Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ľady Antarktídy žiaria tak oslňujúcim svetlom, že oslepia nechránené oko.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.La glace d'Antarctique brille d'une lumière si éblouissante qu'elle aveugle les yeux non protégés.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Lód Antarktyki świeci światłem tak olśniewającym, że oślepia niezabezpieczone oko.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ο πάγος της Ανταρκτικής λάμπει τόσο εκτυφλωτικά που το απροστάτευτο μάτι τυφλώνεται.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Лёд Антарктиды сверкает таким ослепляющим светом, он лишает зрения незащищённый глаз.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ледът на Антарктида свети с толкова ослепителна светлина, че заслепява незащитените очи.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.הקרח של אנטארטיקה זוהר באור כל כך מסנוור, שהוא מעוור עיניים לא מוגנות.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.ان الثلج في القطب الجنوبي يتلألأ بضوء باهر يمكنه ان يصيب العين الغير محمية بالعمى
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.太陽光をぎらぎらと反射し 保護眼鏡のない目を潰します 初期の探検家たちはコカインを目にすり込んで
Aşağıya Doğru ParıldaBrilho para Baixo
Aşağıya Doğru ParıldaDestellos con barrido hacia abajo
Aşağıya Doğru ParıldaGlitter nedad
Aşağıya Doğru ParıldaGlitter verticale
Aşağıya Doğru ParıldaGlittra neråt
Aşağıya Doğru ParıldaHeruntertröpfeln lassen
Aşağıya Doğru Parılda아래로 반짝임
Aşağıya Doğru ParıldaOmlaag glitteren
Aşağıya Doğru ParıldaRagyogás lefelé
Aşağıya Doğru ParıldaRozsyp w dół
Aşağıya Doğru ParıldaScintillement du bas
Aşağıya Doğru ParıldaTrblietať dole
Aşağıya Doğru ParıldaTřpycení dolů
Aşağıya Doğru ParıldaVälkytä alas
Aşağıya Doğru ParıldaZablešči dol
Aşağıya Doğru ParıldaΛαμπύρισμα προς τα κάτω
Aşağıya Doğru ParıldaБлестене долу
Aşağıya Doğru ParıldaВилітати зверху
Aşağıya Doğru ParıldaВылет сверху
Aşağıya Doğru Parıldaנצנץ למטה
Aşağıya Doğru Parıldaلمعان للأسفل
Aşağıya Doğru Parıldaキラキラ (下へ)
Aşkım... Hayatımda sadece sen varsın... Parıldayan tek şey...Má lásko, ty jsi to jediné v mém životě, to jediné, co září.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Arrivò sul tavolo aveva un colore bianco brillante, quasi scintillante.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.A venit la masă într-o culoară albă, luminoasă, aproape sclipitoare.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Den serverades klar, nästan skimrande, vit.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Donesli nám ji ke stolu, měla krásnou, skoro zářivou, bílou barvu.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Em được bưng ra bàn một màu trắng tươi, gần như lung linh.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Er kam auf den Tisch mit einer hellen, fast schimmernden weißen Farbe.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Hij kwam ter tafel, een heldere, bijna glanzende, witte kleur.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Ikan itu datang ke meja berwarna putih terang dan hampir berkilauan.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Il est arrivé sur la table avec Une couleur blanche brillante, presque chatoyante.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.테이블에 등장한 그 생선은 환하고 반짝거리는 흰빛을 띄고 있었죠.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Ok... amikor az asztalhoz ért, fényes fehérben csillogott.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Przybyła na stół jasna, niemal błyszcząca, biała.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Veio para a mesa com uma cor branca viva, quase brilhante.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Vino a la mesa de un color blanco, claro, y casi reluciente.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Έφτασε στο τραπέζι με ένα φωτεινό, σχεδόν στραφταλιστό άσπρο χρώμα.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Дойде рибата на масата. Светъл, почти искрящо бял цвят.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.Она появилась на столе, яркая, почти мерцающая, белого цвета.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.הוא הגיע לשולחן בצבע לבן נוצץ, כמעט בוהק.
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.وقد جاءت الى طاولة الطعام براقة , تكاد تومض , بحلة بيضاء
Balık masaya geldi, parlak, neredeyse parıldayan beyaz bir renk.白身で 光輝くよう シェフが熱を通しすぎてた
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.E a volte questo fenomeno e' visibile anche in luoghi piu' vicini grazie alle prue delle navi --
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.때론 이보다 가까운 곳에서도 볼 수 있죠.
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.Und manchmal kann man sie noch näher beobachten, weil die Toiletten auf Schiffen mit ungefiltertem
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.ולפעמים ניתן לראות זאת אפילו יותר קרוב מזה
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.وفي بعض الاحيان يمكنك رؤيتها اقرب من ذلك
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.船の「ヘッド」では
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.A kijelződoboz pedig villogtatja a lámpát.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Díky přerušovači světla blikají.