parıldama ile cümle
parıldama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.40
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Güneş parıldamasıZonnegloed
Güneş parıldamasıΑντηλιά
Güneş parıldamasıВідблиск Сонця
Güneş parıldamasıКвадрат
Güneş parıldamasıКвадрат
Güneş parıldamasıمربع
Güneş parıldaması太陽の輝き
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Empezando a animarse un poco, abrirse un poco.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Éppen kezdtek magukra találni, egy kicsit megnyílni.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Hanno appena cominciato a rinfrancarsi un po', ad aprirsi un po'.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Họ đã bắt đầu thấy những khởi sắc, cởi mở hơn một chút.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Ils commençaient juste à s'illuminer un peu, à s'ouvrir un peu.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.그들은 조금씩 얼굴이 밝아지고 마음을 열어 보이려 했습니다.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Mereka baru mulai sedikit lebih ceria, sedikit terbuka
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Sie wurden gerade etwas entspannter, etwas heiterer, öffneten sich ein wenig.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Tocmai începuseră să se descurce un pic, să se deschisă către lume.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Trochę się rozchmurzyli i otworzyli. Trochę się rozchmurzyli i otworzyli.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Ze waren nog maar net begonnen een beetje vrij te ademen, een beetje open te gaan.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Είχαν μόλις αρχίσει να χαλαρώνουν λίγο, να ανοίγονται λίγο.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Вони почали потроху одужувати, відкриватися.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Они только-только начали оживать понемногу, открываться по чуть-чуть.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Тъкмо бяха започнали да се просвещават малко, да стават малко по-отворени.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.הם רק התחילו להתעורר קצת קצת להיפתח
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.أخذت الأمور للتو بالتحسن قليلا، بالانفتاح قليلا.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.少し気持ちも開放されたのです しかし彼女と話して この写真を撮った時
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.A smerovka zariaďuje, aby sveto blikalo.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Dan indikator membuat lampu-lampu itu menyala
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Et le clignotant fait clignoter l'ampoule.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.그러면 표시등은 불빛을 만들어 냅니다.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Regulator sprawia, że światła migają.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Tämä indikaattori saa valot vilkkumaan.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Und der Richtungsanzeiger blinkt.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Và chiếc hộp đồng hồ đo làm cho đèn chớp tắt.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Και ο μετασχηματιστής κάνει τα φώτα ν' αναβοσβήνουν.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.А эта коробка заставляет лампочки мигать.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Завдяки блоку індикаторів світло починає блимати.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.И така лапмичките светкат.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.ותיבת האיתות גורמת לאורות להבהב.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.و صندوق الأشارة يجعل النور يومض.
Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.電球は外に向けています