Ana içeriğe geç
Sözlük

parıl parıl ile cümle

parıl parıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.E a pequena caixa indicadora faz as luzes brilhar.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.E la scatola con la spia fa lampeggiare le luci.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Het knipperlicht laat het licht knipperen.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Semnalizatorul produce luminile intermitente.
Ben buna transformatör diyorum. Ve endikatör işiğın parıldamasını sağlar.Y la caja indicadora hace que las luces destellen.
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Albo: "Co w moim zachowaniu powoduje, że dzieciom nie błyszczą oczy?".
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Cine sunt eu dacă ochii copiilor mei nu strălucesc?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Come mi sto comportando, se i loro occhi non brillano?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Hvem er jeg, siden mine børns øjne ikke stråler?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Ki vagyok én, hogy nem ragyognak a gyerekeim szemei?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?나는 뭘하고 있는 거지?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Kým jsem, že mým dětem nezáří oči?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Kým som, že sa mojím deťom neligocú oči?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor? O ise tamamiyle farklı bir dünyadır.Agora, estamos quase a acabar esta semana mágica na montanha, e vamos voltar para o mundo.
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?¿Quién estoy siendo que los ojos de mis hijos no brillan?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Qui suis-je pour que les yeux de mes enfants ne brillent pas?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Siapa diri saya sehingga mata anak-anak saya tak berbinar?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Ta là ai, mà đôi mắt của chúng không sáng ngời lên?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Vad gör jag för fel eftersom mina barns ögon inte lyser?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Wer bin ich, dass die Augen meines Kindes nicht leuchten?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Wie ben ik dat de ogen van mijn kinderen niet twinkelen?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Ποιός είμαι εγώ που τα μάτια των παιδιών μου δε λάμπουν;
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Какъв съм аз, че очите на моите деца не светят?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Кто я, если у моих детей не горят глаза?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?Хто я, якщо у моїх дітей не блищать очі?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?מה אני שווה אם עיניהם של ילדי לא נוצצות?
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?" ماذا أنا لكي لا أجعل أعين أطفاليّ تلمع "
Ben kim oluyorum ki, çocuklarımın gözleri parıldamıyor?世界の見方がまったく変わります
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Cine sunt eu, dacă ochii interpreţilor mei nu strălucesc?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Come mi sto comportando, se gli occhi dei miei musicisti non brillano?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?"Co w moim zachowaniu powoduje, że orkiestrze nie błyszczą oczy?".
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?"Hvem er jeg, siden mine spilleres øjne ikke stråler?"
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Ki vagyok én, hogy a zenekarom szemei nem csillognak?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?나는 뭘하고 있는 거지?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Kým jsem, že mým hráčům nezáří oči?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Kým som, že sa môjmu hudobníkovi neligocú oči?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?¿Quién estoy siendo que los ojos de mis músicos no brillan?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?"Qui suis-je pour que les yeux de mes musiciens ne brillent pas?"
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Siapa diri saya sehingga mata pemain saya tak berbinar?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?"Tôi đã là ai, mà những ánh mắt đó không ngời lên?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Vad gör jag för fel eftersom mina musikers ögon inte lyser?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Wer bin ich, dass die Augen meines Musikers nicht leuchten?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Wie ben ik dat de ogen van mijn spelers niet twinkelen?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Ποιός είμαι εγώ που τα μάτια του μουσικού μου δε λάμπουν;
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Какъв съм аз, че очите на моите музиканти не светят?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?Кто я такой, если у моих музыкантов потухший взгляд?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?וזו השאלה: מה אני שווה אם עיני הנגנים שלי אינן נוצצות?
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?" ماذا أنا لكي لا أجعل أعين عازفيَّ تلمع "
Ben kim oluyorum ki oyuncularımın gözleri parıldamıyor?相手が子どもでも同じことができる
Bir bayan vardı, onun bütün parıltısı altındı, çünkü o Hamspteadde bir merdiven satın alıyordu."Er is een dame "Die zeker is dat iedereen die schittert goud is "Omdat zij een trap in Hampstead koopt".
Bir bayan vardı, onun bütün parıltısı altındı, çünkü o Hamspteadde bir merdiven satın alıyordu."Există o doamnă, "care e sigură că tot ce străluceşte e aur," "deoarece cumpără casa scării în Hampstead."
Bir bayan vardı, onun bütün parıltısı altındı, çünkü o Hamspteadde bir merdiven satın alıyordu."Existuje dáma, "která vìøí, že vše co se leskne je zlato, "protože je bohatá."
Bir bayan vardı, onun bütün parıltısı altındı, çünkü o Hamspteadde bir merdiven satın alıyordu.Obstaja gospodična, ki je prepričana, da je vse zlato kar se sveti, ker kupuje stopnice v Hampsteadu.
Bir ı,sık parıltısını görür görmez iyile,siyorsunuz!Ani się obejrzysz, a już będziesz zdrów!
Bir ı,sık parıltısını görür görmez iyile,siyorsunuz!Appena vedi il lampo di luce puoi considerarti guarito!
Bir ı,sık parıltısını görür görmez iyile,siyorsunuz!De repente, vemos um clarão e ficamos curados!
Bir ı,sık parıltısını görür görmez iyile,siyorsunuz!Onneksi hän on täällä. Potilas paranee yhdessä vilauksessa.
Bir ı,sık parıltısını görür görmez iyile,siyorsunuz!Så fort man ser ljusstrålen är man botad.
Bir ı,sık parıltısını görür görmez iyile,siyorsunuz!Så snart man ser lysstrålen, er man kureret.
Bir ı,sık parıltısını görür görmez iyile,siyorsunuz!¡Ves un destello de luz y ya estás curado!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod