parçalara ile cümle
parçalara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.Talvez um pouco de barba. então este é você, este sou eu, e nós vamos dividir estas 4 moedas entre nós dois.
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.Und das heisst eigentlich nur, dass du etwas in Stücke schneidest.
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.Và nó thường xuyên nghĩa là cắt một cái gì đó ra.
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.Και στην ουσία σημαίνει να κόψετε κάτι σε κομμάτια.
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.Да разделиш парите си с брат си или с някого от приятелите си. В общи линии значи да раздробиш нещо на части.
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.ובעצם מדובר בלחתוך משהו
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.وهذا يعني تقطيع شيئ ما
Aslında bölmek parçalara ayırmak demek.では分ける(割る)という言葉を書いてみましょう.
Avrupa'daki laboratuvarlara dağıtılmaları için bu materyalleri parçalara ayırıyor.유럽과 세계 각국에 있는 연구소로 유럽과 세계 각국에 있는 연구소로 보내게 되죠.
Avrupa'daki laboratuvarlara dağıtılmaları için bu materyalleri parçalara ayırıyor.laboratoarelor din țară şi din Europa.
Avrupa'daki laboratuvarlara dağıtılmaları için bu materyalleri parçalara ayırıyor.laboratorioihin ympäri Yhdysvaltoja ja Eurooppaa.
Avrupa'daki laboratuvarlara dağıtılmaları için bu materyalleri parçalara ayırıyor.ולחלוקה למעבדות ברחבי המדינה ובארופה.
Avrupa'daki laboratuvarlara dağıtılmaları için bu materyalleri parçalara ayırıyor.ولكي توزع الى مختبرات حول الولايات المتحدة الامريكية وحول اوروبا
Avrupa'daki laboratuvarlara dağıtılmaları için bu materyalleri parçalara ayırıyor.ヨーロッパの研究所に 送って分析するのです 南極は地球を理解しようとする
Bacaklarımı da. Bedenimi parçalara ayır.Tambén mis piernas. corta mi cuerpo en pedazos.
Başka hiçbirinizde parçalara ayrılacağımız korkusu yok mu?En serio chicos que no debería estar en esta cosa
Başka hiçbirinizde parçalara ayrılacağımız korkusu yok mu?다 긁히고 까졌잖아
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumIk was er tegen dat ze hem zouden ontleden voor ik mijn rapport klaar had en de Commandant had gesproken.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldum제가 최고사령관을 만나서 리포트를 쓰기 전까진 해부하지 말라고 극구 반대했어요
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumM-am opus sa il disece pana nu imi fac un raport si ma intalnesc cu Comandantul Sef.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumMe opuse a que fueran a diseccionarlo hasta que realicé mi informe y después vi al comandante general.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumЯ был против того, чтобы они расчленили тело до того, как я составлю отчет и увижусь с Главным командующим.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumהתנגדתי לכך שכעת הם יבתרו אותו עד שאסיים להכין את הדוח שלי ואדווח למפקד הראשי.
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumعارضت ذلك وهم الآن يحللونه حتى أنهي تقريري ثم سأقوم بلقاء القائد الآعلى ,
Baş kumandanı görüp ona durumu rapor edene kadar fili parçalara ayırmalarına engel oldumそれは報告するまでです。その後、最高司令官にい会いました 成功でした
Bedenimi parçalara ayır.Coupe-moi en petits morceaux.
Bedenimi parçalara ayır.Fai a pezzi il mio corpo.
Bedenimi parçalara ayır.Κομμάτιασε το κορμί μου!
Bedenimi parçalara ayır.Разрежь мое тело на куски.
Ben bir biçimi alıp, parçalara ayırıp, sonra da onu tekrar inşa etmekle ilgileniyorum.Así que yo estoy enteresada en tomar una forma, romperla, y luego reconstuirla.
Ben bir biçimi alıp, parçalara ayırıp, sonra da onu tekrar inşa etmekle ilgileniyorum.Donc ce qui m'interesse c'est de prendre une forme, la décomposer, puis la reocnstruire.
Ben bir biçimi alıp, parçalara ayırıp, sonra da onu tekrar inşa etmekle ilgileniyorum.Interesuje mnie zniszczenie formy i jej przebudowa.
Ben bir biçimi alıp, parçalara ayırıp, sonra da onu tekrar inşa etmekle ilgileniyorum.그래서 저는 형태를 만드는 것, 그것을 깨는것, 그런 다음 다시 구축하는 것에 흥미가 있었어요.
Ben bir biçimi alıp, parçalara ayırıp, sonra da onu tekrar inşa etmekle ilgileniyorum.Quello che mi interessa, quindi, è prendere una forma, farla a pezzi e poi ricostruirla.
Ben bir biçimi alıp, parçalara ayırıp, sonra da onu tekrar inşa etmekle ilgileniyorum.אז אני מעוניינת לקחת צורה, לשבור אותה לחתיכות, ולבנות אותה מחדש.
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Ce n'est pas une raison pour que je être frappé en pièces par tous les rustre stupide dans Iping, est il? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Das ist kein Grund, warum ich in Stücke sollten von jedem dummen Tölpel in Iping stieß, ist es? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Dat is geen reden waarom ik aan stukken worden gestoken door elke domme boerenkinkel in Iping, is het? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Det är ingen anledning till varför jag skulle vara petade i stycken av alla dumma bondlurk i Iping är det? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Esa no es razón por la que se metió en pedazos por cada estúpido patán en Iping, es que? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Ez nem ok, amiért meg kell megbökte darabokra minden hülye bugris in Iping van ez? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "내가 Iping의 모든 바보 범프킨에 의해 조각 찌르고해야 이유, 그거도 그것? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Isso não é razão por que eu deveria ser picado em pedaços por todos os caipira estúpido em iPing, é isso? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Itu bukan alasan mengapa saya harus menyodok-potong oleh setiap udik bodoh di Iping, adalah itu? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Questo è il motivo per cui mi attizzava dovrebbe essere a pezzi da ogni bifolco stupido Iping, è vero? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Se ei ole syy miksi minun pitäisi olla pisti kappaleiksi jokaisen tyhmä tollo in Iping, on sitä? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Tako ni razloga, zakaj bi moral biti podrezal na koščke, ki jih vsak neumen Seljak v Iping, je to? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "To je dôvod, prečo by som mal byť tropil na kusy všetky hlúpe balík v Iping, je to? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "To je důvod, proč bych měl být tropil na kusy všechny hloupé balík v Iping, je to? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "To nie powód, dlaczego miałbym się wysunął się na kawałki każdy głupi prostak w Iping, jest to? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Това не е никаква причина, защо аз трябва да се мушна на парчета от всеки глупав селяндур в Iping, е това? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Це не причина, чому я повинна бути тицьнув на шматки кожен дурний телепень в Iping, є так? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "Это не причина, почему я должна быть ткнул на куски каждый глупый увалень в Iping, является так ли? "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "هذا ليس سببا لماذا ينبغي لي أن قطع مطعون به كل ريفي في Iping غبي ، هو ذلك؟ "
Ben Iping'e her aptal salak parçalara dürttü neden hiçbir neden, bu. o? "それ?" 服のスーツ、今やすべてのボタンを外し、その目に見えないがサポートによって緩く吊り下げ、
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti caută să elibereze acest clișeu, cum îl numește ea, prin explodarea lui într-un ansamblu spectacular.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti cerca di liberare questo "cliché quotidiano", come lei lo chiama, stravolgendolo in modo spettacolare.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti cố gắng giải phóng khuôn mẫu hàng ngày này, như cô ấy nói, bằng cách đập tan nó vào 1 thứ thật đẹp mắt.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti próbuje wyzwolić ten codzienny frazes zmieniając go w coś spektakularnego.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti procura liberar este cliché cotidiano, como lo llama ella, convirtiéndolo en algo espectacular.