parçacıklar ile cümle

parçacıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer parçacıklar birbirinden ayırt edilemezse sadece N+1 yapılandırma olur.Si n granos de arena no forman un montón, tampoco lo serán (n+1) granos.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Sin embargo, para este tipo de función resultan inexplicables ciertos elementos estructurales.
Protonlar veya elektronlar gibi temel parçacıkların renkleri yoktur.Le particelle elementari come protoni o elettroni non hanno colore.
Einstein daha sonra iki farklı makalede Bose `un fikirlerini madde parçacıkları konusuna genişletir .In seguito Einstein estese le idee di Bose in due altri articoli .
Diğer tüm parçacıklar sıfır renk yüküne sahiptirler.Tutte le altre particelle hanno carica di colore zero.
Ergosphere giren Parçacıklar daha hızlı döndürmek ve böylece enerji kazanmak zorunda.Le particelle che cadono dentro l'ergosfera sono costrette a ruotare più veloci e quindi guadagnando energia.
Diğer parçacıklar mümkün olan farklı dönme değerlerine sahiptir.Altre particelle possono avere un diverso numero di valori possibili.
Tevatron Ana Enjektörden gelen parçacıkları 980 GeV değerine kadar ivmelendirebiliyor.Nel Tevatron, le particelle provenienti dal Main Injector sono accelerate fino a 980 GeV.
P335+P334 Parçacıkları cildinizden hafifçe temizleyin.P335 + P334 – Rimuovere le particelle depositate sulla pelle.
Bu parçacıkların analizi bize, bizim güneş sistemimizin oluşumu gibi fenomenler hakkında bilgi verebilir.Una volta analizzati questi dati offrono informazioni sulla struttura interna del nostro Sole.
Parçacıkların birçok farklı şekli ve boyutu vardır.I picchetti hanno varie forme e dimensioni.
Hem temel (müonlar) hem kompozit parçacıklar (sigma baryonlar) parçacık ayrışmasına uğrarlar diye bilinirler.La loro intesa fa colpo su quelli che li conoscono, sono una coppia di successo.
Bununla birlikte, Schrödinger denklemi kütlesiz parçacıklara uygulanmaz.La relazione di Eulero può non valere nei poliedri non semplici.
Viral parçacıklar ikosahadral simetri ile yaklaşık 30 nanometre çapındadır.La particella virale ha un diametro di circa 30 nanometri con simmetria icosaedrica.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.Заряженные частицы оказывают значимое влияния на поверхностные характеристики Галилеевых лун.
Geleneksel sistemlerin aksine, Mach altında bir süreç veya "görev", bir takım iş parçacıklarından oluşabilir.В отличие от традиционных систем, под Mach процесс (или «задача») может состоять из набора потоков.
Polariton fotonlar ile diğer quasi-parçacıkların karışımlarıdır.Поляритоны — смеси фотонов с другими квазичастицами.
Standart modele göre, nötrinolar kütlesiz parçacıklardır.Согласно Стандартной модели нейтрино являются безмассовыми частицами.
Bugün ise kuark ve gluonlardan oluşan bileşik parçacıklar olarak bilinmektedirler.Сегодня о нём напоминают названия изобретённых им блюд — суп Субиз и соус Субиз.
Ağır parçacıkların içinde aniden yok olan temek parçacıklar vardır.На предкрышке несколько сильных шипов.
Hem temel (müonlar) hem kompozit parçacıklar (sigma baryonlar) parçacık ayrışmasına uğrarlar diye bilinirler.И познание и заблуждение вытекают из одних и тех же психических источников и только успех может разделить их.
Güneş rüzgârı tarafından Güneş'ten taşınan parçacıkların toplamı yaklaşık olarak saniye başına 1,3×1036'dır.В среднем Солнце излучает с ветром около 1,3⋅1036 частиц в секунду.
Buna rağmen, küçük parçacıklar büyük derece ohmik kayıptan mağdur durumdadırlar.При этом Прю менее других сестёр подвержена влиянию зла.
Bu yüzden belirsizlik zararsızdır fakat göreceli parçacıklar için öyle değildir.На вид кажется безобидным, но это вовсе не так.
(Bu madde Dünya'ya ulaşan parçacıklarla ilgilidir.(Есть такой артефакт, который позволяет определять ценность предметов на необитаемой планете.
Parçacıkların birçok farklı şekli ve boyutu vardır.Частицы имеют различную форму и размер.
Halkaları oluşturan küçük parçacıkların her biri, Kepler yasalarına uygun olarak kendi yörüngesini izler.Все частицы туманности движутся уже по законам Кеплера.
Çok küçük parçacıklardan (molekül büyüklüğünde) saçılma neredeyse rastgeledir.На прочность бетона мелкие (глинистые) частицы влияют очень сильно.
Tüm parçacıklar gibi elektronlar da dalga gibi davranabilir.بإمكان الإلكترونات أن تكون موجات كما هو حال جميع الجسيمات.
Kuantum mekaniğinde spin, tüm temel parçacıkların özgün bir özelliğidir.ففي ميكانيكا الكم فإن اللف هو من الخصائص الجوهرية لجميع الجسيمات الأولية.
Bu parçacıklar dönüş değerleri kesirsiz (0, 1 gibi) olan bozonlar sayesinde birbirleri ile etkileşirler.والبعض منهم أرجع الاسم إلى ما يعني "الذين لا يقبلون بأي سيد" (أي لا يقبلوا الخضوع).
Bu yüklü parçacıkların herhangi birinin hareketi elektrik akımı oluşturur.وحركة أي منهما تؤدي إلى تكوين تيار كهربائي.
Kozmik ışınlar, dış uzaydan gelen çok yüksek enerjili parçacıklardır.الأشعة الكونية هي عبارة عن جسيمات ذات طاقة عالية تأتي من الفضاء .
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.إلا أن جزءاً صغيراً من جسيمات ألفا انحرف بشدة.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.للجزيئات المشحونة تأثير كبير علي خصائص سطح أقمار غاليليو.
Orbital transferi için diğer metotlar elektron gibi parçacıkların çarpışması ve Auger etkisini içerir.وهناك طرق أخرى للتنقل المداري مثل التصادم مع الإلكترونات وأيضا تأثير أوجيه.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.لكن ظهور الجزيئات المشحونة يجعل البلازما تولد وتتأثر بالمجال المغناطيسي.
Yine de Perey enerji seviyesi 80 keV'in altında bulunan bozunum parçacıkları olduğunu fark etti.ومع ذلك، لاحظت بيري اضمحلال الجسيمات مع مستوى طاقي أقل من 80 كيلوالكترون فولط.
Parçacıkların birçok farklı şekli ve boyutu vardır.هناك العديد من الأشكال والأحجام المختلفة من الأحواض.
Ergosphere giren Parçacıklar daha hızlı döndürmek ve böylece enerji kazanmak zorunda.Partículas caindo dentro da ergosfera são forçadas a girarem mais rápido e desse modo ganham energia.
Kuantum mekaniğinde spin, tüm temel parçacıkların özgün bir özelliğidir.Na mecânica quântica, o spin é uma propriedade intrínseca de todas as partículas elementares.
Standart Model, günümüz itibarıyla bilinen tüm temel parçacıkları açıklayan bir teoridir.O Modelo Padrão é o referencial teórico que descreve todas as partículas elementares conhecidas atualmente.
Daha sonra pi mesonunu keşfi ile Yukawa parçacıkların özelliklerini kanıtladı.Mais tarde, a descoberta do méson pi mostrou que ele tem as propriedades da partícula de Yukawa.
Bu parçacıkları Arrenius iyon adlandırmıştır.Algumas fontes dizem-no graciano.
Klasik mekanikte parçacıklar, tanımları gereği sabit kütleye sahiptirler.Na mecânica clássica, partículas tem por definição massa constante.
Öyle ki, sadece parçacıklar değil, alanlar ve diğer her şey momentuma sahip olabilir.Não estou falando apenas de solos ou coisas desse tipo, ela tinha tudo.
Standart Model çerçevesinde, parçacıkların birkaç farklı çeşidi vardır.Dentro do modelo padrão, existem alguns tipos deferentes de partículas.
Daha büyük parçacıklar içeren bir plazmaya tane plazma denir.Um plasma que contém partículas maiores é chamado plasma de grãos.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.Mas a existência de partículas carregadas faz com que o plasma gere e seja afetado por campos magnéticos.
Bu parçacıklar büyüklüklerine göre sınıflandırılırlar.Os detritos classificam-se segundo a sua dimensão.
Kendi zıt parçacıkları antikuark olarak bilinir.Seus livros foram classificados como antissemitas.
Tüm parçacıklar gibi elektronlar da dalga gibi davranabilir.Assim como todas as outras partículas, os elétrons podem se comportar como ondas.
Bu yüksek enerjili parçacıklar oldukça nadirdir.Esses raios cósmicos de partículas de energia ultra-alta são muito raros.
Potansiyel enerji V ise sistemdeki parçacıkların birbirleri ile olan ilişkilerini yansıtır.O potencial de energia V {\displaystyle V\,} descreve a interação entre os dois sistemas em colisão.
Dağılımın bir kısmı sülfat parçacıkları tarafından gerçekleştirilebilir.A exoderme pode apresentar várias camadas de espessura.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Contudo, a fonte sobre eses fragmentos é incerta.
Diğer tüm parçacıklar sıfır renk yüküne sahiptirler.Alle andere deeltjes hebben nul kleurlading.
Aracı parçacıklar da işlemin hemen ardından başka parçacıklara dönüşürler.Later zijn de afleveringen in de (na)bewerking hergemonteerd.
Fakat, bu parçacıkların varlığı henüz kanıtlanmadı.Het bestaan van de deeltjes is vooralsnog onbevestigd.
XM parçacıkları dünyanın her tarafına portal adı verilen kapılar aracılığıyla yayılmıştır.De XM stroomt de wereld in via de Portalen.

İlgili Sayfalar