parçalara ile cümle
parçalara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı.Jenže ženy se vrhly proti němu a roztrhaly ho na kusy.
Her birinin arasına parçalara ayrılan tavuk etleri serpiştirilir ve bu tepsi dolana kadar tekrar edilir.Se întoarce fiecare mititel de trei ori, până este prăjit.
Çoğu zaman üzeri çizgilerle beraber parçalara bölünür.De obicei moare fiind tăiat în bucăți.
Asteroit, dünya'nın atmosferine girerken küçük parçalara bölündü.Asteroidul, când a intrat în atmosfera Pământului, s-a rupt în bucăți mici.
Eksik parçalara rağmen, uzunluğu yaklaşık 85 cm kadardır.A hiányzó darabok ellenére 85 centiméter hosszú.
Tsubaki parçalandıktan sonra, bulunamayacak kadar küçük parçalara ayrıldığı için iyileştirememişti.Cubakit azért nem tudta meggyógyítani, mert túl kicsi részekre esett szét egy küzdelem során.
Çahşamak, bir şeyi parçalamak, ufak parçalara ayırmak anlamına gelir.Mivel szemétből áll, képes magát kisebb darabokra osztani.
Günümüzde yarı iletkenlerle yapılmış invertörler hareketli parçalara sahip değildir.Hajasaantimuistit on nykyisin toteutettu puolijohteilla eikä niissä ole liikkuvia osia.
Anlatıcı daha sonra cesedi parçalara ayırıp yer döşemelerinin altına gizler.Sen jälkeen hän vieritti ruumiin rinnettä pitkin alas ja kätki sen ojaan.
Uykunun gün içinde 20-25 dakikalık kısa parçalara bölünmesiyle gerçekleştirilmektedir.Tähän päästään levittämällä yöunet lyhyisiin 20–45 minuutin nokosiin pitkin vuorokautta.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Mustamamba puolestaan käyttää ravinnokseen lähinnä pikkunisäkkäitä.
Eksik parçalara rağmen, uzunluğu yaklaşık 85 cm kadardır.Παρά τα κομμάτια που λείπουν, έχει μήκος πάνω από 85 εκατοστά.
Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı.Τον έσφαξαν και τον έκοψαν κομματάκια.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımı, büyük resimle başlar, buradan daha küçük parçalara bölünür.Top down tilgangen starter med det store billede, hvorfra det nedbrydes til mindre enheder.
Bu resim aslında zaman içinde parçalara ayrılmış bir triptik'in parçasıdır.Det billede, der kendes i vore dage, er en del af et triptykon, som blev delt i flere dele.
Sonra küçük parçalara ayrılır (didilir).Den har desuden en lille forgrening (smutvej) til Seinen.
Bu taşlar dinamit ile parçalara ayrılır.Statuerne blev derfor sprængt i stykker med dynamit.
Mengele’nin deneylerinden kurtulanlar neredeyse her zaman öldürüldü ya da parçalara ayrıldı.Nesten alle som overlevde Mengeles eksperimenter, ble myrdet.
Dünya'yla çarpışsaydı muhtemelen zararsızca atmosferde parçalara ayrılacaktı.Hadde objektet truffet jorden ville den sannsynligvis ha detonert høyt oppe i jordens atmosfære.
Steno parçalara ayırdığı kadavrayı dikkatle inceleyerek buna dair elde ettiği bulguları 1667 yılında yayınlar.Steno membelah kepalanya dan empublikasikan penemuannya pada tahun 1667.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Chúng được sử dụng chủ yếu để nghiền nhỏ thức ăn trong quá trình nhai.
Dokuzunda ise bu parçalara artık söz eklemeye başlar.九音 響也(くおん きょうや) 前作の主人公。
Sonra bu emirlikler de birbirleriyle mücadele ederek bazen değişik parçalara bölündüler.それらは断片的でまた時には相互に矛盾している。
Madeni parçalara soğuk şekil veren işçi.寒冷地に群生する棘状の植物。
Entler elleriyle sert taşları parçalara ayırabildikleri halde onlar bile kuleye zarar verememişlerdir.またトゲを踏んでも触ってもダメージを受けない。
Bu bölümlerden bazıları da yine kendi içlerinde parçalara ayrılır.なお、一部の種ではこの部分を自切する。
Programda gösterilmek üzere bazı parçalara klip de çekilmiştir.番組中いくつかに分けて紹介。
Ev sahibi, misafirleri için hindi etini parçalara ayırdı.主人はお客に七面鳥の肉を切り分けた。
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.可是如何既解放我并解放它,而又不使它撕裂呢。
Dünya'yla çarpışsaydı muhtemelen zararsızca atmosferde parçalara ayrılacaktı.人们认为其如果撞击地球很可能会在大气层中就无害的分解。
Morflara kelimeleri parçalara ayırarak ulaşılır.雙字母可用字塊拼成。
Sonra Bayan Hartigan parçalara ayrılır.而密卡登就是從他身上分裂出來的。
Sonra bu emirlikler de birbirleriyle mücadele ederek bazen değişik parçalara bölündüler.이러한 형식들은 가끔 다른 형식들과 서로 충돌하기도 한다.
Oyunu bir kez alan tüm parçalara sahip olabilmektedir.לאורך כל המשחק יכול המתמודד לטעות פעם אחת.
Bu doğan söz Tanrı'nın parçası değildir, çünkü Tanrı parçalara bölünemez.("אני יפה בדרכי, כי אלוהים לא עושה טעויות.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımı, büyük resimle başlar, buradan daha küçük parçalara bölünür.עיצובו של תכנות מעלה-מטה מתחיל בהגדרת מכלול של חלקים ואז פיצולם לחתיכות קטנות בזה אחר זה.
Parçalara ayrılırdım.לאסוף את השברים.
İlk olarak 2014 Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtılmış olup MP4-12C temelinde %25 yeni parçalara sahiptir.המכונית הוכרזה בפברואר 2014 כדגם חדש, אך מבוססת על המקלארן MP4-12C עם 25% חלקים חדשים.
Anlatıcı daha sonra cesedi parçalara ayırıp yer döşemelerinin altına gizler.לאחר מכן חונק אותו למוות ומסתיר את גופתו תחת אדרתו.
Parçalara ayrılırdım.Да стане на парчета.
2.3.0 (8 Kasım, 2001) : Veritabanı ve tablo görünümlerinin küçük parçalara ayrılması.2.3.0 (8 ноември 2001 г.): Показване на базите данни и таблиците, разделено в малки секции.
Helikopterin parçalara ayrıldığı kazada iki İtalyan pilotun ağır yaralandığı belirtildi.В хода на боевете на два пъти е сериозно повреден от италианските торпедоносци.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Те се използват предимно за размачкване на храната преди преглъщане.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.Ali kako osloboditi sebe i njih bez da rastrgam.
Her sorunu çözümü için gerekli sayıda parçalara ayırmak.Svaki problem podijeliti u više dijelova, da bi se lakše došlo do rješenja.
2.3.0 (8 Kasım, 2001) : Veritabanı ve tablo görünümlerinin küçük parçalara ayrılması.2.3.0 (2001 m. lapkričio 8): duomenų bazių ir lentelių vaizdavimas buvo išskirti į mažesnias dalis.
Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı.Jos sudraskė jį į gabalus.
Hazırlanan hamur küçük parçalara ayrılır.Vaisiai paruošiami juos supjausčius į nedidelius gabalėlius.
Atomlar daha küçük parçalara ayrılamazlar.Aatomid ei ole jagatavad väiksemateks osadeks.
Parçalara ayrılırdım.Laim lõhestamiseks.
Mengele’nin deneylerinden kurtulanlar neredeyse her zaman öldürüldü ya da parçalara ayrıldı.Kõik ülejäänud gaeli sportmängud on peaaegu unustatud ja välja surnud.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Aber je mehr ich darüber sprach, desto mehr versachlichte und fragmentierte ich meinen Körper.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím viac som o tom hovorila, tým viac sa moje telo zhmotňovalo a trieštilo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím více jsem o něm mluvila, tím víc se mé tělo externalizovalo a fragmentovalo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale im więcej o tym mówiłam, tym bardziej uprzedmiotowione i rozfragmentowane stawało się moje ciało.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Dar cu cât vorbeam mai mult despre ea, cu atât corpul meu se fragmenta mai mult, devenea un obiect.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.De minél többet beszéltem erről, a testem annál inkább eltárgyiasodott és darabokra szakadt.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.하지만 제가 그것에 대해 얘기하면 할수록 제 몸은 더욱 객관화되고 붕괴되었습니다.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Maar hoe meer ik erover praatte, hoe verdeelder en ontzielder mijn lichaam werd.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mais plus j'en parlais, plus mon corps devenait dépersonnalisé et fragmenté.