Hatta bir defasında bundan Papaz'a da bahseder.A volte sono stati fatti riferimenti anche alla trilogia de Il padrino.
Papaz okullarında yetişti, öğretmenlik yaptı.Da sacerdote predicò e insegnò in alcune scuole.
Papaz Martin Luther, Katolik Kilisesi'ne 95 adet soru yazdı.Fu qui che Martin Lutero scrisse le sue 95 tesi.
Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmen papazlık görevine atandı.Antonio Torrini fu ordinato sacerdote nel 1901.
W. Wundt’un eğitimini babasının bir asistanı olan genç bir mahalle papazı üstlendi.Vengono aiutati da Bob De Witt, un giovane vicino.
Daha sonra babası aynı kilisede papaz olmuştur.Затем сам стал священником той же церкви.
Arif: İki papaz da benden.И двух священнослужителей.
Papaz ve bir dönem Prag Üniversitesi'nin rektörü.Был священником и некоторое время ректором Пражского университета.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, askeri bir papazdı.В Первую мировую войну служил военным священником.
24 yaşında Hollanda Reform Kilisesi'nde papaz olmuştur.В возрасте 24 лет стал священником голландской кальвинистской церкви.
Örneğin Batı'dan ülkeye Katolik papaz getirilmesine izin verildi.Из страны стали высылать католических священнослужителей.
Bu duruma ne hekimler, ne de papazlar çare bulamazlar.Однако ни люди, ни демоны не могут их прочесть.
Fatih: Bir papaz da benden.Амплуа: священник.
Bu sayede herkes onu papaz sanır ve kiliseye götürülür.Тогда приглашается священник и обращает их в католичество.
İbadetler sırasında piskoposlara ve papazlara yardım etmek.О посвящении епископов и священнослужителей.
Sonra papazlık görevine başladı.Тогда священство приступило к своим обязанностям.
Papaz Efendinin bu kiliselerden hangisinde ikamet ettiği kesin bilinmemektedir.Не ясно однако, на какой из двух Святиц он располагался.
Huy'da doğdu, eğitimini Hannut'ta bir papaz rahibesi olan amcasından aldı ve bir katip oldu.Первоначальное образование получил от своего дяди, который был священником в Анню, и стал клерком.
Arabanın şoförü bir papazdır.Отец Джорджа является священником.
Kalvinistler üç papazı birden tutukladı, yemek ve su dahi vermeden üç gün zindanda tuttu.Но Бонифаций все ещё оставался пленником, и его держали под замком три дня без воды и еды.
Sadece erkekler papaz olabilirler.Священниками этой церкви могут быть только мужчины.
Büyünce papaz olmak ve büyük bir aileye sahip olmak istiyor.Известно, что он был священником и имел семью.
Babası ve dedesi Protestan papazıydı.Его отец, дед и прадед были протестантскими священнослужителями.
Adewale Akinnuoye-Agbaje, Katolik papazı Mr. Eko'yu oynadı.Адевале Акиннуойе-Агбадже играет бывшего наркобарона, ставшего священником — Мистера Эко.
Bu amaçla ilk gelen papazlar hemen İncil’i anlatmaya başladılar.Вышеуказанные пасторы стали проповедовать примерно в одно время.
Yine de papazların idamı onaylandı.Назначены священнослужители.
Papaz, Hristiyan din adamı.Дан., казначей крест.
O zamandan beri, her pazar sabahı din hizmetleri için Rachel'a part-time bir papaz geldi.Постоянно по воскресеньям и праздникам молебны в кирхе проводил церковный староста.
Papazyan, 1908'de İstanbul'a döndü.Вернулся в Паневежис в 1908 году.
Bir süre sonra hepsi papaz unvanını almıştır.Немного времени спустя — занял место пастора.
Cizvit papazı oldu.Стал священником.
Papaz yetiştirilmek istendi.Следует позвать жреца.
Babası papazdır, annesi ise papaz kızıdır.والدها ووالدتها قساوسة.
"İstikamet Papazın Çayırı".«رواية الكاهن المجهول» .
Bu, bazı papazlar için yaşam bazıları içinse ihanet suçlamasıyla ölüm anlamına geliyordu.بالنسبة إلى بعض الكهنة، كان قرارهم يعني الفرار، وفي بعض الحالات الموت للخيانة.
Babası bir Lutheran papazdı.كان والده قسيساً أرثوذكسياً.
Daha sonra babası aynı kilisede papaz olmuştur.خلال فترة عمله كاهناً في الكنيسة.
Vincenzo Gioberti-Piedmontlu papaz- Papa'nın liderliği altında bir İtalyan konfederasyonu kurulmasını önerdi.اقترح القس فينتشنزو جيوبيرتي وهو قس من بييدمونت، اتحادًا كونفدراليًا بين الدول الإيطالية تحت حكم البابا.
Mr. Camden Farebrother — Fakir ama zeki bir papaz ve amatör doğa bilimci.Camden Farebrother – Um vigário pobre mas inteligente e naturalista amador.
İkisi de Alman köyü Röcken bei Lützen'deki Lutherci papaz bir babanın çocuklarıydı.Ambos eram filhos de um pastor luterano da cidade alemã de Röcken bei Lützen.
Anma töreni ise saat 10.30'dan birkaç dakika sonra Papaz Lucious Smith'in methiyeleriyle başladı.O memorial teve início as 10h30 da manhã, com música e palavras do pastor Lucious Smith.
Başka bir söylenti de papazlar üzerindedir.Há também direção espiritual com os sacerdotes.
Cizvit papazı oldu.Resolveu, pois, tornar-se padre.
Hiç papaz olarak atanmamıştır.Nunca foi ordenado sacerdote.
Bu sırada tabut, alana getirildi ve Papaz Lucious Smith konuşma yaptı.Encerramento da cerimônia pelo Pastor Lucious Smith.
Bir Roma Katolik papazıdır ve 55 nüfuslu bir köy olan Bellestar'ın rektörüdür.Marquès Oste é um padre católico, e é o pároco de Bellestar, uma aldeia de 55 habitantes.
Bölgedeki bir papaz olan Roy Ratcliff, Dahmer'la tanışarak onu vaftiz etmeye razı oldu.Roy Ratcliff, um pastor local, concordou em batizá-lo.
1596 yılında Birstein´da (Frankfurt am Main) saray papazlığına getirilmiştir.Em 1596 ele foi capelão da corte do principado de Birstein (perto de Frankfurt am Main).
Arabanın şoförü bir papazdır.Um dos passageiros era um padre.
Bu yürüyüşü Papaz Gapon adında bir Ohranka ajanı örgütlemişti.Encabeçando-os encontra-se uma espécie de sacerdote socialista chamado Gapon.
1093 yılında yardımcı papaz, 1107 yılında da papaz olur.Tornou-se diácono em 1093 e padre em 1107.
"İstikamet Papazın Çayırı".«Confissões do Pastor».
1088 yılında Bizans imparatoru I. Aleksios Batnaz adasını papaz askeri John Christodoulos'a vermişti.Em 1088 o imperador bizantino Aleixo I Comneno deu a ilha de Patmos ao soldado-pastor João Cristódulo.
Winchester College, 1382 yılında Winchester papazı William of Wykeham tarafından kurulmuştur. ^ sitesiHenrique pegou metade dos letrados e o diretor de Winchester College, fundada por William de Wykeham em 1382.
Kepler üniversiteden mezun olunca bir Protestan papazı olmak istemekteydi.Então, enquanto na High School de Our Lady, Motherwell , ele expressou o desejo de se tornar um padre.
Barnaba Oriani (17 Temmuz 1752 – 12 Kasım 1832), İtalyan papaz, jeodezist, gökbilimci ve bilim insanı.Barnaba Oriani (17 de julho de 1752 - 12 de novembro de 1832) foi um padre, geodesista e astrônomo italiano.
Babası protestan bir papazdır.Seu pai era um pastor protestante.
Kendisi aslında bir Katolik papazıydı.Era também um sacerdote católico.
Kaçanlar bir Katolik papazın yanına sığındılar.E pede ajuda a um padre católico.
Kömürcüyan'ın babası ve her iki kardeşi de papazdı.Seu pai e um dos seus irmãos são pastores.