parçaların ile cümle

parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Mas a melhor parte acerca destes componentes é que nós compra-mo-las num loja de brinquedos.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Najlepšie na týchto komponentoch je, že sú z hračkárstva.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Nhưng điều tuyệt vời nhất về những thành phần này là chúng tôi mua chúng tại các tiệm đồ chơi.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Parasta näissä osissa on se, että ne voi ostaa lelukaupasta.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Pero lo mejor sobre estas piezas es que las compramos en una tienda de juguetes.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Tapi bagian terbaik tentang komponen ini adalah kami membelinya di sebuah toko mainan.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Αλλά το καλύτερο με αυτά τα εξαρτήματα είναι ότι τα έχουμε αγοράσει από κατάστημα παιχνιδιών.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Але найкраще в цих деталях те, що ми придбали їх в іграшковому магазині.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Най-добрата част за тези компоненти е, че ние ги купихме от магазин за детски играчки.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.Но самое интересное во всех этих деталях то, что мы купили их в магазине игрушек.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.אבל הדבר הכי טוב בקשר לחלקים הללו הוא שרכשנו אותם בחנות צעצועים.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.ولكن أفضل جزء عن هذه المكونات هو أننا قمنا بشرائهم من متجر للألعاب.
Ama bu parçaların en iyi tarafı şudur ki biz bunları bir oyuncak mağazasından satın aldık.おもちゃ屋で 手に入ることです リモコン飛行機の 部品なんです
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Ale całość istnieje dzięki połączeniu tych małych cząstek.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Kun pienet osat yhdistetään, syntyy kokonaisuus.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Mas a combinação das partes possibilita a existência do todo.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Ma unendo insieme tutte quelle parti, la totalità può esistere.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Men alla delar blir till en helhet.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Men alle dele bliver til en helhed.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Pero todas estas pequeñas partes juntas permiten que el todo exista.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Αλλά χάρη σε όλα αυτά τα κλάσματα υπάρχει το όλο.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Но если сложить вместе эти крупицы, то получится целое.
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.Ale wtedy nie rozłożylibyście tego całkowicie na ułamki proste.
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.그러나 완전히 식을 분해한 것은 아닙니다
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.Ma poi non avresti scomposto del tutto questo problema.
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.Но тогава няма напълно да сте разложили задачата
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.لكن لاحقاً سيكون عليك تجزيئ هذه المسألة
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.ここでの答えは、解き方を紹介するので、
Ancak almak isterseniz, parçalarına ayrılacaktır.Eppure, quando cerchiamo di prenderlo, si sgretola.
Ancak almak isterseniz, parçalarına ayrılacaktır.Mais, si vous essayez de l'attraper, elle se désintègre.
Ancak almak isterseniz, parçalarına ayrılacaktır.Μα, αν προσπαθούσατε να την πιάσετε, θα διαλυόταν.
Ancak almak isterseniz, parçalarına ayrılacaktır.Если вы захотите его поймать, оно развалится на части.
Ancak almak isterseniz, parçalarına ayrılacaktır.אבל אם ינסו ללכוד אותה, היא תתפרק.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.De onderlinge reacties maken dat het gezamenlijk effect groter is dan de som van de delen.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Die Synergien dazwischen machen das Ganze so unheimlich viel größer als die Summe seiner Einzelteile.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.그들 사이의 시너지 효과는 부분의 합보다 훨씬 더 큰 전체를 만들어냅니다.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Làm cho toàn bộ tuyệt vời hơn Tổng từng phần lại.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.La sinergía entre ellas que hace que sea más grande que si la sumáramos.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Le sinergie tra di essi che rendono il tutto molto più grave della somma delle parti.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Les synergies parmi elles qui rendent le tout plus grand que la somme des parties.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Sinergia din rândul lor care face întregul mult mai dramatic decât suma părților.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Yhteisvaikutukset tekevät kokonaisuudesta huikeasti suuremman kuin osiensa summa.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Взаимодействие факторов делает результат большим, чем сумма слагаемых частей.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.Синергиите между тях, които правят цялото далеч по-огромно от сумата от частите.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.הסינרגיה ביניהם, שהופכת את השלם לגדול בהרבה מסכום חלקיו.
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.التعاون الذي بينهم يصنع كل الاتساع الكبير اكثر من مجموع الاجزاء
Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor.その影響がより大きくなり それぞれを足したものよりも大きいのです 直面する大きな科学的な課題
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz.Esperamos que a gravidade lunar limpe os detritos da cauda. E poderão aterrar.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz.lunaire devrait entraîner les débris. Et vous atterrirez.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz.Semoga sisa-sisa di ekornya sudah dibersihkan graviti bulan.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz.Toivomme, että Kuu vetää avaruusrojun puoleensa.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz. Ve tam buraya ineceksiniz.Esperamos que la gravedad lunar jalará los desechos... ...y Uds. aterrizarán aqui.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz. Ve tam buraya ineceksiniz. İşte bu.Díky gravitaci Měsíce tam snad nebude smetí.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz. Ve tam buraya ineceksiniz. İşte bu.Η σελήνη θα τραβήξει τα θραύσμα- τα του και θα προσεδαφιστείτε.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz.Vi hoppas att månen drar till sig svansen.
Arkada sürüklenen parçaların ayın yerçekimine kapılacağını umuyoruz.حيث نتمنى بأن الحطام سيزال بجاذبية القمر
Arka planın tam ortasına bakarsanız, kopan parçaların, bir yoyo gibi inip çıktığını farkedebilirsiniz.Als je naar het midden van de achtergrond kijkt, zie je de afkalvingszijde op en neer gaan als een jojo.
Arka planın tam ortasına bakarsanız, kopan parçaların, bir yoyo gibi inip çıktığını farkedebilirsiniz.Dacă te uiţi în fundal la mijloc, vedeți faţa prăbușirii săltând în sus și în jos ca un yo-yo.
Arka planın tam ortasına bakarsanız, kopan parçaların, bir yoyo gibi inip çıktığını farkedebilirsiniz.Ha a háttér közepére néznek láthatják az omladozó falat fel-le mozogni, mint egy yoyo.
Arka planın tam ortasına bakarsanız, kopan parçaların, bir yoyo gibi inip çıktığını farkedebilirsiniz.Im Hintergrund sieht man ihn hoch und runter tanzen, wie ein Jojo.

İlgili Sayfalar