para- ile cümle

para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu parayı çalmakla suçlamamalıydım.I shouldn't have accused him of stealing the money.
Bozuk paramı genellikle masamın çekmecesine atarım.I usually toss my loose change into my desk drawer.
Keşke çok para ödemeden arabamı nasıl boyatacağımı bulabilsem.I wish I could figure out how to get my car painted without paying a lot of money.
Sadece para yapmaya çalışıyorum.I'm just trying to make a buck.
Ben para kazanmış değilim.I'm not made of money.
Çaldığım bütün paraları geri vermeye karar verdim.I've made up my mind to give back all the money I stole.
Organik gıda yemek paraya değer mi?Is eating organic food worth the money?
Paramız tükeniyor gibi görünüyor.It looks like we're running out of money.
Bu filmin çok para kazanacağı pek muhtemel değil.It's unlikely that that movie will make a lot of money.
Şu çift güzel lokantalarda yemek yerken oldukça az para harcar.That couple spends quite a bit of money eating at nice restaurants.
Bu bilgisayar çok paraya malolmadı.This computer didn't cost much.
Yeterli paramız olmadığı için planlarımızı değiştirmek zorundaydık.We had to alter our plans because we didn't have enough money.
Bu parayla ne yapmalıyım?What am I supposed to do with this money?
Bu parayla ne yapmam gerekiyor?What am I supposed to do with this money?
Paranın senin için anlamı nedir?What does money mean to you?
Bu parağraf ne anlama geliyor?What does this paragraph mean?
Ne tür bir insan bir bisiklete bu kadar para harcamak ister?What kind of person would spend so much money on a bicycle?
Tüm paranla, yaklaşık olarak istediğin her şeyi alabilmen gerekir.With all your money, you should be able to buy just about anything you want.
Yeteneğin sayesinde çok para kazanabilmelisin.With your talent, you should be able to make a lot of money.
O, para için dostlarına ihanet etti.He betrayed his friends for money.
İyi ayakkabılar için fazla para ödeyemezsin.You can't pay too much for good shoes.
Onlardan boşuna büyük bir miktarda ödünç para almaya çalıştı.He tried, in vain, to borrow a large sum of money from them.
Bu CD'yi satın almak için yeterli paramız var.We have enough money to buy this CD.
Sadece para hakkında mı?Is it only about money?
Kültür bir paraşüt gibidir: Eğer sende yoksa yere çakılırsın.Culture is like a parachute: if you don't have it, you crash.
O adam onun bütün parasını çaldı.That man stole all of his money.
İnternette para yapmanın iyi bir yolunu düşündü.She thought of a good way to make money on the Internet.
Bütün o parayı Tom'a kim verdi?Who gave Tom all that money?
Tom çoğu günleri turistik yerlerin önünde para istemek için harcadı.Tom spent most days begging for money in front of tourist attractions.
Tom parasının çoğunu yiyeceğe harcıyor.Tom spends most of his money on food.
Tom'un parası tükendi.Tom ran out of money.
Tom bütün parasını bir kutuya koydu ve onu yatağının altına sakladı.Tom put all his money in a box and hid it under his bed.
Tom kanepenin arkasına düşmüş olan bozuk paraları topladı.Tom picked up the coins that had fallen behind the sofa.
Tom arabasını çok paraya satmayı başardı.Tom managed to sell his car for a lot of money.
Tom bütün parasını kaybetti.Tom lost all of his money.
Tom paranın nerede saklı olduğunu biliyor.Tom knows where the money is hidden.
Tom kirayı ödemek için yeterli parayı zar zor kazanmayı başardı.Tom just barely managed to earn enough money to pay the rent.
Tom para için neredeyse her şeyi yapmaya hazır.Tom is willing to do almost anything for money.
Tom'un parası bitiyor.Tom is running short of money.
Tom'un para için eli darda.Tom is hard up for money.
Tom parada cömerttir.Tom is generous with his money.
Tom parasını yatağının altına sakladı.Tom hid his money under his mattress.
Tom'un yanında çok parası yok.Tom hasn't got much money with him.
Tom'un parası bitti.Tom has run short of money.
Tom'un oldukça çok parası var.Tom has quite a lot of money.
Tom'un bankada bir sürü parası var.Tom has plenty of money in the bank.
Tom o bankaya, üç milyon dolardan fazla para yatırdı.Tom has over three million dollars deposited in that bank.
Tom'un cebinde hiç parası yok.Tom has no money in his pocket.
Tom'un asla çok parası olmadı.Tom has never had much money.
Tom istediği evi satın alacak kadar yeterli paraya sahip.Tom has money enough to buy the house he wants.
Tom yapmak istediğini yapmak için yeterli paraya sahip.Tom has enough money to do whatever he wants to do.
Tom'un çok parası var.Tom has a lot of money.
Tom'un bankada çok parası var.Tom has a lot of money in the bank.
Tom benim sahip olduğumdan daha çok paraya sahip.Tom has a lot more money than I have.
Tom çadırından biraz para çaldırdı.Tom had some money stolen from his tent.
Tom'un hiç parası yoktu.Tom had no money.
O zaman Tom'un yanında parası yoktu.Tom had no money with him at that time.
Tom'un taksiye ödeyecek parası yoktu.Tom had no money to pay for a cab.
Tom'un hiç parası kalmamıştı.Tom had no money left.
Tom geçen ay onun faturalarını ödemek için zar zor yeterli paraya sahipti.Tom had barely enough money to pay his bills last month.

İlgili Sayfalar