İşte burada, 10, bacak, kız, papaz, as.Tässä: Kymppi, jätkä, kuningatar, kuningas, ässä.
İşte burada, 10, bacak, kız, papaz, as.Ето тук: десятка, вале, дама, поп, асо.
İşte burada, 10, bacak, kız, papaz, as.Итак: Десятка, валет, дама, король, туз.
İşte burada, 10, bacak, kız, papaz, as.אז הנה: 10, נסיך, מלכה, מלך, אס.
İşte burada, 10, bacak, kız, papaz, as.اذا هنا: 10,ولد, ملكة,ملك,هاص.
karo papazıמלך יהלום
karo papazıملك الدّيناري
Karo papaz.Król karo.
Karo papaz.Re di quadri.
Karo papaz.Regele de caro.
Karo papaz.Rey de diamantes.
Karo papaz.Roi de carreau.
Karo papaz.Ruitenheer.
Karo papaz.Ruter kung.
Karo papaz.Ruutukuningas.
Karo papaz.Поп каро.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Alcuni monaci nei villaggi facevano la stessa cosa da soli
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Also machten einige Mönche selbst das Gleiche in den Dörfern.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Así, algunos de los monjes en las aldeas hacían lo mismo por su cuenta.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.A tak se někteří mniši ve vesničkách rozhodli dělat to také.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.De monniken in de dorpen gingen hetzelfde doen.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Donc certains des moines dans les villages faisaient la même chose eux-mêmes.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.És más szerzetesek a falvakban ugyanezt csinálták.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Inni mnisi w wioskach zaczęli to naśladować.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Jadi beberapa biksu di desa melakukan hal yang sama juga.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.그래서 마을에 있는 몇몇 스님들도 같은 일을 했죠.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Một số thầy tu ở các ngôi làng cũng đang làm việc tương tự.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Por isso, alguns dos monges das aldeias fizeram também a mesma coisa. As mulheres diziam:
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Så några munkar i byarna gjorde samma sak själva.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Takže niektorí mnísi na dedinách to spravili tiež.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Unii călugări din sate făceau singuri același lucru.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.Οπότε κάποιοι από τους μοναχούς στα χωριά κάνανε το ίδιο πράγμα.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.И жените казваха, "Нищо чудно, че нямаме странични ефекти.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.И некоторые монахи в деревнях стали делать тоже самое.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.והיו כמה נזירים בכפרים שעשו את אותו הדבר בעצמם.
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.ومن ثم قام نساك .. القرى بالقيام بالامر ذاته
Köylerdeki bazı yerel papazlar aynı şeyi tek başlarına yapıyorlardı.「副作用がないのは祝福を受けているからね」
Kupa papaz. (Gülüşmeler)(Gelach)
Kupa papaz.Herttakuningas.
Kupa papaz.Herz-König.
Kupa papaz.Hjärter kung.
kupa papazıמלך לב
kupa papazıملك الكبّة
Kupa papaz.Król kier.
Kupa papaz.Re di cuori.
Kupa papaz.Regele de cupă.
Kupa papaz.Rey de corazones.
Kupa papaz.Roi de carreau.
Kupa papaz.Поп купа.
Kupa papaz.ハートのK (笑)
maça papazıמלך עלה
maça papazıملك البستوني
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı.Klasztorny ksiądz schował się na drzewie i za to go zastrzelili.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Farář se schoval v dutém stromě, ale utekl, když do něj stříleli.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Pastor biara bersembunyi di sebuah pohon dan menembaknya.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Ο ιερέας του μοναστήριου κρύφτηκε σε ένα δέντρο και τον πυροβόλησαν έξω από αυτό.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı. Onu orada vurdular.Един свещеник от манастира се беше качил на дървото, и те го свалиха с един изстрел.
Manastır papazı bir ağaca saklanmıştı.Samostanski duhovnik se je skril na drevo in oni so ga sestrelili dol.
"Neler oldu?" Dedi papaz onun gevşek sayfaya ammonit koyarak dedi. vaaz ileri geliyor."Apa yang terjadi?" Kata pendeta, menempatkan Amon pada lembaran lepas-nya khotbah yang akan datang.
"Neler oldu?" Dedi papaz onun gevşek sayfaya ammonit koyarak dedi. vaaz ileri geliyor."Ce qui s'est passé?" Dit le curé, en mettant l'ammonite sur les feuilles volantes de son à paraître sermon.