Ana içeriğe geç
Sözlük

papaz ile cümle

papaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve sonra, papaz -- tam beş saniye içinde.And then, king, after exactly five seconds.
Karo papaz.King of diamonds.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.So some of the monks in the villages were doing the same thing themselves.
Bir uykuya yatıyor 'gibi bir papaz burun tickling, Sonra başka bir arpalık o hayalleri:Tickling a parson's nose as 'a lies asleep, Then dreams he of another benefice:
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.That church is knoWn for the pastor's long sermons.
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.The pastor is like a dictator so they can't speak out.
Papaz'ın, amcası olduğunu bilmiyordum.I didn't know the minister's her uncle.
Çünkü kendisi papaza gidip "Nerede yanlış yaptım?" der.Because [he] says to the minister "What did I do wrong?"
Ya da papaza?Or why not a minister?
Anders bir papaz olacak--Anders is going to be a minister--
Ama bir papazın karısı olmak--But a minister's wife--
Ve papazların modası geçti.And ministers are out of date.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.His uncle fled with His Holiness in the Diaspora that took the people to Nepal.
O zamanki papaz, Caravaggio'nun Hz.Caravaggio had modeled her on a prostitute that had been dragged down from the river.
Toplu olarak bir araya gelirler, ve bir dilek tutarlar, dileklerini papaza iletirlerdi.They would come together as a community, and they would express a wish.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.As a pastor, I do see a lot of kooks.
"Çevreyi koruma üzerinde çalışan bir papaz da nedir?""What's a pastor doing on protecting the environment?"
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.I stopped taking a salary from the church that I pastor.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Pastors are like on 24 hours-a-day call, they're like doctors.
Ve bir papaz olarak, İncili okumaya başladım.And, being a pastor, I started reading the Bible.
Eđer papaz cüppenizi korumak istiyorsanýz, ayný ţeyi tekrarlamayýn.Porque este artigo, quem escreveu fui eu.
Papaz Daens kendi koltuđunu baţka bir Hristiyan demokrata devretmek istiyor.Temos que fazer algo, Adolf. Precisamos de dinheiro, urgente!
Çünkü onlar arasında büyüklük taslamayan papazlar ve rahipler var.That is, because among them are divines and monks and because they are not stiff-necked.
Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler.They have taken their learned men and their monks for their lords besides God.
Papazcard nameKing
Forumu Karadağ-Seaside papazlığı ve Budimljansko-Niksiç piskoposluğu düzenledi.The Montenegrin-Seaside bishopric and the Budimljansko-Niksic episcopate organised the forum.
Bu yılki jüride Bulgar klarinet virtüözü Ivo Papazov-Ibryama da yer aldı.The jury this year was led by Bulgarian clarinet virtuoso Ivo Papazov-Ibryama.
Patrikhane, öğretici ve papaz eksikliği de çekiyor.It also suffers from a lack of teachers and monks.
Osmanlı Sarayı bu talebi kabul edince, bir papazlık birimi aynı yıl içinde kurulmuş.The Palace accepted their demands and the first presbytery was established in the same year.
1875'ten 1885'e kadar Litzelstetten'deki Ss.Peter ve Paul ilçesinin papazı idi.From 1875 to 1885 he was pastor of Ss. Peter and Paul parish in Litzelstetten.
Daha sonra politikadan ayrıldı ve bir papaz olarak çalıştı.Later he left politics and worked as a priest.
1935'te papaz olarak görevlendirilen Kaunas, Vytėnai, Saldutiškis'te çalıştı. II.Ordained as a priest in 1935, he worked in Vytėnai, Saldutiškis, Kaunas.
Temmuz 1963'te Muzorewa Old Umtali'de papaz oldu.In July 1963, Muzorewa became pastor of Old Umtali.
Ödül, Paris belediye başkanı Anne HIdalgo tarafından Papazyan'a verildi.The award was given to Papazian by Anne HIdalgo, the mayor of Paris.
1745'ten itibaren İsveç'in Riala kentinde kiliselerin papazı olarak görev yaptı.He served as the pastor of churches in Riala, Sweden starting in 1745.
Acrelius, bölgedeki İsveç cemaatlerine aynı anda hem papaz hem de provo olarak hizmet etti.Acrelius served simultaneously as both pastor and provost to the Swedish congregations in the area.
1756'da Pennsylvania, Chester'daki St. Paul Kilisesi'nde papazdı. [1]He was a minister at St. Paul's Church in Chester, Pennsylvania in 1756.[2]
19. yüzyılda Prel ailesi tarafından terk edilmiş, papaz evi olarak kullanılmıştır.Abandoned by the Prel family in the 19th century, it was used as a rectory.
Kaila'nın babası Erkki Kaila, Protestan bir papazdı, sonra başpiskopos oldu.Kaila's father, Erkki Kaila was a Protestant minister and later archbishop.
İki yıl Hıristiyan Reform Kilisesi için papazlık yapmıştır. [1] [2]He was a pastor for a Christian Reformed Church for two years.[17][2]
Blake Ritson, Bay Elton rolünde: Bay Elton, Highbury'nin papazıdır.Blake Ritson as Mr. Elton: Mr Elton is the vicar of Highbury.
Yeni arkadaşı Harriet Smith'i yerel papaz Bay Elton ile eşleştirmeye çalışır.She attempts to match her new friend Harriet Smith to Mr. Elton, the local vicar.
Johann Jakob Wick (1522 - 14 Ağustos 1588), Zürih'li protestan papazdır.Johann Jakob Wick (1522 – 14 August 1588) was a Protestant clergyman from Zürich.
Miller, önceden Yehova'nın Şahitlerinde bir papazdı.Miller was formerly an elder in the Jehovah's Witnesses.
Wamukoya, Botsvana, Lesotho ve Eswatini üniversitelerinde okudu.Bir papaz olarak mezun oldu.Wamukoya studied at the universities of Botswana, Lesotho and Eswatini.
Ancak odada gelini öpebileceğini söyleyen papazı görünce birden durur.He is brought up short by the parson, who asks him if he wishes to kiss the bride.
Akşam yemeğine bir papaz da misafir olarak gelir.A parson comes to supper as well.
Yemekten sonra papaz gitmeye hazırlanır, ancak şiddetli yağmur yağdığını fark eder.Afterward, the parson prepares to leave, but he finds it is raining furiously.
Baba Canfield, papazı yatıya kalma konusunda ikna eder.The Canfield patriarch insists the parson stay the night.
27 Eylül 1979'da, Gürcistan Katolikos Patriği II. İlia tarafından papaz olarak atandı.On September 27, 1979, he was ordained a priest by Ilia II, the Catholicos-Patriarch of All Georgia.
Siyah cübbe giyen bir Lüteryan bir papaz.A Lutheran minister wearing a Geneva gown and bands.
Buckingham'da 1810-1851 yılları arasında papazlık yaptı. [1]He was vicar of Buckingham (1810-1851).[2]
4 Aralık 1733'te ustalıktan, 23 Mart 1734'te papazlıktan istifa etti.He resigned the mastership on 4 December 1733, and the rectory on 23 March 1734.
Papazlarla çatışmasıMinisterial confrontation
1633'te I. Charles'a papaz olarak atanmıştır.He was made a chaplain to Charles I about 1633.
20 Şubat 1645'te Parlamento hükümetine karşı çıktığı için papazlığından tecrit edilmiştir.On 20 February 1645 he was sequestered from his vicarage for opposing the parliamentary government.
1664'te Weare papazıSomerset'e sunuldu.In 1664 he was presented to the vicarage of Weare, Somerset.
1890-95 yılında Gjerstad kilisesi ve bölge papazının konutunun kartpostalı.Postcard of Gjerstad church and rectory in 1890–95.
Bölge papazının makam binası (evi), Abel'ın burada yaşadığı zamankiyle aynıydı.The main building of the rectory was the same as when Abel lived here.
Gjerstad papaz evinde balolar düzenlemekten ve sosyal toplantılar yapmaktan hoşlanıyordu.At Gjerstad rectory, she enjoyed arranging balls and social gatherings.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod