JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--Juliet Villain og han kunne mange miles sønder .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--JULIET Villain und er viele Meilen auseinander sein .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--Juliet Villain và ông được nhiều dặm xa ra .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--JULIE Villain a on sa od seba veľa kilometrov .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--JULIE Villain a on se od sebe mnoho kilometrů .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--줄리엣 악당 그리고 그는 산산조각 많은 마일 .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--ΙΟΥΛΙΕΤΑ Villain και αυτός να είναι πολλά χιλιόμετρα χωριστά .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--ДЖУЛЬЕТТА злодей, и он будет много миль на части .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--Жулиета злодей и той да бъде на много километри разлъчва .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--ג'ולייט נבל והוא להיות קילומטרים רבים לגזרים .--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--جولييت وغد وقال انه سيكون عدة أميال اربا.--
JULIET Villain ve o parça parça birçok kilometre .--神は彼を恩赦!まだ彼は悲しむ私の心を蓄えなどのない男と、私は心から、しません。
Parça parça olmalarına rağmen,Ik had die andere versie, die aantrekkelijk was, omdat je met de aanwijzingen iets kon vormen.
Parça parça olmalarına rağmen,Tenía esta otra versión con algo interesante en términos de ser capaz de combinar pistas en tu mente.
Parça parça olmalarına rağmen,W 는 분명히 W 이었고, N 은 분명히 N 이었죠.
Parça parça olmalarına rağmen,Имах друга версия, в която имаше нещо интересно в това, че успяваше да се сглоби в ума от нишки.
Parça parça olmalarına rağmen,ה W היה W בברור, ה N היה בברור N,
Parça parça olmalarına rağmen,فالحرف " W " هو فعلاً " W " و " N " هو فعلاً " N "
Parça parça olmalarına rağmen,断片しかなくて
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Ed ho pensato che avrei potuto farli pezzo per pezzo come se stessi viaggiando.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Et puis, j'ai pensé que je pouvais découper le travail pendant que je voyageais.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Gondoltam darabonként meg tudom csinálni, utazás közben.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Ik dacht dat ik het stukje bij beetje kon doen tijdens het reizen.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.그래서 제가 여행을 하는 동안 이렇게 조금씩 조금씩 만들면 어떨까 하는 생각을 했어요.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Pensei que podia fazê-los aos poucos enquanto viajava.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Postanowiłam robić je stopniowo w czasie podróży.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Și m-am gândit că aș putea cumva să le fac una câte una în timp ce călătoream.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Und ich dachte mir, so ich könne das Stück-für-Stück machen während ich unterwegs war.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Và tôi nghĩ tôi có thể làm kiểu cuốn chiếu khi đang đi du lịch.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Y pensé que podría hacerlo gradualmente mientras viajaba.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Και σκέφτηκα να το κάνω σε δόσεις καθώς ταξίδευα.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.И вот я подумала, что могла бы создавать по частям, прямо во время поездок.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Мислех си, че мога да го направя на части докато пътувам.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.Отож, я подумала, що могла б частково зайнятися валентинками під час подорожей.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.וחשבתי שאוכל לעשות את זה בהדרגה תוך כדי נסיעות.
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.وفكرت انه بامكاني عمل ذلك شيئأ فشيئأ خلال تنقلي
Seyahat ederken parça parça yapabileceğimi düşünmüştüm.移動時間にやればできるのではと思ったのです 厳密にはそうなりませんでした
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Ele não encontrou nada de óbvio, "e disse que teria que desmontar o carro inteiro".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."Er hatte auf den ersten Blick nichts gefunden und meinte, er müsse das Auto komplett auseinanderbauen.
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Han så intet i øjenfaldende, og han sagde at han ville være nødt til at skille hele bilen ad."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Hij zag niks bijzonders en hij zei dat hij de auto helemaal uit elkaar zou moeten halen."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."정비공이 딱히 뭔가 보이지 않는데다가 찾아내려면 부품을 해체해봐야 한다고 했어요."라고 하더군요.
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Nem látott semmi különöset, és azt mondta, hogy szét kell szedje a kocsit darabokra."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Nic nie zauważył i powiedział, że musiałby rozebrać samochód na części".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Non ha trovato niente e ha detto che avrebbe dovuto smontare la macchina pezzo per pezzo."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""No vio nada que fuera evidente, y dijo que debería desmontar el coche pieza por pieza".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Nu a văzut nimic evident, mi-a spus că trebuie să desfacă piesă cu piesă."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Δεν βρήκε κάτι προφανές, και είπε ότι θα έπρεπε να αποσυναρμολογήσει πλήρως το όχημα".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."Он ничего не заметил и сказал, что ему придётся перебрать машину по частям".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."Той не видя нищо и каза, че трябва да разглоби колата".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""הוא לא מצא משהו ברור, ואמר שצריך לפרק חלק אחרי חלק."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."" ولكنه لم يجد أي شيء واضح ، وأخبرني بأنه يتوجب عليه تفكيك السيارة قطعة ً قطعه .
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."これ以上は車を分解しないと判らない」 と言われたそうです 「警察に行ったらどうかな」 と勧めました
Üst panelde onu görebilirsiniz, kromozomu parça parça olmuş.12時間から24時間後
Üst panelde onu görebilirsiniz, kromozomu parça parça olmuş.Anda bisa melihat di panel atas, kromosomnya hancur begitu saja.
Üst panelde onu görebilirsiniz, kromozomu parça parça olmuş.Como pueden ver en el panel superior, simplemente se hace explotar su cromosoma.
Üst panelde onu görebilirsiniz, kromozomu parça parça olmuş.Dat ziet u in het bovenste paneel, z'n chromosoom knalt gewoon uit elkaar.
Üst panelde onu görebilirsiniz, kromozomu parça parça olmuş.După cum vedeți în panoul de sus, cromozomul lui este distrus în bucăți.
Üst panelde onu görebilirsiniz, kromozomu parça parça olmuş.여기 위쪽 사진처럼 유전자는 산산조각 나서 분해되었죠.
Üst panelde onu görebilirsiniz, kromozomu parça parça olmuş.Kuten näette yläruudussa, sen kromosomi repeää riekaleiksi.