parçalama ile cümle

parçalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.Un altro modo in cui potresti farlo e' che potresti dividere questa frazione.
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.Другой способ, вы можете сделать это — что вы могли бы на самом деле Разделите эту часть.
Bir diğer yöntem de, ifadeyi parçalamak.طريقة اخرى يمكنكم القيام بها هي انه يمكنكم ان تقسموا هذا الكسر
Bir hamburger parçalama oyunuמשחק מחיצת המבורגרים
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -Como sabe, estas moléculas estão ligadas a outras, com oxigénios, hidrgénios e outros.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -Entonces podría decirse que lisaron la glucosa y cada una de estas cosas.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -Je "lyset" de glucose in deze twee dingen.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -그래서 당신은 글루코오스를 분해했습니다. 그리고 이 각각의 것들은요,
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -Mamy więc cząsteczkę glukozy rozłożoną na dwie cząsteczki.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -Takže je to lýza glukózy.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -Έτσι, έχεις μια "λύση" της γλυκόζης και κάθε ένα μέρος από αυτά.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -Тож ми ніби як розчинили глюкозу.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -אז הנה חילקנו את הגלוקוז וכל אחד מהדברים האלה.
Bir nevi glukoz ve diğer şeyleri parçalamak. -إذاً بشكل ما لقد قمت بتكسير الجلوكوز وكل واحدة من هذه الأشياء
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Bạn phải tách các phần ra.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Devi fare a pezzi delle cose.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Je moet dingen uit elkaar halen.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.우리는 이러한 생각에서 벗어나야합니다.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Se desbaratan las cosas.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir. Tabiki atom fiziğinin işleyişi böyledir.W fizyce cząstek elementarnych dosłownie rozrywa się atomy, żeby zrozumieć, co mają w środku.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Trebuie să separați lucrurile.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Vous devez en effet séparer les objets étudiés du reste.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Вам нужно всё разложить на составляющие.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.Трябва да разделиш нещата на части.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.עליך לפרק דברים לגורמים.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.ينبغي عليك فك الأشياء إلى قطع.
Bir şeyleri parçalamanız gerekir.そうです 素粒子物理学は分解します
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.포도알을 집었는데 떨어뜨리지 않았습니다. 뭉게지지도 않았고요.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.Va a recoger una uva, no se le cayo, no la rompió.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.Va culege o boabă de strugure, n-a scăpat-o, n-a spart-o.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı. Ve onu yiyecek.Er hebt eine Weintraube auf und lässt sie weder fallen, noch platzt sie auf, und dann wird er sie essen.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı. Ve onu yiyecek.Hij pakt de druif op -- laat hem niet vallen -- maakt hem niet kapot -- en eet hem op.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı. Ve onu yiyecek.Podnosi winogrono i ani go nie upuści ani nie zmiażdży, tylko zje.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.Той ще вземе едно зърно грозде и той не го изпусна, нито го спука.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.הוא עומד להרים ענב, הוא לא הפיל אותו, הוא לא מחץ אותו.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.سيقوم بالتقاط حبة عنب، ولم يسقطها، ولم يهشمها.
Bir üzüm alacak, ve onu düsürmedi, parçalamadı.落さず 潰さずに 持ち上げ 食べるのです
Bu ifadeyi uğraşabileceğimiz ifadelere parçalamak için doğal logaritmayı kullanacağız. .نستخدم اللوغارتم الطبيعي لكي تقسم هذا الأس ونحوله الى عبارات يمكننا التعامل معها
Buna parçalamak deniyor.Si chiama "chunking".
Bunu parçalamak için şu çarpanları kullanıyorum.J'utilise ces deux facteurs pour la décomposition.
Bunu parçalamak için şu çarpanları kullanıyorum.나는 이 두가지 인수를 나누어 볼 것이다
Bunu parçalamak için şu çarpanları kullanıyorum.انني استخدم هذان العاملان في التجزيئ
Bunu parçalamak için şu çarpanları kullanıyorum.最後に−3があります。
Burada bunu biraz parçalamamız gerekir.وهنا ربما نريد كسرها قليلا
Burada yapacağımız bu orta terimi parçalamak이제 우리가 해야 할 것은
Burada yapacağımız bu orta terimi parçalamakوما نريد ان نفعله هنا او ان نجزئ هذه
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.그래서 손떨림의 영향이 미치지 않는 방법 중에서, 분산된 이미지를 이용해 작품을 만들 수 있는 방법을 찾아 보았어요.
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.Zacząłem eksperymentować z innymi sposobami fragmentacji obrazu, gdzie drżenie nie wpływałoby na jakość pracy.
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.אז התחלתי לנסות דרכים אחרות להרכיב תמונות ממקטעים דרכים שבהן הרעד לא ישפיע על העבודה,
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.لذا بدأت تجريب طرق أخرى لتجزئة الصور حيث يصبح الاهتزاز دون تأثير على العمل
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.震えの影響がない方法です 絵の具に足を突っ込んで キャンバス上を歩いたり
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.A crescut pe unul din puii ei, care s'a făcut un leuţ, învăţat să sfîşie prada; şi a mîncat oameni.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.A gdy odchowała jedno z szczeniąt swoich, stało się lwem, tak, że nauczywszy się chwytać łupu pożerał i ludzi.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.A vychovala jedno zo svojich ľvíčat; bol to mladý lev a naučil sa lúpežiť; žrával ľudí.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Enalteció a uno de sus cachorros, el cual se hizo león. Aprendió a arrebatar la presa y devoró hombres
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.En Unge voksede til, en Ungløve blev den; den lærte at røve Rov, Mennesker åd den.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.És fölnevele egyet kölykei közül; fiatal oroszlánná lõn, és megtanula ragadományt ragadozni, embereket evett.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.Essa innalzò uno dei cuccioli che divenne leone, imparò a sbranare la preda, a divorare gli uomini
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.In vzredila je enega mladičev svojih, ta je postal mlad lev in se je navadil plen loviti, požiral je ljudi.
Büyüttüğü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avını kapıp parçalamayı öğrendi, İnsan yiyen bir aslan oldu.ja sai ylenemään yhden poikasistaan: siitä tuli nuori jalopeura, se oppi saalista raatelemaan, se söi ihmisiä.

İlgili Sayfalar