parçalama ile cümle

parçalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Önyargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordurUprzedzenie trudniej jest rozbić niż atom
2010 yılında Piliç İşleme-Parçalama tesisi ve Bakliyat Paketleme tesisi faaliyete geçirilmiştir.2015 råkade man sälja kött med felaktig förpackningsmärkning.
Veri parçalama.Blodflöde.
Fakat panter onu parçalamayı reddetti.Jarlen vägrade dock att städsla honom.
Bu sayede kas hücreleri de glikozu parçalamaya devam edebilirler.Tripsarna kan även raspa sönder cellerna.
OOXML'in XML şeması yükleme ve parçalama zamanlarını düşürdüğü söylenmektedir.XML Schema OOXML акцентує на зменшенні часу завантаження та поліпшенні швидкості парсингу.
RFC 791 belgesi IP parçalama, taşıma ve datagramların yeniden birleştirme prosedürünü tanımlar.RFC 791 popisuje postup pro fragmentaci IP datagramů, jejich přenos a zpětné sestavení.
Parçalama işleminde pıhtının fazla hırpalanmamasına dikkat edilmelidir.Při odstraňování přebytečné rohoviny nebylo nutno nohu příliš pečlivě prohlížet.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.Bojí se, že by jí chtěl Spolek využít.
1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı, uranyum atomunu parçalamayı başardı.1939: Pentru prima oară, în cadrul Universității Columbia, a fost divizat un atom de uraniu.
Çahşamak, bir şeyi parçalamak, ufak parçalara ayırmak anlamına gelir.Mivel szemétből áll, képes magát kisebb darabokra osztani.
Fakat panter onu parçalamayı reddetti.Brest visszautasította a változtatást.
Parçalama işleminde pıhtının fazla hırpalanmamasına dikkat edilmelidir.Fejlődési időszakban ügyelni kell arra, hogy ne terheljék túl.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.A férfi ezzel próbálja meg elkerülni, hogy vakrandizásra kényszerítse a családja.
Yani parçalama, bölünmedir.Anaksimandros: Fragmentteja.
Fakat panter onu parçalamayı reddetti.Pilić kiisti kuitenkin kieltäytyneensä.
Ayrıca uygulanan yeri parçalamaya yarar.Tempat tersebut juga dipakai untuk selancar.
Çoğu organizma pürinleri sentezlemek ve parçalamak için metabolik yollara sahiptir.Banyak organisme memilik cara metabolik untuk mensintesis dan memecah purina.
Parçalama, bıçaklama, asma, suda boğma, boğazını sıkma, havasız bırakma Watts'ın öldürme biçimlerindendir.Rạch, đâm, treo cổ, dìm nước, làm ngạt thở, và bóp cổ đều nằm trong những cách Watts giết người.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.Cô nghĩ rằng có ai đó đã đột nhập vào nhà mình.
Korra ve arkadaşları dev robotu yenmeyi ve parçalamayı başarır.Justice League đến giúp Batman và Superman và ngăn chặn và phá hủy thành công robot.
RFC 791 belgesi IP parçalama, taşıma ve datagramların yeniden birleştirme prosedürünü tanımlar.RFC 791 でIPフラグメンテーションの手続きすなわちデータグラムの転送および再構築について記述している。
Yani parçalama, bölünmedir.破砕、断片のこと。
Ayrıca uygulanan yeri parçalamaya yarar.また、造った部屋は壊すこともできる。
Bu sürece kaya parçalama denir.折り熨斗と呼ばれる。
Fakat panter onu parçalamayı reddetti.しかしソープは彼を置いていくのを拒否した。
Burada parçalama işlemi devam eder.ここで界面破壊が進行し始める。
RFC 791 belgesi IP parçalama, taşıma ve datagramların yeniden birleştirme prosedürünü tanımlar.RFC 791은 IP 단편화, 데이터그램의 전송, 재조립을 위한 프로시져를 기술한다.
Veri üzerinde parçalama yapılmayacağını gösterir.לוודא שאין מעגלים ברשת ההשפעה.
1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı, uranyum atomunu parçalamayı başardı.1939 г. – В Колумбийския университет е разделен атомът на урана.
Çoğu organizma pürinleri sentezlemek ve parçalamak için metabolik yollara sahiptir.Mnogi organizmi imaju metaboličke putove za sintetiziranje i razgradnju purina.
Çoğu organizma pürinleri sentezlemek ve parçalamak için metabolik yollara sahiptir.Mnoho organizmov má metabolické dráhy schopné syntetizovať alebo rozložiť puríny.
Kısa bir süre sonra bu parçalama işlemine diğer insanlarda katıldılar.Kmalu zatem, so se mu pri uničevanju avtomobila pridružili še drugi ljudje.
Yani parçalama, bölünmedir.Lapai pražanginiai, suskaldyti.
Dişlerini avlarını parçalamada kullanırlar.Hambad on neil ainult saagi püüdmiseks.
Baş, kısa ve geniş, dişler sivri ve kemik parçalamaya uygundur.Pea on lühike ja lai, hambad väga tugevad ning ideaalselt sobivad luude purustamiseks.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile. Çünkü o portre sizsiniz.I když zrovna nemusíte nos vašeho strýce, tak tu fotku neroztrháte, protože jste na ní i vy.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile. Çünkü o portre sizsiniz.Nem tépjük szét a képet, csak mert nem tetszik a nagybácsi orra, mert ez a fénykép te vagy.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile. Çünkü o portre sizsiniz.Nie niszczymy naszych rodzinnych portretów, nawet jeśli nie podoba nam się nos wujka, bo te portrety to my.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile. Çünkü o portre sizsiniz.Nu rupem portretul de familie, chiar dacă nu ne place nasul unchiului, pentru că acest portret ne reprezintă.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile. Çünkü o portre sizsiniz.Мы не рвём нашу семейную фотографию, даже если нам не нравится нос нашего дяди, потому что это портрет с Вами.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile. Çünkü o portre sizsiniz.Не го скъсваме, въпреки че може да не харесваме носа на чичо си, защото този портрет сте вие.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile.우리는 우리의 가족 사진을 찢어버리지 않습니다. 비록 우리가 삼촌의 코가 맘에 안든다고 해도 말입니다.
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile.אנחנו לא נקרע את התמונה המשפחתית, אפילו אם אנחנו לא אוהבים את האף של הדוד שלנו,
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile.نحن لا نمزق صورة عائلتنا، حتى ولو لم تعجبنا صورة أنف عمنا،
Aile portremizi parçalamayız. hatta amcamızın burnunu beğenmesek bile.もしおじさんの鼻が気に入らなくてもです 写真はあなた自身ですから
"Anlama"... ..."parçalama" ve "yeniden yapma.""decomposição" e "reconstrução".
"Anlama"... ..."parçalama" ve "yeniden yapma."Forståelse, nedbrydning og omformning.
"Anlama"... ..."parçalama" ve "yeniden yapma."Förståelse, sönderdelning och sammansättning.
"Anlama"... ..."parçalama" ve "yeniden yapma."-hajottaminen ja kokoaminen.
"Anlama"... ..."parçalama" ve "yeniden yapma.""scomposizione" e "ricomposizione".
"Anlama"... ..."parçalama" ve "yeniden yapma."Την "κατανόηση", "αποσύνθεση," και "ανακατασκευή."
"Anlama"... ..."parçalama" ve "yeniden yapma.""расщепления" и "воссоздания".
Benim işim, kalbinin etrafına diktiğin o duvarları parçalamak.C'est pas tragique, ça ?
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.Inną metodą jest po prostu podzielić licznik i mianownik.
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.Jiný způsob je ve skutečnostit vydělit tyhle výrazy.
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.Másik módja, hogy megoldjad, ha elosztod ezt a törtet.
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.On peut aussi simplifier cette fraction, On peut aussi simplifier cette fraction,
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.Otra manera que usted podría hacer es que en realidad podría dividir esta fracción.
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.Outra maneira você poderia fazê-lo é que você poderia realmente Divida esta fração.

İlgili Sayfalar