parçalar ile cümle
parçalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Parçalardan bir tanesinin düzenlemesi ise Onno Tunç'a aittir.Una acera forma parte de Guecho, la otra pertenece a Lejona.
Bunun yanında koyu yüzlü açkılı çanak çömlek parçaları da vardır.Poseen rizomas cortos y corpulentos, con raicillas largas.
Başka bir temel ilke, bütünün parçaların toplamından daha büyük olmasıdır.Otro primer principio nos dice que el todo es mayor que la parte.
Az sayıda kırmızı astarlı mala ait parçalar da bulunmaktadır.Algunos trozos de pimiento rojo pueden ser añadidos.
Yıldızlar ise gündüzleri sönen, geceleri tekrar yanan kömür parçaları gibidirler.Y se asegura que en las noches de viento salían de ella unos sonidos, parecidos a lamentos.
Bu singleları ve kaydettiği diğer parçaları 2003 yılında Richard X Presents His X-Factor Vol.Richard X sampleó la canción de "Into U" en su álbum Richard X Presents His X-Factor Vol.
İkinci sırada bulunan tepidarium (ılıklık) kısmında yine yuvarlak tuğladan sütun parçaları bulunmaktadır.Se disponen en hileras a distintas alturas a ambos lados (Poniente y Saliente) de los cerros.
Daha sonra bu parçalar kaynayan sütün içine atılır.Luego es comido por las ratas desde dentro.
Zaten konuşmalarının çoğu gazetesinden okuduğu parçalardan ibarettir.La mayoría de su obra se dispersó por los periódicos donde trabajó.
Nesneler: Nesneler oyunun iş yapan parçalarıdır.Fortuna: es la meretriz en torno a la que gira la obra.
Karakterinin ana parçalarını da burada ekledi.Ahí resurgieron los principales aspectos de su personalidad.
Parçalandığı zaman erimiştir ve eridikten sonra bütün parçaları birleşmiştir.Se destacó en el bolero, aunque interpretó casi todos los ritmos.
En Son Kullanılan (İngilizce: Least Recently Used): Öncelikle son zamanlarda en az kullanılan parçaları atar.El algoritmo Least Recently Used (LRU) descarta primero los elementos menos usados recientemente.
Kısa süre sonra da bazı parçaların Fransız versiyonları yayınlanmıştır.Existen posteriores versiones francesas.
Bazı çanak parçalarının çok iyi kalitede olduğu belirtilmektedir.Algunos de sus fósiles están bien preservados.
Çok tekrarlanan ve alt parçalara bölünen işlemlerde kullanılır.Fabricado poco a poco con partes usadas.
Parçalar birbirinden uzaklaşmaya başladılar.Las piezas simplemente cayeron en su lugar una por una.
Ancak, iç mekan parçaları 1940'ların başına kadar bitmedi.Sus trabajos de consolidación no concluyeron hasta 1940.
Ayrıca hayvan figürü parçaları da toplanmıştır.Se encontraron también dientes de grandes animales.
Fas'ta sadece çene parçaları ve dişlerinin bir kısmı bulunabilmiştir.En Moscú se conservan hasta hoy solo fragmentos de sus calaveras y dentaduras.
Turnenin setlisti grubun üç albümünün tamamından parçalara yer vermektedir.En el caso chileno, el sistema de pensiones está organizado en torno a un esquema de tres pilares básicos.
Bazı parçalarını Fransızca'dan çevirmişler ve 1882'de Cenova'da kitapçık haline getirmişlerdir.Finalmente, tradujeron el libro al francés y lo distribuyeron como panfleto en Ginebra en 1882.
Bu düzenin en önemli parçaları kamu hukuku-özel hukuk ayrımı ve adli yargı-idari yargı ayrılığıdır.En España, el orden es el siguiente: Los gastos judiciales y extrajudiciales propios del proceso del concurso.
Tüm parçalar, not edilenler hariç, Tom Rowlands ve Ed Simons tarafından yazılmıştır.Todas las canciones escritas por Tom Rowlands y Ed Simons.
Zalim kralı parçalar.El rey cruzado.
Fakat sonunda Jane çocukluk evini yok eder, Xavier'i parçalara ayırıp dağıtır ve Magneto ile birlikte ayrılır.Ella destruye la casa, desintegra a Xavier y se va con Magneto.
Mumyalama işlemi sırasında kullanılan tüm bez parçaları ve sıvılar ölüyle birlikte gömülürdü.Se les enterraba con juguetes u objetos de uso cotidiano.
Bu et parçalarından da insanlar oluşur.El pueblo también comía de esta carne.
Şehirde uçak, otomobil parçaları, elektronik ve ev mobilya üreticileri bulunmaktadır.Se fabrican en la ciudad coches, motores de avión y aparatos radioelectrónicos.
Toplumsal bütünü parçalar halinde bütünden soyutlanmış biçimde analiz eder.Se analiza la realidad estudiándola por partes.
Kaynaşmış maddelerin parçalarından benzer bir nitelik ortaya çıkar ki, buna mizaç denir."Aunque esto volvió a ser parecido (no exactamente) en Fire Emblem: The Sacred Stones.
O dönemlerde albümdeki parçalar insanlar tarafından çok beğenildi.The Wailers estaban muy emocionados cuando el álbum le gustó a la gente.
Renk çizgisi bu endeks parçaları temsil eder.La representación de línea de color rastrea estos índices.
Sebzeler, iyice kıyılarak hazırlanan tabbule ile kıyaslandığında geniş parçalar halinde bölünür.La pared, fina como el papel, se rompe en fragmentos.
Diğer bir devindirici düzenek ailesi parçalara ayrılmış dingileri temel alır.Ordenó que lo que quedaba de las posesiones familiares fuese dividido entre sus hijos.
Tango parçaları da bestelemiştir.Son característicos los elementos con mangos.
Parçaların özgün yapısına yeni akorlar ekleyerek doğaçlamalarında her ikisinden de faydalanıyordu.Los dos nuevos miembros se integran perfectamente, involucrándose incluso en la composición de nuevos temas.
Süre dolduktan sonra gelen parçalar yok edilir.Cada objeto desaparece luego de usarse.
Tüm parçalar birbirlerine geçme şekilde tasarlanmıştır.Todas ellas están unidas sin pausas entre sí.
Çekiştirilen yerkabuğu parçalara ayrılır ve sürüklenmeye başlar.El primer elemento se corta luego en piezas que se unen y se pegan.
Yolda yiyecek bitince Er Töştük kendi etinden parçalar kopararak Karakuş'a verir.Después de hacer las tortas... echamos harina a todo el mundo.
Resmi parçalara bölüyor ve bu parçaları sırayla yapıyordu.Inicialmente reparaba guitarras y comercializaba piezas para estas.
Söz konusu elmasın parçalarının bir bölümü İngiliz Kraliyet ailesine ait mücevherlerde kullanılmıştır.Uno de sus fragmentos se encuentra entre las joyas de la corona británica.
10. , 11. ve 12. parçalar ise 1991'de yayınlanan Trail of Life Decayed demosuna aittir.Le tracce 10,11 e 12 sono estratte dal demo Trail of Life Decayed del 1991.
1), Felice Romani librettosu için opera parçaları, 1850-54.1), scene d'opera su libretto di Felice Romani, 1850-54 ca.
Bu albümdeki parçalar 2007 yılında The Final Sign of Evil albümünde yeniden kaydedildi.Le tracce sono state registrate nuovamente nel 2007 e pubblicate nell'album The Final Sign of Evil.
6. ve 7. parçalar 1998 yılında kaydedilen Projector albümünün kayıt aşamalarında kaydedilmiştir.Le canzoni 6 e 7 sono state registrate durante le sessioni di Projector nel 1998.
3. ve 4. parçalar daha önce yayınlanmamış, 5. parça ise sadece albümün Japonya sürümünde yayınlanmıştır.La terza e la quarta sono inedite, la quinta è stata pubblicata solo nell'edizione giapponese dell'album.
Başka bir temel ilke, bütünün parçaların toplamından daha büyük olmasıdır.Un altro principio centrale è che il tutto è maggiore della somma delle parti.
Radio 1's Live Lounge: Volume 2, Jo Whiley'in Radio 1'da çaldığı canlı parçalardan oluşan bir koleksiyon.Radio 1's Live Lounge: Volume 2 è una raccolta di tracce ascoltate sullo show di Jo Whiley di BBC Radio 1.
Bu singleları ve kaydettiği diğer parçaları 2003 yılında Richard X Presents His X-Factor Vol.Sempre nel 2003 è apparso nell'album Richard X Presents His X-Factor Vol.
Eserin diğer parçaları Yeryüzü Cenneti, Der Abstieg der Verdammten in die Hölle ve Cehennem adlı eserlerdir.Scatenò un regno di terrore sulla terra, in cielo e negli inferi.
8. ve 9. parçalar 1992'de yayınlanan A Moonclad Reflection demosuna aittir.Le tracce 8 e 9 sono estratte dall'ep A Moonclad Reflection del 1992.
Parçalara ayrılırdım.Raccogliere i frammenti.
Parçaların her iki serisi de C. Muller, "Fragmenta Historicorum Graecorum", vol.Frammenti contenuti in Fragmenta Historicorum Graecorum, vol.
Dünya'yla çarpışsaydı muhtemelen zararsızca atmosferde parçalara ayrılacaktı.Se ci fosse stata la collisione si sarebbe probabilmente disintegrato nell'atmosfera.
RC4WD radio kontrollü model parçaları, araçları ve ekipmanları üreten ve satan bir firmadır.RC4WD è un produttore e venditore di parti dei modelli radiocomandati, veicoli e attrezzature.
Bu parçalardan on beş tanesini Madonna'ya gönderdiler.E solo quindici persone a Parma le collezionano.
Sıcak bir yaz ortasında New York'ta, öldürülen erkeklerin vücut parçaları Hudson Nehri'nde bulunur.A New York iniziano a essere rinvenute, nelle acque del fiume Hudson, parti del corpo di uomini.
Lugosi'nin üç filminden parçalar kült televizyon dizisi Mystery Science Theater 3000'da yer aldı.Il film è stato mostrato in un episodio di Mystery Science Theater 3000.