parıldama ile cümle
parıldama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Gezegenleri belirlemek kolay, çünkü yıldızlar gibi parıldamazlar.Planets are easy to identify because they don't twinkle like stars do.
Düşük seviyeler bir parıldama sayacı kullanılarak sayı/dakika şeklinde rapor edilebilir.Low levels may be reported in counts per minute using a scintillation counter.
Szilárd daha sonra olayı şu şekilde betimledi: “Anahtarı döndürdük ve parıldamaları gördük.Szilard later described the event: "We turned the switch and saw the flashes.
Geriye bakmaya başlarsın, bütün bu işin tamamı parıldamaya başlar;You start to look back, you know, that old job seem suddenly very sparkling,
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.They'd just begun to light up a little bit, open up a little bit.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.The other reason is this amazing bush glows.
Güneş parıldamasıSun Glare
Düşük seviyeler bir parıldama sayacı kullanılarak sayı/dakika şeklinde rapor edilebilir.Low levels may be reported in counts per minute using a scintillation counter.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.Intorno al focolare, illuminare, misurare il tempo.
Szilárd daha sonra olayı şu şekilde betimledi: “Anahtarı döndürdük ve parıldamaları gördük.Textul afișat era: „We've turned the lights out.
Yalabımak parıldamak, ışıldamak demektir.Kérgük halványzöld, fényes.
Szilárd daha sonra olayı şu şekilde betimledi: “Anahtarı döndürdük ve parıldamaları gördük.Samtidig viste de teksten "We've turned the lights out.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.אני צובע, אני בונה, אני מלחין באור.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.Ono znači: svjetlucanje, blistavost, sjaj.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.A kijelződoboz pedig villogtatja a lámpát.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Díky přerušovači světla blikají.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.E a pequena caixa indicadora faz as luzes brilhar.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.E la scatola con la spia fa lampeggiare le luci.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Het knipperlicht laat het licht knipperen.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Semnalizatorul produce luminile intermitente.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Y la caja indicadora hace que las luces destellen.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Alasan lain adalah semak yang luar biasa ini bersinar.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.A másik ok az, hogy ez a bokor világít.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.A outra razão é que este arbusto espantoso brilha.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Celălalt motiv este că acest tufiș uluitor luminează.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Ďalším dôvodom je žiara tohto keru.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Dalším důvodem je to, že tento keř úžasně září.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.De andere reden is dat deze fantastische struik licht geeft.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Den anden grund er at denne fantastiske busk gløder.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Der andere Grund ist, dass dieser Busch glüht.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Innym powodem jest fakt, że ten wspaniały krzew.. świeci.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.이 놀라운 산호들이 빛나는 다른 이유가 있습니다.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.L'altra ragione è che questo incredibile corallo si illumina.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.La otra razón es que este arbusto asombroso brilla.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.L'autre raison est que cet étonnant buisson brille.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Một lý do khác là bụi san hô đáng kinh ngạc này bừng sáng.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Вторая причина - этот удивительный куст светится.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Другата причина е, че този невероятен храст свети.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Інша причина - цей кущ світиться.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.הסיבה השניה היא שהשיח המופלא הזה קורן.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.والسبب الاخر هو ان هذه الاعشاب تلمع
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.この珊瑚は
Geriye bakmaya başlarsın, bütün bu işin tamamı parıldamaya başlar;Empiezas a mirar atrás, ya sabes, ese antiguo trabajo de repente parece genial,
Geriye bakmaya başlarsın, bütün bu işin tamamı parıldamaya başlar; "Ooo evetttt" veya benzer bir şey...Elkezdesz visszafelé nézegetni, tudod, az a régi munkád hirtelen nagyon ragyogónak tűnik.
Geriye bakmaya başlarsın, bütün bu işin tamamı parıldamaya başlar;Vous commencez à regarder en arrière, vous savez, ce vieux travail semble soudain très étincelant,
Güneş parıldamasıAlone solare
Güneş parıldamasıČtverec
Güneş parıldamasıÉclat du Soleil
Güneş parıldamasıHalo do Sol
Güneş parıldaması태양 섬광
Güneş parıldamasıKvadrat
Güneş parıldamasıNégyzet
Güneş parıldamasıNeliö
Güneş parıldamasıPoświata Słońca
Güneş parıldamasıQuadrat
Güneş parıldamasıRădăcina pătrată
Güneş parıldamasıResplandor del Sol
Güneş parıldamasıSolblænding
Güneş parıldamasıSolglans
Güneş parıldamasıŠtvorec