parçalar ile cümle
parçalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi.Postupne si začal uvedomovať, že ľudia sa inak správajú k sebe navzájom a inak k zvieratám.
Parça olumlu derecede iyi tepkiler almıştır ve dönemin en çok dinlenilen slow parçaları arasına girmiştir.Šťastne sa oženil a v Novom Sade prežil najaktívnejšie obdobie.
Fakat bazı parçaları hala mevcuttur.Podstatný typ však stále zostáva.
Erik büyük bir güç ile odayı parçalar.Hulk má obrovskú silu.
Selena'yı öldürmede kullanılan silah daha sonra imha edildi ve 2002'de parçaları Corpus Christi Bay'e atıldı.Pištola, ki je ubila Seleno, je bila uničena in delci so bili odvrženi v jezero v Corpus Christiju.
Yapımında Amerikan ve Kanada mekanik parçaları kullanıldı.Pri projektu sodelujeo ameriški in kanadski inženirji.
İlk parçaları “Skylines and Turnstiles”ı 11 Eylül’de meydana gelen olaylar üzerine yazdı.Way je napisal njihovo prvo pesem »Skylines And Turnstiles«, da bi izrazil svoje občutke o dogodkih 11.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egipčani so verjeli, da so šloveška bitja sestavljena iz fizičnega in duhovnega dela ali aspekta.
İstasyon basınçlı modüller, dış bağlantı parçaları, güneş panelleri ve diğer başka modüllerden oluşur.Ima modularno zgradbo iz modulov pod pritiskom, zunanjega ogrodja, sončnih panelov in drugih komponent.
Başak kümesi'nin parçalarıdırlar.To so potem lastni elementi tira.
FAW'ın başlıca ürünleri otomobiller, otobüsler, hafif, orta ve ağır sınıf kamyonlar ve otomobil parçalarıdır.FAW proizvaja avtomobile, avtobuse, lahke in težke tovornjake in avtomobilske komponente.
Kemerlerin inşaatında antik dönem mimari parçalar da kullanılmıştır.Pri gradnji dvorca so bili uporabljeni tudi ohranjeni gradbeni ostanki iz antike.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Ko je car Samuil videl oslepljene vojake svoje nekoč mogočne vojske, je od šoka umrl.
Yüzen buzlar en az 20 metre (66 ft) uzunluğundaki buz parçalarından oluşur.Plavajoči led je sestavljen iz ledenih plošč, posameznih kosov morskega ledu 20 metrov (66 ft) ali več.
Bazen meyve parçaları veya reçel ile süslenir.Ponekod plodove predelujejo v marmelado ali žele.
Bütün parçalar dijital olarak yenilendi.Vsi albumi so digitalno remsterizirani.
Parçalar eşit büyüklükte değildir.Spola se v velikosti ne razlikujeta.
Hava soğutmalı motor, motorun sıcak parçalarının soğutulması için direkt olarak hava sirkülasyonunu kullanır.Zračno hlajeni motor je motor, ki uporablja cirkulacijo zraka za hlajenje vročih delov motorja.
Seramik içeren topların parçalanması makina parçalarına zarar verebilir.Kavitacija lahko povzroči poškodbe strojnih delov.
Lugosi'nin üç filminden parçalar kült televizyon dizisi Mystery Science Theater 3000'da yer aldı.Film so leta 1992 vpletli tudi v epizodo kultne televizijske nanizanke Mystery Science Theater 3000.
Yapboz parçalarının genel bir şekli yoktur.Večina oblik nima splošne rešitve.
Tarım ve hizmet endüstrisi, eyalet ekonomisinin en büyük parçalarıdır.Kmetijstvo in industrija sta najpomembnejši gospodarski panogi.
Sinaptik güçlendirme, parçaların kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya nakledilme işlemidir.Imunski spomin delimo na pasivni kratkotrajni in aktivni dolgotrajni spomin.
Mayıs 1992'de heykeline parçaları Koblenz'e getirildi.Maja 1992 so dele kipa pripeljali v Koblenz z ladjo MS-Futura.
Parçaların çoğu kaybolmuş, pek azı elimizde kalmıştır.Pogorja so v večini poraščena in manj poseljena.
Aort oksijenlenmiş kanı tüm vücut parçalarına sistemik dolaşımla ulaştırır.Aorta prek sistemskega krvnega obtoka oskrbuje vse telo z oksigenirano krvjo.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Obrežite si meso svojih prednjih kožic!
Parçalar genel olarak diğer Punk örneklerinde olduğu gibi kısa sürelidir.Večina skladb je kratkih, kot je za punk značilno.
Yalnız koleksiyonun bazı önemli parçaları hala Rusya'dadır.Danes se ostanki utrdb nahajajo v Rusiji.
Her iki komut da coreutils'in parçalarıdır.Drugi dve sta Villarceaujevi krožnici.
Bu bölüm, özetle, üçüncü ve dördüncü bölümlerden sonra eksik kalan parçaları tamamlama görevini üstlendi.Zaradi nepopisnega navdušenja so morali v celoti ponoviti tretje in četrto dejanje.
2.3.0 (8 Kasım, 2001) : Veritabanı ve tablo görünümlerinin küçük parçalara ayrılması.2.3.0 (2001 m. lapkričio 8): duomenų bazių ir lentelių vaizdavimas buvo išskirti į mažesnias dalis.
Kitabenin diğer parçaları Kahire'deki Mısır Müzesinde ve Londra'daki Petrie Müzesi'nde bulunmaktadır.Kiti stelos fragmentai yra Kairo Egipto muziejuje ir vienas Petrie muziejuje Londone.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Kai caras Samuilas pamatė savo kadaise puikios armijos likučius mirė nuo šoko.
Zalim kralı parçalar.Stūkso Karališkių piliakalnis.
Yani mikroskop mercekleri ne kadar iyi olursa olsun, asıltıdaki parçalar gözlenemezler.Net ir pro geriausią mikroskopą negalima pamatyti žiedadulkės dalelės sandaros smulkmenų.
Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı.Jos sudraskė jį į gabalus.
Ayrıca ayin parçaları da saklanmaktadır.Taip pat išlikę liepų alėjos fragmentai.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Tačiau Setui pavyksta sukapoti jį į 14 gabalų ir išmėtyti po visą Egipto žemę.
Hizmetler (parçalar, iadeler, atıklar).Amatai (kaukės, rankdarbiai).
Raporlara göre çalınmış eşyalar çok çeşitli parçalardan oluşmaktaydı.Statomieji skydai būdavo daromi iš labai įvairių medžiagų.
Ve her biriyle birlikte, hepsi farklı parçalar oldu.”Ir visur, štai, jie sutinkami išskėstomis rankomis“.
Karakterinin ana parçalarını da burada ekledi.Čia pateikiami pagrindiniai jų bruožai.
Elde edilmesi ticari olarak mümkün olan parçalardan oluşmuştur.Konstruojant jo sudėtyje panaudota kuo daugiau dalių iš komercinių automobilių.
Bu parçalar fırlatıldıktan birkaç saniye sonra ufalanarak toz olur.Po kelių sekundžių šie vabalai susinaikina.
Finlandiya Karelyası, Güney Karelya ve Kuzey Karelya bölgelerinin parçalarıdır.Suomijoje ji maždaug sutampa su administraciniais regionais Pietų Karelija ir Šiaurės Karelija.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Įmonė sukūrė greičiausiai baterija pakraunamo, radijo būdu kontroliuojamo automobilio dalis.
Asıl metin kaybolmuş ve geriye sadece bazı parçaları kalmıştır.Po gimdymo ji visai suyra ir lieka tik maži gabalėliai.
Ayrıca birçok uçak parçaları da bulunmuştur.Tiek lėktuvų ir buvo pagaminta.
Daha uzaktaki parçaların, onları daha az kıracaktır.Ilgesnio ilgio bangos išskaidomos mažiau.
Bugün geriye kalan parçaları Paris Bibliothèque Nationale'de bulunmaktadır.Ta skulptūra dabar stovi Nacionalinėje Paryžiaus bibliotekoje.
Hazırlanan hamur küçük parçalara ayrılır.Vaisiai paruošiami juos supjausčius į nedidelius gabalėlius.
1997'de, Von'u (Umut), 1998'de de albümdeki parçaların remixlerini barındıran Von brigði çıkardılar.1997 m. išleistas albumas "Von" ("Viltis"), o 1998 m. šio albumo remiksų kolekcija "Von brigði".
Naziler, düşen uçağın tüm parçalarını Litvanyalılara iade etmedi.Naciai lietuviams negrąžino visų sudužusio lėktuvo dalių.
Atomlar daha küçük parçalara ayrılamazlar.Aatomid ei ole jagatavad väiksemateks osadeks.
Toplam sapmanın parçalarının karşılaştırılması için F-testi uygulanır.Koguhajuvuse hindamiseks kasutatakse dispersioonanalüüsis F-testi.
32 Çeşitli enstrümanlar ve piyano için parçalar, op.38 Idillio, flöödile ja klaverile, op.
Tüm parçalar Ozzy Osbourne, Randy Rhoads ve Bob Daisly tarafından yazılmıştır.Lugude autorid on Ozzy Osbourne, Randy Rhoads ja Bob Daisley, kui pole teisiti märgitud.
Bütün parçalar Rus Proton ve Soyuz roketleri ve Amerikan uzay mekikleri ile taşınmıştır.ISS-i osad viidi orbiidile Vene Protoni ja Sojuz kanderakettidega ning USA kosmosesüstikutega.
İstasyon basınçlı modüller, dış bağlantı parçaları, güneş panelleri ve diğer başka modüllerden oluşur.Jaam koosneb survestatud moodulitest, päikesepaneelidest ja teistest komponentidest.