç harika fikrim var ama paraya ihtiyâcım var.I've got some great ideas but I need money.
Ben paralel parketmede gerçekten kötüyüm.I'm really bad at parallel parking.
Simina sigaraya çok para harcıyor.Simina spends a lot of money on cigarettes.
Onun yeterinden fazla parası oldu.He had more than enough money.
O, gereğinden fazla paraya sahipti.He had more than enough money.
Akıllı insanlar hiçlikten nasıl para kazanılacağını bilirler.Clever people know how to make money out of nothing.
O, üniversiteye gitmek için para biriktiriyor.He's saving up to go to university.
Her zaman bir kötümserden ödünç para al; o, geri ödenmesini beklemez.Always borrow money from a pessimist; he doesn't expect to be paid back.
Bu parayı paylaşalım.Let's share this money.
İsrail'e gitmek istiyorsan çok paraya ihtiyacın var. Su sadece 0,50 ₪.If you want to go to Israel, you need many shekels. Water costs only 0,50 ₪.
Param olsaydı bu bilgisayara sahip olurdum.Had I the money, I would immediately acquire this computer.
Ona biraz para borçluyum.I owe him some money.
Ben paranoyak oluyorum, değil mi?I am being paranoid, aren't I?
Nasıl para gönderebileceğimi öğrenir öğrenmez, sana biraz göndereceğim.As soon as I can figure out how to send money, I'll send you some.
Fırsatını bulur bulmaz sana biraz para gönderirim.As soon as I can get the chance, I'll send you some money.
İyi para kazandığımı düşünüyor musunuz?Do you think I'm made of money?
Sizce iyi para kazanıyor muyum?Do you think I'm made of money?
Bir dilenciye hiç para verdin mi?Have you ever given money to a beggar?
Geçen hafta kaç para harcadın?How much money did you spend last week?
Arabana kaç para harcadın?How much money did you spend on your car?
Son tatilinde kaç para harcadın?How much money did you spend on your last holiday?
Bütün paranı bağışlayacağına inanamıyorum.I can't believe you're going to give away all your money.
Benim senin parana ihtiyacım yok. Sadece senin zamanına ihtiyacım var.I don't need your money. I just need your time.

İlgili Sayfalar