parçacıklar ile cümle
parçacıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.Họ khám phá ra một phần nhỏ các hạt alpha đã phản hồi lại.
Bu nedenlerden ötürü bu tip parçacıklar birer baryondur.Do vậy số baryon của nó là 1.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Mỗi hành tinh vòng ngoài còn có các vành đai hành tinh chứa bụi, hạt và vật thể nhỏ quay xung quanh.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.Các hạt tích điện có ảnh hưởng đáng kể đến các tính chất bề mặt của các vệ tinh Galileo.
Parçacıklar bir kaynaktan çıkarak kaviteden geçerler.Từ Nha Khắc Thạch trở đi là phần hạ nguồn.
Bandajlarda yaraları çabuk iyileştirmeleri için gümüş parçacıkları kullanılır.Loài nhện này có thể chữa lành vết thương nhanh chóng.
Bu parçacıklar büyüklüklerine göre sınıflandırılırlar.Chúng được phân tầng bởi kích cỡ.
Bir katman halinde yayılmış ince, beyaz parçacıklar şeklindedir.Nó tồn tại dưới dạng bột màu trắng chảy rữa.
Bu, düşük enerjili parçacıkların hafıza hücresinin durumunu değiştirebileceğinden kaynaklanır.低エネルギーの粒子がメモリセルの状態を変化させられるようになるからである 。
1784 - Jan Ingenhousz; kömür parçacıkların su üzerindeki Brownian hareketini tanımlar.1784年 - ヤン・インゲンホウスが水上での木炭粒子のブラウン運動について記述する。
1827 - Robert Brown; polen ve boya parçacıklarının su içinde Brownian hareketini keşfeder.1827年 - ロバート・ブラウン が花粉などが水中で動くブラウン運動 を発見した。
Tüm parçacıkların belirli enerji, momentum ve kütleden oluştuğu belirtilebilir.全ての粒子は、特定のエネルギー、運動量および質量によって特徴付けられるような状態で存在している。
Parçacıkları “quanta of electricity”, kısaca “quanta” olarak ve daha sonra da Helmholtz olarak adlandırırdı.彼はヘルムホルツに倣ってこれを "quanta of electricity" または単に "quanta"(量子)と名付けた。
Bu parçacıklar takyonlar diye adlandırılır.そのような粒子はタキオンと呼ばれる。
Bu parçacıkların etkileşimleri deneysel cihazlarla tespit edilemeyen kayıp enerji ve momentum olarak belirir.これらの粒子相互作用は実験装置によって検出されないであろう"欠損"エネルギーおよび運動量を持つように見えるだろう。
Suni yağışta bulutlara buz parçacıkları vererek yağış oluşturulmaya çalışılır.いずれにしても、雨を降らせるには雲の中に氷の粒を作ってやる必要がある。
Bu nedenlerden ötürü bu tip parçacıklar birer baryondur.これは角質層がバリアとなっているため。
Deneyciler bu deneylerin sonucunda Higgs bozunumu ve süpersimetrik parçacıkları bulmayı umuyor.実験物理学者はそこでヒッグス粒子や超対称性粒子の証拠を見つけられるのではないかと期待している。
Thomson saçılmasında yüklü parçacıklar özel durumlu ışık altında radyasyon açığa çıkarırlar.トムソン散乱では、荷電粒子は入射する光の下で放射光を放出する。
Standart Model çerçevesinde, parçacıkların birkaç farklı çeşidi vardır.標準模型内では、様々な異なる種類の粒子が存在する。
Alfa parçacıkları (helyum çekirdekleri) en az delici olanlardır.それらの理由から一番難易度の低いSWEETSモードであっても難易度は高いといえる。
Gerçek skaler parçacıklarda ikinci bir gerçek skaler parçacık alanı vardır.^ 実在のスマトラ通りは別の場所に存在する。
Yine de Perey enerji seviyesi 80 keV'in altında bulunan bozunum parçacıkları olduğunu fark etti.しかし、彼女は80 keV以下のエネルギー準位の崩壊素粒子に着目した。
Bunlara kullanıcı uzayı iş parçacıkları denir.これを初期ユーザ空間などと呼ぶ。
Hatta ışık hızına yaklaşan parçacıklar (v = |v| = c ) için de geçerlidir.これは、速度(v)が光速(c)より大きいときのみ可能である。
Neredeyse bütün bu parçacıklar “sol el kullanan” veya “sağ el kullanan” olarak geirler.これらの粒子のほとんどすべては"左手"および"右手"バージョンというカイラリティを持つ。
Materyel parçacıkların oluşumu ve yok edilişi üzerine ilk başarılı teoriydi.它是首个能成功描述物质粒子的产生与湮灭过程的理论。
Parçacıkların her zaman kesin pozisyonları olduğundan ölçüm sorununu çözmüştür.由于粒子每时每刻都有确定的位置,测量问题得到了解决。
Kozmik ışınlar yüksek enerjiyle uzayda hareket eden parçacıklardır.宇宙線是遨遊於太空的高能量粒子。
Standart Model, günümüz itibarıyla bilinen tüm temel parçacıkları açıklayan bir teoridir.標準模型是描述所有已知基本粒子的理論框架。
Tek sonuç, c'nin bütün kütlesiz parçacıkların ve dalgaların, ışık dahil, boşluktaki hızıdır..其中一項結果,就是所有無質量粒子和相對應的波在真空中都以這一速度c運行和傳播,這也包括光波。
Toz parçacıkları yüksek yükler kazanır ve birbirleri ile etkileşirler.塵粒能積累較高的電荷,並相互影響。
W ve Z parçacıklarının keşfi CERN'ün büyük başarı hikâyesidir.W和Z粒子的發現是歐洲核子研究組織的主要成就之一。
Hem temel (müonlar) hem kompozit parçacıklar (sigma baryonlar) parçacık ayrışmasına uğrarlar diye bilinirler.他们所贡献的除楛矢石砮外,又以“挹婁貂”而闻名。
Sıcaklık, parçacıkların ortalama kinetik enerjilerinin bir ölçümüdür.温度是物体内分子间平均动能的一种表现形式。
Geleneksel sistemlerin aksine, Mach altında bir süreç veya "görev", bir takım iş parçacıklarından oluşabilir.与传统的系统不同,Mach下的进程(或者说“任务”)之下是多个线程。
Fakat, bu parçacıkların varlığı henüz kanıtlanmadı.그럼에도 불구하고 이런 천체의 존재는 아직 검증되지 않았다.
Farklı parçacıkların mobiliteleri farklıdır.각각의 피스는 다르게 움직인다.
İşleme belirli sinyal parçacıklarını kapsar.천체는 특정한 전파를 발생시킨다.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.또한 모든 가스 행성에는 고리 및 위성들이 존재한다.
Bu parçacıklar akümülatör içerisinde toplanıyor ve saklanıyor.자신은 그 궤짝 속에 들어가 숨어 있는다.
Bu parçacıkların analizi bize, bizim güneş sistemimizin oluşumu gibi fenomenler hakkında bilgi verebilir.ניתוח שלהם עשוי לחשוף מידע על תופעות רבות כמו היווצרות מערכת השמש שלנו.
Brown, hareketi suda yüzen polen parçacıklarını mikroskop altında inceliyordu.מאמינים כי בראון חקר חלקיקי אבקת פרחים צפים על מים תחת מיקרוסקופ.
3. Bu parçacıklar her yönden pratik açıdan eşit numarayla varır.הוכחה שחלקיקים אלה מגיעים במספר שווה מכל הכיוונים.
W ve Z parçacıklarının keşfi CERN'ün büyük başarı hikâyesidir.גילוי בוזוני W ו-Z הוא סיפור הצלחה גדול שניתן לזקוף לזכותן של מעבדות CERN.
Evrak imha makinesi, bir kağıdı şeritlere veya ince parçacıklara kesmek için kullanılan bir makinedir.מטחנת פטיש היא מכונה שמטרתה לגרוס או לכתוש חומר לחתיכות קטנות.
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.לתדהמתם, חלק קטן מחלקיקי האלפא חוו הסטה משמעותית.
İlki; güneşin etrafındaki gezegenlerin aksine, elektronlar yüklü parçacıklardı.Първият е, че за разлика от планетите, обикалящи около Слънцето, електроните са заредени частици.
Bu denklem, prensip olarak gaz parçacıklarının, verilen sınır koşullarındaki dinamiğini tanımlamaktadır.Това уравнение точно описва динамиката на газовите частици, при дадени гранични условия.
Parçacıklar bileşenlerine göre de sınıflandırılabilirler.Частиците могат да се класифицират и според състава си.
Makroskobik parçacık terimi genellikle atomlar ve moleküllerden daha büyük parçacıklarla ilgilidir.Макроскопична частица се отнася за частици, които са доста по-големи от атомите и молекулите.
Kendi zıt parçacıkları antikuark olarak bilinir.Техните съответни античастици са познати като антикварки.
Parçacıkları gösteren eksenler (W3, B) düzlemi boyunca θW açısı ile dönmüştür.Осите, представящи частиците, са само завъртени в равнината (W3, B), под ъгъл θW.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.Въпреки това от наличието на заредени частици плазмата създава и се влияе от магнитни полета.
Örneğin, bu parçacıklar her zaman ışık hızıyla taşınması gerekir ve dolayısıyla deneyim süresi değildir.Например, тези частици трябва винаги да се движат със скоростта на светлината.
Bunlara kullanıcı uzayı iş parçacıkları denir.Те се наричат потребителски операционни системи.
Çok sayıdaki parçacıkların işleyişi istatistiksel fiziğin alanıdır.Обработването на голям брой частици попада в областта на статистическата физика.
Bunlar kararlı parçacıklar olarak adlandırılmazlar örneğin elektron, helyum-4çekirdegi.Тези, които не се разпадат, се наричат стабилни частици – такива са електроните или ядрото на хелий-4.
Kompozit parçacıklar diğer parçacıklardan yapılmış parçacık bileşimine denir.Сложните частици са частици, които са съставени от други частици.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Предназначението на тези особености на зъбите обаче остава неизвестно.