parçacıklar ile cümle

parçacıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Suni yağışta bulutlara buz parçacıkları vererek yağış oluşturulmaya çalışılır.Door wolken te bestrooien met ijs en droogijs wilde hij regen maken.
Örneğin bu parçacıkların negatif kütleye sahip olması.In dergelijke materialen is de brekingsindex negatief.
Substrat üzerine gönderilen parçacıklarının büyük bir kısmı yüzeyde ısı olarak açığa çıkar.Veel bronnen geven daarom Cope als de naamgever.
Kozmik toz parçacıklarının çoğu boyutları 0,1 mikrometreye ulaşan az miktardaki moleküller topluluğudur.Kosmische stof bestaat uit deeltjes die variëren van een paar moleculen tot 0,1 mm in grootte.
Çift sayılı parçacıklar tek sayılı parçacıklardan daha kararlıdır.Dubbeldekstreinen zijn hoger dan enkeldekstreinen.
Bu parçacıkları Arrenius iyon adlandırmıştır.Dit onderdeel gaat verder onder de naam Arconic.
Bu parçacıklar 1980'lerin başında bulunmuştur.Deze affaire was in het begin van de jaren 80.
Iterasyonlar varsayılan olarak eşit bir şekilde iş parçacıkları arasında paylaştırılır.Domyślnie, iteracje są dzielone po równo między wątki.
Alfa parçacıkları (helyum çekirdekleri) en az delici olanlardır.Na dolnej części znajdują się odpowiadające im wgłębienia.
Negatif yüklü olan elektron, bu parçacıklar arasında 9.11−31 kg ile en hafif olanıdır.Elektron jest najmniej masywną z tych trzech cząstek, z masą 9,11×10−31 kg.
Eğer gerçekten bunlar Majorana parçacıklar ise nötrinosuz çift beta bozunması mümkündür.Gdyby neutrino było istotnie cząstką Majorany, to możliwy byłby podwójny bezneutrinowy rozpad beta.
Diğer parçacıkların Compton dalgaboyları farklıdır.Inne cząstki mają różne wartości długości fali Comptona.
Diğer tüm parçacıklar sıfır renk yüküne sahiptirler.Wszystkie kończyny mają domieszkę koloru rdzawego.
Rutherford ile birlikte çeşitli elementlerin alfa parçacıklarıyla bombardımanı üzerinde çalıştı.Rutherford bombardował złotą folię dodatnio naładowanymi cząstkami alfa.
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.Byłem zdziwiony, że zachowała się tak nieznaczna część szkieletu.
Protonlar veya elektronlar gibi temel parçacıkların renkleri yoktur.Przykładami są: kolor – cząstki elementarne takie jak elektrony i protony nie posiadają koloru.
Bu parçacıklar bir bütün halini alır.Otwiera on cały kawałek.
Fakat, bu parçacıkların varlığı henüz kanıtlanmadı.Det verkar dock numera som om dessa partiklar faktiskt inte existerar.
Sert parçacıklar gömüldükleri yüzeyde de tahribat yaparlar.Stora färgrester finns kvar på dessa begravda delar.
Arrhenius'un açıklamasına göre tuzlar, çözelti oluşturduklarında, yüklü parçacıklara parçalanıyorlardı.Arrhenius teori innebär att salter sönderdelades i enklare beståndsdelar, joner, när de löses i vatten.
Belirli bir kütleçekimsel alanda benzer noktalarda bulunan tüm test parçacıklar aynı ivmeye maruz kalır.Alla lok som står på ett givet spåravsnitt påverkas i samma utsträckning.
Standart modele göre, nötrinolar kütlesiz parçacıklardır.I partikelfysikens standardmodell är neutrinerna exakt masslösa.
Bu yüksek enerjili parçacıklar oldukça nadirdir.Extrema nederbördsmängder är relativt ovanliga.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.Заряджені частинки мають значний вплив на поверхневі характеристики галілеєвих супутників.
Ergosphere giren Parçacıklar daha hızlı döndürmek ve böylece enerji kazanmak zorunda.Частинки, потрапляючи в межі ергосфери, змушені обертатися швидше і тим самим отримують енергію.
Standart Model, günümüz itibarıyla bilinen tüm temel parçacıkları açıklayan bir teoridir.Стандартна модель є теоретичною основою опису всіх відомих на сьогодні елементарних частинок.
W ve Z parçacıklarının keşfi CERN'ün büyük başarı hikâyesidir.Відкриття W- і Z-бозонів — одна з найуспішніших сторінок історії ЦЕРНу.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Кожна з зовнішніх планет оточена кільцями пилу та інших частинок.
Böyle bir durumda WIMP’s (büyük parçacıkların zayıf etkileşimi) olacaktır.Флегматики: на темперамент цих людей впливає слиз (флегма).
Kozmik toz parçacıklarının çoğu boyutları 0,1 mikrometreye ulaşan az miktardaki moleküller topluluğudur.Космічний пил утворюється в космосі частинками розміром від декількох молекул до 0,1 мм.
Yüklü parçacıklarla ilgili bir simulasyon yazılımıДетальний опис вищезазначеного експерименту з ящірками
Kozmik ışınlar, dış uzaydan gelen çok yüksek enerjili parçacıklardır.Космі́чні про́мені — заряджені частинки високих енергій з космічного простору.
Ergosphere giren Parçacıklar daha hızlı döndürmek ve böylece enerji kazanmak zorunda.Částice padající do ergosféry je donucena rotovat rychleji a tedy získává na energii.
Bu simetriler, fermiyonik parçacıkları bozonik parçacıklarla değiştirir.Tyto symetrie zaměňují fermionové částice za bosonové.
Radyasyon veya ışınım, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji yayımı ya da aktarımıdır.Záření neboli radiace je emise energie ve formě vlnění nebo částic skrze prostor nebo hmotu.
Bundan, parçacıkların boyutları ve belki de biçimleri saptanabilir.Délku tak bylo možno vyjádřit počtem těchto jednotek, případně i jejich zlomky.
Bu izler, parçacıklar için ayırt edicidir.Izospin tyto částice odlišuje.
Bu özelliğe sahip parçacıklar Majorana parçacıkları verilir.Částice s touto vlastností nazýváme Majorana částice.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Význam mnoha variací však zůstává nejasný.
Bu parçacıklar fiziğin temel kurallarına aykırıdır.Provoz jednotky porušuje několik základních zákonů fyziky.
Bu parçacıklar bir bütün halini alır.Družice musí vydržet cokoli.
Bu yüzden belirsizlik zararsızdır fakat göreceli parçacıklar için öyle değildir.Vzhled ale není to jediné, co je na nich výjimečného.
Ayna parçacıkları kendi aralarında sıradan parçacıklarla aynı şekilde etkileşime geçerler.V opačném případě se s částicí naloží jako v běžném PSO.
Böylece, bu varsayımsal parçacıklara, graviton unvanı verilmiş oldu.Určitou oblibu si získala hypotéza gravitační nestability.
Bu parçacıklar Planck çağında evrenin oluşmasındaki bazı modellerde rol oynadı.Acestea joacă un rol în unele modele de evoluție a universului pe durata epocii Planck.
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.Spre surprinderea lor, o fracțiune mică din particulele alfa au fost puternic deviate.
Dairesel hızlandırıcıda, parçacıklar yeterli enerjiye ulaşana kadar dairede dönerler.Într-un accelerator circular, particulele se mișcă într-un cerc până când obțin suficientă energie.
Genellikle yüklü parçacıkları hızlandırmak için elektrik alan kullanılır.Se accelerează în general doar particulele ce poartă sarcină electrică.
Tüm parçacıklar gibi elektronlar da dalga gibi davranabilir.Ca aproape toate particulele, electronii se pot comporta ca niște unde.
Makroskobik bir nesnenin yükü, nesneyi meydana getiren parçacıkların elektriksel yükünün toplamıdır.Sarcina electrică a unui obiect macroscopic este suma sarcinilor electrice ale componentelor ce îl constituie.
Bazen yeni bakışımlar yeni parçacıkların varlığına işaret eder.Noua identitate se răsfrânge curând și asupra aspectului noilor modele.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Fiecare planetă exterioară este înconjurată de inele planetare alcătuite din praf și alte obiecte mici.
Bu yüzden belirsizlik zararsızdır fakat göreceli parçacıklar için öyle değildir.Faptele bune sunt necesare, dar sunt insuficiente pentru inviere.
Pillai: Gümüş parçacıklar SIO kazanmada %33 oranında foto döngüsünü arttırmaktadır.Din acest motiv panourile solare fotovoltaice au în cel mai bun caz o eficiență de 15%.
İz etrafındaki kabarcıkların yoğunluğu parçacıkların kaybettiği enerji ile doğru orantılıdır.Densitatea bulelor în jurul unei urme este proporțională cu cantitatea de energie pierdută de particulă.
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.Meglepődésükre az alfa-részecskék egy része igen jelentős elhajlást mutatott.
W ve Z parçacıklarının keşfi CERN'ün büyük başarı hikâyesidir.A W- és Z-bozon felfedezése egy nagy CERN sikertörténet.
İyonizasyon ve parçacıkların özelliklerinde değişimler sistemin bağ enerjisini değiştirir.Az ionizáció és a részecskék közötti arány megváltozása megváltoztatja a rendszer kötési energiáját.
İlki; güneşin etrafındaki gezegenlerin aksine, elektronlar yüklü parçacıklardı.Az egyik, hogy a nap körül keringő bolygóktól eltérően az elektronok töltött részecskék.
Bu parçacıklar takyonlar diye adlandırılır.Az ilyen részecskéket tachionoknak nevezzük.

İlgili Sayfalar