parçaların ile cümle
parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Diktatörün özel malikanesindeki buzdolabında insan eti parçalarına rastlanmıştı.В холодильнике лежали куски человеческого мяса.
Gaga ve Beyoncé, tasarımcılar Frank Fernández ve Oscar Olima'nın "berbat edilmiş kot parçalarını" giydiler.Гага и Бейонсе одеты в костюмы от дизайнеров Фрэнка Фернандеса и Оскара Олима.
Parçaların çoğu kaybolmuş, pek azı elimizde kalmıştır.Одни в разное время сами ушли от нас, немногие были нами удалены.
Çoğunlukla diğer kuşların şarkılarının kısa parçalarını taklit eder.В песне они нередко имитируют некоторые звуки других птиц.
Albümdeki "Little Drummer Boy" ve "Proud Family" parçalarının geri vokallerinde yer aldı.Она исполнила вокальные партии для треков «Little Drummer Boy» и «Proud Family».
Bu istekler ürünün farklı farklı parçalarına ait olan istekler olabilir.Продукция может состоять из элементов, относящихся к различным общим категориям продукции.
Karakterinin ana parçalarını da burada ekledi.Во всей её фигуре проявлялись основные черты её характера.
Raman'da petrol bulunmasıyla kapanmış olan Boğaziçi rafinerisi parçalarından Raman Rafinerisi kurulmuştur.В лампаде, оставленной Рамалинге, заканчивалось масло.
Parçalandırılmış paketlerin de son parçaları hariç tüm parçalarında bu bit 1 olarak ayarlıdır.Флаг «есть фрагменты» должен быть установлен в 1 у всех фрагментов пакета, кроме последнего.
''Geri Geldi'' ve ''Okyanuslar'' parçalarına klip çekilmiştir.Казалось бы, всё устаканилось, кусочек «упавшего неба» вернулся.
Tamamen eski Türkçe pop ve rock parçalarının yeniden yorumlarından oluşur.На этот раз они участвуют в новой версии сказки о Джеке и бобовом стебле!
1902'de ABD'nin Montana Eyaleti'nde dev bir iskeletin parçalarına rastlandı.В 1902 году небольшим тиражом отчеканены последние золотые монеты бурской ЮАР.
Sabit parçaların her biri 50 ton ağırlığındaydı.Их огромные камни весят до 50 тонн каждый.
Bu anlayış Aristo’nun “bütün parçaların toplamından daha fazladır” sözü ile özetlenebilir.Он процитировал слова из «Метафизики» Аристотеля «целое больше, чем сумма его частей».
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.2014 год, является наиболее насыщенным для неё.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Разобрать мясо на мелкие кусочки.
Birçok kilise, geleneklere göre Gerçek Haç'ın olduğu iddia edilen parçalarına sahiptir.العديد من الكنائس تقول أنها تمتلك بقايا مجتزأة يعتقد أنها من الصليب الحقيقي.
Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı.وبدأ خلال هذه الفترة بكتابة أغانيه الخاصة.
Bütün olarak (üç parçası beraber) Morrigu olaak anılırdı, fakat parçalarına da Nemhain, Macha ve Badh denirdi.وأسلوب مارسو في البانتوميم (فن التمثيل الإيحائي) كان معترفًا به ومشهودًا له دون قرين أو ند.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.وكانت العلاقات بين البشر وآلهتهم جزًءا أساسيًا من المجتمع المصري.
Sinaptik güçlendirme, parçaların kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya nakledilme işlemidir.التوطيد المشبكي هو العملية التي يتم بها نقل العناصر من الذاكرة قصيرة الأجل إلى الذاكرة طويلة الأمد.
Güney Yarımkürede, Samanyolu'nun karanlık parçalarını fark etmek mümkündür.يمكن رؤية القطب السماوي الجنوبي فقط من نصف الكرة الجنوبي.
İki karakter de eski hayatlarının parçalarını bir araya getirmeye uğraşır.ولإيجاد مختلف عناصرها، نجمع العنصرين السابقين.
Kısa bir süre sonra, virüsler proteinler ve RNA parçalarına ayrıştırıldılar.Um curto tempo depois, este vírus foi separado em partes de proteína e RNA.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.As relações dos seres humanos com suas divindades eram uma parte fundamental da sociedade egípcia.
Segment, Elias'ın gitar parçalarını atması ve ardından sahne arkasına doğru ayrılmasıyla sona erdi.O segmento terminou com Elias descartando as peças da guitarra e depois saindo para os bastidores.
997 serisi parçalarının sadece üçte birini eski 996 serisinden almış, ancak teknik olarak benzer kalmıştır.O 997 partilha com o 996 menos de 30% de suas peças, mas tecnicamente é ainda muito parecido com este modelo.
Bu dizelerin, Tevrat'ın en eski parçalarından biri olduğuna inanılır.Pensa-se que esta espécie seja uma das mais antigas de tubarão.
Ancak tasarımdaki parçaların ne kadarının kendi üretimi olduğu bilinmemektedir.Não se sabe quantas ou quais obras contidas na coleção são de sua autoria.
Bu 12 bölümden her biri Avrasya biyomunun önemli parçalarını oluştururlar.Contudo, todas as moedas mostram obrigatoriamente 12 estrelas neste lado da moeda.
Aort oksijenlenmiş kanı tüm vücut parçalarına sistemik dolaşımla ulaştırır.Ela leva sangue oxigenado para todas partes do corpo através da circulação sistêmica.
Ayrıca Outsiderz 4 Life ile bir albüm hazırladı ve "Wil' Out" gibi parçaların yapımcısı oldu.Riley trabalhou em um álbum do grupo Outsiderz 4 Life, produzindo Wil' Out e outras faixas.
Ancak çocuğun büyükannesi Rhea onu kurtarır ve parçalarını birleştirir.Se une a esposa de Rafael para separá-los e assim ela poder reconquistá-lo.
Bayraklar Üç bitlik bu alan paket parçalarının kontrol edilmesi ve tanımlanabilmesi amacıyla kullanılmaktadır.Flags - o campo de três bits que segue é usado para controlar ou identificar fragmentos.
Hisse senedi bir şirketin anaparasının eşdeğer parçalarından biri.O estacionamento já representa boa parte do faturamento do Shopping.
Bazı çanak parçalarının çok iyi kalitede olduğu belirtilmektedir.Ele explicava porque algumas partículas fundamentais tinham massa.
Bu mekanizma diğer parçaların girebileceği ve hareket edebileceği temeli oluşturur.Forma um centro do qual outras raízes podem brotar.
Ayrıca tiyatro menejeri hazırlanmış olan birkaç parçaların içerikden çıkarılmasını istedi ve bu da yapıldı.Aí então os outros integrantes da banda pediram para ele se afastar, e assim foi.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Valem um pedaço de carne.
Fonksiyon parçaların birleşme noktalarında kırılma gösterir.Deve haver feedback do alinhamento para a segmentação.
Enterferans sürüklemesi, kanat/gövde, gövde/kuyruk gibi farklı parçaların birleştiği bölgelerde oluşur.As Guias-Mais-Velhas e os Caminheiros estão divididos em Fogos ou Clãs, que se agrupam a nível das províncias.
Albümün en sevilen parçalarından birisiydi.É uma das mais queridas do álbum.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Toen tsaar Samuel de overblijfselen van zijn eens zo machtige leger zag, stierf hij door de schok.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Saté zijn stukjes geroosterd vlees op een spiesje.
Belgeler, öncelikle Atina şehir-devletine odaklanmış, tutarsız ve parçalarına ayrılmıştır.De documentatie is onsamenhangend en versnipperd en richt zich allereerst op de stadsstaat Athene.
Albümün en beğenilen parçalarından birisi oldu.Het favoriete fragment van...
Parçaların tamamını Henry Mancini bestelemişti.Zo werd hij met Henry Mancini bekend.
Kaynaşmış maddelerin parçalarından benzer bir nitelik ortaya çıkar ki, buna mizaç denir."Hij is dan vergelijkbaar met het vousvoyeren (het u-zeggen), als men daarbij de meervoudsvorm gebruikt.
Bu bölge dünya üzerindeki en kararlı toprak parçalarından biridir.Het is een van de meest ongerepte plaatsen op aarde.
Ancak tasarımdaki parçaların ne kadarının kendi üretimi olduğu bilinmemektedir.Het is nog niet bekend hoeveel van de design elementen hun weg zullen vinden naar het productiemodel.
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.Het werd een van de meest succesvolle nummers van 2014.
Örnek olarak kömür parçalarını alarak ateşin içine yerleştirmeye yarayan ateş-maşaları verilebilir.De blikschaar wordt bijvoorbeeld door de brandweer gebruikt om auto's open te knippen.
Daha sonra Chucky büyük bir fana düşerek parçalarına ayrılır.Reggie slaat natuurlijk helemaal door...
Parçalarını Fransızca yazmış ve kaydetmiştir.De reeks is oorspronkelijk in het Frans geschreven en uitgegeven.
Daha küçük kare ve dikdörtgen kâğıt parçalarını kullanarak duvarlara yerleştirdi.Men ging zo ver dat men de gewelven en muren bekleedde met tassopapier.
Bu kitap İngiltere'nin en önemli parçalarından biridir.Dit is een lijst van de belangrijkste kastelen in Engeland.
Operadaki parçaların icra edilmesi... gayet zordu."De opnames van de drumpartijen waren uiterst lastig.
Makine parçalarının birbirine bağlantısı için de kullanılabilirler.Maszyny można także pakować jedna w drugą.
Parçaların tamamını Henry Mancini bestelemişti.Wielokrotnie angażował go Henry Mancini.
Yeremya kitabına ait parçaların bir kısmı Kumran'da dördüncü mağaradaki Ölü Deniz parşömenleri'nde bulundu.Rękopis ten został znaleziony w grocie 4 w Kumran, należy więc do zwojów znad Morza Martwego.