Ana içeriğe geç
Sözlük

parça ile cümle

parça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu, planın bir parçası değildi.That wasn't part of the plan.
Bir parça daha pasta alabilir miyim?Could I get another piece of pie?
Tom bir kağıt parçasına telefon numarasını yazdı ve onu Mary'ye verdi.Tom wrote his number on a piece of paper and handed it to Mary.
Tom Mary'ye üzerinde adresi yazılı bir kağıt parçası verdi.Tom handed Mary a piece of paper with his address written on it.
Bu grubun parçası mısınız?Are you part of this group?
O, anlaşmanın parçası değildi.That wasn't part of the deal.
İşte bir parça şeker.Here's a piece of candy.
Dilimiz, kültürel kimliğimizin önemli bir parçasıdır.Our language is an important part of our cultural identity.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısıdır.The Large Hadron Collider is the world's largest particle accelerator.
Ön sevişmenin seksin önemli bir parçası olduğunu düşünüyor musun?Do you think that foreplay is an important part of sex?
Tom da takımın bir parçası.Tom is part of the team too!
Cinsel organlarını bıçakla parçaladı.He mutilated his genitals with a knife.
Bir kız ilk kez seks yaptığında, onun kızlık zarı parçalanır ve kanar.When a girl has sex for the first time, her hymen ruptures and bleeds.
O parçayı hep dinlemek istemişimdir.I always wanted to hear that piece.
Bu kağıt parçasına cevap yaz, lütfen.Write the answer on this piece of paper, please.
Tom bana üzerinde adresi yazılı olan bir kağıt parçası uzattı.Tom handed me a piece of paper with his address written on it.
Üzerine yazabileceğim bir parça kağıdın var mı?Do you have a piece of paper I can write on?
Ben Allah'ın kuluyum ve onun parçasıyım.I am God's creature and of Him I am part.
Onlar bana bir parça tavsiye verdiler.They gave me a piece of advice.
O, elbiseyi parçaladı.He tore the dress to pieces.
Her şey düzgünce giderse günde iki ya da üç parça yapabilirim.If all goes smoothly, I can make two or three pieces a day.
O, cesedi parçaladı.He dismembered the body.
İspanyol ekonomisi parçalanıyor.The Spanish economy is falling apart.
Loncalar orta çağda toplumun önemli bir parçasıydı.Guilds were an important part of society in the Middle Ages.
Tom elmayı iki parçaya kesti.Tom cut the apple in two.
Mary topuklarını parçalıyor.Mary is scraping her heels.
Günde bir çikolata parçası doktoru uzak tutar.A piece of chocolate a day keeps the doctor away.
Gövde bir ağacın ana parçasıdır.The trunk is the main part of a tree.
Tek bir parça delil yoktu.There wasn't a single shred of evidence.
Mültecilerin hikayeleri yürek parçalayıcıdır.The refugees' stories are heartbreaking.
Her yerde parçalanmış cam vardı.There was shattered glass everywhere.
O, yürek parçalayıcıydı.It was heartbreaking.
Ne yürek parçalayan bir hikâye!What a heartbreaking story!
Ne yürek parçalayıcı bir hikâye!What a heartbreaking story!
Şeyler parça parça oluyor.Things are coming apart.
Bu iki parça değiştirilebilir.These two parts are interchangeable.
O korkutucu bir parçaydı.That was the scary part.
O, sorunun bir parçasıydı.She was part of the problem.
Tom'un komplonun bir parçası olduğunu düşünüyorum.I think that Tom is a part of the conspiracy.
Hangi parçasına katılmıyorsun?What part don't you agree with?
Başarının en önemli parçası disiplindir.Discipline is the most important part of success.
Bu sadece problemin bir parçası.That's only a part of the problem.
Bu problemin sadece küçük bir parçası.That's only a small part of the problem.
Kalbim parçalandı.My heart has been destroyed.
Kendini hiç daha büyük bir resmin parçası olarak görüyor musun?Do you ever see yourself as part of a bigger picture?
Web, yaşlı insanların anlamadığı yeni ekonominin bir parçasıdır.The Web is part of the new economy that older people don't understand.
Tom'un ailesi parçalandı.Tom's family was torn apart.
Tom Mary'yi bir parça çöp gibi düşündü.Tom considered Mary a piece of garbage.
Bu parçalar değiştirilemedi mi?Couldn't those parts have been replaced?
Tom bir parça turta yedi.Tom ate a piece of the pie.
Kahverengi tek parça elbiseme uyan bir şapka arıyorum.I'm looking for a hat that matches my brown one piece dress.
Yere bir parça kağıt düştü.A piece of paper fell on the ground.
Amaçlarını bir kağıt parçası üzerine yaz.Write your goals down on a sheet of paper.
Ben soğanı parçalara bölüyorum.I'm cutting up an onion.
Lütfen AC'yi bir parça aç.Please turn up the AC a little bit.
Kar taneleri kar parçacıklarıdır.Snowflakes are particles of snow.
Ben bir parça kaygılıyım.I'm a bit anxious.
Bir istek parça çalıp çalmayacağımız seyirciye bağlı.Whether or not we play an encore depends on the audience.
Shetland Adaları Birleşik Krallığın bir parçasıdır.The Shetland Islands are part of the United Kingdom.
İskoçya Birleşik Krallığın parçasıdır.Scotland is part of the United Kingdom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod