Ana içeriğe geç
Sözlük

papaz ile cümle

papaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.إذ فر عمه مع قداسته إلى الشتات الذي أخذ الناس إلى نيبال
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.ネパールに移住しました 彼の母親は 裕福であるという罪で
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Ja, pastor kościoła, w jednej z najobfitszych części US -- w skupisku ogrodzonych społeczności.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.저는 미국내에서 가장 부유한 지역 중 한 곳에 있는 교회의 목사 입니다. 벽으로 둘러싸인 대규모 주택단지 지역입니다.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Slujesc la o biserică într-una din cele mai influente zone din America -- câteva comunităţi împrejmuite.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Spravujem cirkevný zbor v jednej z najzámožnejších oblastí Ameriky - niekoľko oplotených komunít.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Spravuji církev v jedné z nejzámožnějších oblastí Ameriky - několik oplocených komunit.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Είμαι πάστορας εκκλησίας σε μια από τις πιο εύπορες περιοχές της Αμερικής -- ένα σωρό κλειστών κοινοτήτων.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Аз отговарям за черква в една от най-богатите области в Америка -- много общини.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Я керую церквою в одному з найбагатших районів Америки — там купа замкнених спільнот.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Я служу пастором церкви в одном из самых богатых районов Америки -- группа закрытых поселков.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.אני הכומר של כנסיה באחד האזורים הכי משפיעים באמריקה -- קבוצה של קהילות מגודרות.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.أنا قس لكنسية في أحد أغنى الأماكن في أمريكا -- مجموعة من المجتمعات المغلقة.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.いくつもの塀で囲まれたコミュニティーがあります 私の教会には 会社の重役や科学者が大勢います
Anders bir papaz olacak--Anders será sacerdote...
Anders bir papaz olacak--Anders va fi preot...
Anders bir papaz olacak--Anders veut devenir pasteur.
Anders bir papaz olacak--- Ich weiß nicht.
Anders bir papaz olacak--Mutta Andersista tulee pappi.
Anders bir papaz olacak-- O çok tatlı.Anders wird Geistlicher, aber er ist sehr warmherzig und nett.
Anders bir papaz olacak-- O çok tatlı.Han är ganska varm och rar, förstås.
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,Artiesten, politici, popsterren, priesters, CEO's,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,Artistas, políticos, estrelas pop, padres, diretores executivos,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,Artistas, políticos, estrellas de pop, curas, jefes de empresas,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,Artisti, politici, popstar, predicatori, imprenditori,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,예술가들, 정치인들, 유명연예인들, 종교인들, 기업인들,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,Künstler, Politiker, Popstars, Priester, Vorstandsvorsitzende,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,NGOも 母親会も 学生自治会も
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,Καλλιτέχνες, πολιτικοί, ποπ σταρ, ιερωμένοι, διευθυντικά στελέχη,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,אמנים, פוליטיקאים, כוכבי רוק, כמרים, מנהלי חברות,
Artistler, politikacılar, pop starlar, papazlar, CEO'lar,فنانين، سياسيين، نجوم غناء، قساوسة، كبار المدراء تنفيذيين،
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)그건 사실 18세기의 성직자들에게 붙여진 별명이예요." (웃음)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Até era uma alcunha dada aos padres no século XVIII. (Risos)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)C'est en fait un surnom donné aux prêtres au 18ème siècle". (Rires)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Det är faktiskt ett smeknamn från 1700-talet på präster." (Skratt)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Det er et navn for præster i det 18. århundrede." (Latter)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)E, de fapt, o porecla data preotilor in secolul XVIII". (Rasete)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Era in realtà un nomignolo dato ai sacerdoti nel 18esimo secolo." (Risate)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Es ist einfach ein Spitzname, den man Priestern im 18. Jahrhundert gegeben hat." (Lachen)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Ez valójában a papok gúnyneve volt a tizennyolcadik században." (Nevetés)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Het is eigenlijk een bijnaam die aan priesters werd gegeven in de 18e eeuw". (Gelach)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)"jest to przydomek nadawany księżom w 18-tym wieku." (Śmiech)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Je to vlastně přezdívka, kterou dali kněžím v 18. století." (Smích)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Realmente es un apodo que se les ha dado a los sacerdotes en el siglo XVIII". (Risas)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Всъщност това е прякор, който са давали на свещеници през 18-ти век." (Смях)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Словом bollock ("трепло") в 18-м веке обзывали священников. (Смех)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Це власне прізвисько, котрим називали священників у 18 столітті." (Сміх)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)זה למעשה כינוי חיבה שניתן לכמרים במאה ה18. (צחוק)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)و كانت فى الواقع تطلق على القساوسة فى نهاية القرن الـ18" (ضحك)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)(笑) しかも「私自身司祭です」と言うじゃないか
Baş Kart: Papazקלף בסיסי: מלך
Baş Kart: Papazالورقة الأساسيّة: ملك
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Am mers la o şcoală creştină strictă am fost educat de călugăriţe, taţi, fraţi, surori.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Chodil jsem do přísně křesťanské školy. Učili mě jeptišky, otcové, bratři, sestry.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Chodil som do silne kresťanskej školy, v ktorej učili mníšky, otcovia, bratia, sestry.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Egy igazán moderált keresztény iskolába jártam, ahol apácák, papok, testvérek és nővérek tanítottak.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Fui a esta escuela cristiana muy correcta... fui educado por monjas, sacerdotes, hermanos, hermanas.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Fui para uma escola Cristã muito adequada ensinada por freiras, padres, irmãos e irmãs.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Ik ging naar een keurige christelijke school met nonnen, paters, broeders, zusters.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Io ho frequentato una scuola cristiana molto rigida, gestita da suore, frati, fratelli, sorelle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
papaz ile cümle - Sayfa 14 - papaz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App