parçalara ile cümle
parçalara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Długie łańcuchy DNA, zawierające nasze geny, tworzą struktury zwane chromosomami.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.당신의 유전자를 포함하는 DNA의 긴 분자들은 염색체라 불리는 것들로 뭉쳐 있습니다.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Las largas moléculas de DNA, que contienen tus genes, están organizadas en piezas llamadas cromosomas.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.molekul DNA yg panjang, yg mengandung gen2mu, disusun dlm potongan yg disebut kromosom.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Длинные молекулы ДНК, содержащие ваши гены, собраны в части, называемые хромосомами.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Довгі молекули ДНК, які містять ваші гени, організовані в структури, які називаються хромосомами.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Дългите молекули на ДНК, съдържащи нашите гени са организирани в части наречени хромозоми
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.המולקולות הארוכות של ה DNA, מכילות את הגנים, בקבוצות מאורגנות הנקראות כרומוזומים.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.جزيئات ال DNA الطويلة ,تحتوى على جيناتك تُنظم فى قطع تسمى الكروموسومات
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.種族によって、染色体の数は異なっています。
Geri kalan sadece, düzgün kurallı parçalara bölmektir.Cała reszta to po prostu dzielenie tego na zorganizowane kawałki
Geri kalan sadece, düzgün kurallı parçalara bölmektir.Kaikki muu on vain työn jakamista helposti käsiteltäviin paloihin, sanotaan vaikka:
Geri kalan sadece, düzgün kurallı parçalara bölmektir.そうですね:
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -해당과정의 부산물들은 크레브스 회로에서 더욱 분해되는데요 이는 직접적으로 2개의 ATP를 생산해냅니다.
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -Bovendien wordt pyruvaat omgevormd en in de citroenzuurcyclus gebracht. Dit levert direct twee ATP op.
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -Entonces los subproductos se dividen aún más en el ciclo de Krebs, directamente produciendo dos ATPs.
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -Tyto meziprodukty jsou dále štěpeny v Krebsově cyklu, který hned produkuje dvě ATP.
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -Μετά αυτά τα υποπροϊόντα διασπώνται περεταίρο στο Κύκλο του Krebs απευθείας παράγοντας 2 ΑΤΡ.
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -Пізніше ці продукти обміну знову розпадаються у циклі Кребса, утворюючи дві АТФ.
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -שנוצר NADH שיוכל לשמש יותר מאוחר בשרשרת שינוע האלקטרונים.
Glikolizde oluşan ürünler Krebs döngüsünde daha küçük parçalara ayrılacaklar ve 2 ATP de buradan gelecek. -ومن ثم هذه المنتوجات الثانوية تشتق بشكل أكبر في دورة كريبس ينتج 2 ATP مباشرة
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Các lực lưỡng trở nên rời rạc hơn.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.De machten worden meer gefragmenteerd.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Die Kräfte fragmentieren mehr.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Forţele devin mai fragmentate.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Kekuatan-kekuatan itu menjadi terpecah.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.반란군이 분산되지요.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Las fuerzas se vuelven más fragmentadas.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Les forces deviennent plus fragmentées.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur. Onlardan daha fazla olur, fakat daha da zayıftırlar.Styrkerne bliver mere splittede, men der er flere af dem, men de er svagere.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Síly se stanou více fragmentované.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Skupiny budú viac roztrieštené.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Wojska staną się bardziej podzielone.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.Силите стават по разпръснати.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.הכוחות נעשים יותר מקוטעים.
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.القوة تصبح أكثر تجزؤا
Güçler daha çok parçalara ayrılmış olur.数は増えるが、弱体化する
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Chúng ta chẳng hể muốn trở thành phụ tùng thay thế cho một cổ máy vi tính con người, phải không?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Il ne faut pas qu'on soit les membres d'un grand ordinateur humain.
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Kita tidak mau menjadi spare part untuk komputer besar manusia bukan?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?우리는 훌륭한 인간 컴퓨터를 위한 부품이 되고 싶지 않습니다. 그렇죠?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Me emme halua olla suuren ihmistietokoneen varaosia, eikö vain?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Não queremos ser peças suplentes para um grande computador humano, queremos?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Nechceme byť len zvyšnými článkami veľkého ľudského počítača, však?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Nechceme snad sloužit jako náhradní součástky do velkého lidského počítače, nebo ano?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Nem akarunk pótalkatrészek lenni a nagy emberi számítógéphez, ugye?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Nie chcemy być tylko częściami zamiennymi wkładanymi do ludzkiego komputera, prawda?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Non vogliamo essere pezzi di ricambio per un grande computer umano, no?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?No queremos ser repuestos de una gran computadora humana excelente, ¿verdad?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Nu vrem să fim piese de schimb ale marelui computer uman, este?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?We willen toch geen onderdelen van een grote menselijke computer zijn?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Wir möchten keine Ersatzteile eines großen menschlichen Computers sein, oder?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Δε θέλουμε να είμαστε ανταλλακτικά ενός μεγάλου ανθρώπινου υπολογιστή, θέλουμε;
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Ми не хочемо бути запчастинами для великого людського комп'ютера, чи не так?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Мы не хотим быть запасными деталями для большого человеческого компьютера. Не так ли?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?Не искаме да сме просто отделни части на един велик човешки компютър, нали?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?אנחנו לא רוצים להיות חלקי חילוף למחשב האנושי הענק, הלא כן?
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?لا نريد ان نكون قطع غيار (أجزاء) لآلة بشرية كبيرة، هل نريد ذلك؟
Harika bir insan bilgisayarı için yedek parçalara ihtiyacımız yok, değil mi?してはいけません 学習の未来を創るのです
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.모든것을 2분짜리 파트로 나누려고 하지 않을것입니다.