para- ile cümle
para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşadamları bankalara borçlu oldukları parayı geri ödeyemedi.Businessmen could not pay back money they owed the banks.
Onlar onun ondan ödünç aldıkları parayı insanlara ödemeyeceğini söyledi.They said he would not pay people the money he owed them.
Birçok Amerikalı hâlâ savaş sırasında biriktirdikleri paraya sahipti.Many Americans still had money they had saved during the war.
O, artık para alamadı.He could get no more money.
O, çok miktarda para borçluydu.He owed large amounts of money.
Onun para almada sorunu vardı.He had trouble getting money.
Ona bakmak için para gönderdi.He sent money to help care for her.
Az miktarda para ödenirdi.He would be paid a small amount of money.
Para olmadan, hiçbir şey yapamadı.Without money, he could do nothing.
Gereğinden daha fazla para harcamadı.He spent no more money than was necessary.
O süt satarak çok para yaptı.He made a great deal of money selling milk.
O, üniversiteye gitmek için ihtiyacı olan parayı kazandı.He earned the money he needed to go to college.
Napolyon'un, İngiltere ile bir savaş için paraya ihtiyacı vardı.Napoleon needed money for a war with Britain.
Bankalar Japon-Amerikalılara borç para vermeyi reddetti.Banks refused to lend money to Japanese-Americans.
Bu, yaşam, para, ve malzemelerde çok pahalıya mal olmuştu.It had been very costly in lives, money, and supplies.
Kongre'nin parası yoktu.The Congress had no money.
Bütün bu işler paraya mal olur.All these things cost money.
Yeniden yapmak için hiç para yoktu.There was no money for rebuilding.
Güneylilerin yeniden inşa etmek için hiç parası yoktu.The south had no money to rebuild.
Savaş Kongresi'nin hiç parası yoktu.The wartime Congress had no money.
Ailesinin çok parası yoktu.His family did not have much money.
Para almanın bir yolu onu ödünç almaktı.One way to get money was to borrow it.
İnsanların yeni mallara harcamak için daha fazla parası vardı.People had more money to spend on new goods.
Grant'ın çok para kazanması asla mümkün olmamıştı.Grant had never been able to make much money.
Kolombiya hükümeti daha fazla para talep etti.The Colombian government demanded more money.
Devletlerin çoğu, büyük miktarlarda para borçluydu.Many of the states owed large amounts of money.
İmparator, para talebini düşürmeyi kabul etti.The Emperor agreed to drop the demand for money.
Parası olan Amerikalılar yatırım için korkuyorlardı.Americans who had money were afraid to invest it.
Daha fazla kağıt para kullanımını girdiği için değeri düştü.As more paper money came into use, the value fell.
Kral Charles William babasından ödünç para aldı.King Charles borrowed money from William's father.
Erkekler ve kadınlar bir gecede büyük miktarlarda para yaptı.Men and women made huge amounts of money overnight.
Yabancı yatırımcılar, Amerika'daki paralarını geri çektiler.Foreign investors withdrew their money from America.
Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.No government land could be bought with paper money.
Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.The government was earning more money than it needed.
Avrupa çapında, insanlar paralarını bankalardan çektiler.Throughout Europe, people withdrew their money from banks.
Birçok Amerikalının bir otomobile sahip olmak için parası yoktu.Most Americans did not have the money to own an automobile.
Bu dünyada herkes para tarafından yönetilir.In this world everyone is ruled by money.
Şirket bu projeye çok fazla para yatırdı.The company invested a lot of money in this project.
Param olsa dünya çapında seyahat yaparım.If I had money, I would travel around the world.
İşte 50.000 yen. Önemsiz şeylere para harcama lütfen.Here is ¥50,000. Please do not spend the money on unimportant things.
Birçokları para için arkadaşlarına ihanet etti.Many betrayed their friends for money.
O elbiseyi almak için parayı nereden aldın?Where did you get the money to buy that dress?
Biraz daha param olsaydı onu alırdım.If I had had a little more money, I would have bought it.
Yeterli param olsaydı o bilgisayarı alırdım.If I had had enough money, I would have bought that computer.
Eğer param olsa, bir bilgisayar satın alırım.If I had money, I'd buy a computer.
Allah kahretsin! Çok fazla para harcadım!Oh no! I just spent so much money!
Kriz zamanında nasıl para kazanıldığını bilen biri var mı?Does someone know how to earn money in time of crisis?
Az param var. Bununla birlikte seninle mutluyum.I have a little money. With you and this, I am happy.
Bütün paranın nereye gittiğini sanıyorsun?Where do you think all the money goes?
Para harca ve hayatın tadını çıkar!Spend money and enjoy life!
Para harca ve hayattan zevk al!Spend money and enjoy life!
Para büyük bir sıkıntı: Ne onunla yaşayabilirsin ne de onsuz.Money is a big bother: you can live neither with it nor without it.
İstediğin her şeyi parayla satın alamazsın.You can't buy everything you want with money.
Para her kapıyı açar.Money opens each door.
Bana sadece nasihat değil fakat aynı zamanda para da verdi.Not only did he give me advice, but also money.
Futbolcular çok para kazanır .Football players make a lot of money.
Brid'in parası var.Bríd has the money.
Yeterince param yok.I don't have enough money.
Yeterli param yok.I don't have enough money.
O, ona arkadaşlarından ödünç para almamasını tavsiye etti.She advised him not to borrow money from his friends.