Ana içeriğe geç
Sözlük

parıl parıl ile cümle

parıl parıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Güneş parıltısı:Αντηλιά:
Güneş parıltısı:Відблиск Сонця:
Güneş parıltısı:太陽の輝き:
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.4:15 Sonne und Mond werden sich verfinstern, und die Sterne werden ihren Schein verhalten.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.A nap és hold elsötétednek; a csillagok bevonják fényöket;
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Aurinko ja kuu käyvät mustiksi, ja tähdet kadottavat valonsa.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.De zon en de maan zullen worden verduisterd en de sterren zullen verbleken.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.El sol y la luna se oscurecen, y las estrellas retiran su fulgor
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.해와 달이 캄캄하며 별들이 그 빛을 거두도다
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Le soleil et la lune s`obscurcissent, Et les étoiles retirent leur éclat.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Matahari dan bulan menjadi gelap, dan bintang-bintang tak lagi bercahaya.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Mặt trời và mặt trăng tối tăm, các ngôi sao thâu sự sáng lại.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Mặt_trời và mặt_trăng tối_tăm , các ngôi_sao thâu sự sáng lại .
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.O sol e a lua escurecem, e as estrelas retiram o seu resplendor.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Slnce a mesiac sa zatmejú a hviezdy spracú svoj lesk.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Słoóce i miesiąc zaćmią się, a gwiazdy stracą jasność swoję.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Slunce a měsíc zatmí se, a hvězdy potratí blesk svůj.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Smed eders Plovjern om til Sværd, eders Vingårdsknive til Spyd! Svæklingen skal sige: "Jeg er en Helt!"
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Smi eders hakker om til sverd og eders vingårdskniver til spyd! Den veke si: Jeg er en helt!
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Soarele şi luna se întunecă, şi stelele îşi pierd strălucirea.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Solen och månen förmörkas, och stjärnorna mista sitt sken.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Solnce in mesec otemnevata in zvezde bledé.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Ο ηλιος και σεληνη θελουσι συσκοτασει και οι αστερες θελουσι συρει οπισω το φεγγος αυτων.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Слънцето и луната ще потъмнеят, И звездите ще оттеглят светенето си.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Солнце и луна померкнут и звезды потеряют блеск свой.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.שמש וירח קדרו וכוכבים אספו נגהם׃
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.الشمس والقمر يظلمان والنجوم تحجز لمعانها.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.日 月 昏 暗 、 星 宿 無 光
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.日月 昏暗 、 星宿 無光
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.(49:2) С Сиона, который есть верх красоты, является Бог,
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.A Sionról, a melynek szépsége tökéletes, fényeskedik Isten.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Aus Zion bricht an der schöne Glanz Gottes.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Dari Sion, kota yang paling indah, Allah tampil dengan bercahaya
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Da Sion, splendore di bellezza, Dio rifulge
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Desde Sião, a perfeição da formosura. Deus resplandece.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Desde Sion, perfección de la hermosura, Dios ha resplandecido
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.De Sion, beauté parfaite, Dieu resplendit.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Din Sion, care este întruparea frumuseţei desăvîrşite, de acolo străluceşte Dumnezeu.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Från Sion, skönhetens fullhet, träder Gud fram i glans.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Fra Sion, skjønnhetens krone, stråler Gud frem.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.fra Zion, Skønhedens Krone, viste Gud sig i Stråleglans
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.God komt met een ongelooflijke, prachtige glans vanuit Jeruzalem naar ons toe.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.온전히 아름다운 시온에서 하나님이 빛을 발하셨도다
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Objaśnił się Bóg z Syonu w doskonałej ozdobie.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Siionista, jonka kauneus on täydellinen, Jumala ilmestyy kirkkaudessa.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.So Siona, s dokonalej krásy zaskvel sa Bôh.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.S Siona, najvišje lepote, se je zasvetil Bog.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Từ Si-ôn tốt đẹp toàn vẹn, Ðức Chúa Trời đã sáng chói ra.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Từ_Si - ôn tốt_đẹp toàn_vẹn , Ðức_Chúa_Trời đã sáng chói ra .
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Z Siona v dokonalé kráse Bůh zastkvěl se.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.Εκ της Σιων, ητις ειναι η εντελεια της ωραιοτητος, ελαμψεν ο Θεος.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.От Сион, съвършенството на красотата, Бог е възсиял.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.מציון מכלל יפי אלהים הופיע׃
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.‎من صهيون كمال الجمال الله اشرق‎.
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.從 全 美 的 錫 安 中 、 神 已 經 發 光 了
Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı.從 全 美 的 錫安 中 、 神 已 經發 光 了
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Dacă întrebi un astfel de individ ce înseamnă: "Nu tot ce luceşte e aur", îţi răspunde:
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Ha megkérdezed tőlük, mi az, hogy "nem mind arany, ami fénylik?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,"Het is niet al goud wat er blinkt". Als je zo'n patiënt vraagt: "Wat betekent dat?"
"Her parıldayanı altın sanma." ne demek diye adama sorunca,Jeśli zapytasz pacjenta, co znaczy przysłowie
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod