Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Jag gick i en mycket proper Kristen skola undervisades av nunnor, präster, bröder, systrar.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.J'ai été dans cette école très chrétienne, instruit par des bonnes sœurs, des pères, des frères, des sœurs.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Jeg gik i en meget ordentlig kristen skole undervist af nonner, fadere, brødre, søstre.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.저는 아주 독실한 기독교 학교에 다녔습니다. 수녀님, 신부님에 의해 가르쳐지는 곳이었죠.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Saya belajar di sebuah sekolah Kristen diajar oleh pastur, biarawan-biarawati Kristen.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Tôi đi học tại một trường Cơ đốc truyền thống được dạy bởi các xơ, các cha, các anh, các chị.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Πήγα σ' ένα πολύ καθωσπρέπει Χριστιανικό σχολείο διδάχθηκα από καλόγριες, καλόγερους, αδερφές, αδερφούς.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Учех в това много примерно християнско училище, обучавано от монахини, бащи, братя, сестри.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Я відвідував справжню Христіанську школу і навчався у чорниць, святих отців, братів і сестер.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Я ходил в очень приличную христианскую школу, где нас учили монахини, отцы, братья, сестры.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.הלכתי לבית ספר נוצרי מחמיר לימדו אותי נזירות, כמרים, אחים ואחיות.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.ذهبت إلى مدرسة مسيحية محافظة درس لي الراهبات والآباء والإخوة والأخوات..
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.そこで神父や尼僧や修道士から習っていました 良きサマリア人になるよう育てられ
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.我去佐一個很好嘅基督教學校。 老師系修女,神父,兄弟,姐妹。
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorum저는 영국 국교회의 목사입니다. 20년동안 그 교회에서 목사로 일하고 있죠.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorum20年間 司祭を努めてきました ほとんどの時間 神の本質を問い
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumIch bin ein Vikar in der Kirche von England. 20 Jahre lang bin ich Priester in der Kirche gewesen.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumIk ben predikant in de Church of England. Ik ben al twintig jaar priester in die kerk.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJestem pastorem Kościoła Anglikańskiego Pełnię posługę kapłańską w tym Kościele od 20 lat.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJe suis vicaire de l'Eglise d'Angleterre J'ai été prêtre pendant 20 ans
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJsem vikářem anglikánské církve. Jako duchovní v této církvi působím už 20 let.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSono un vicario della Chiesa di Inghilterra. Sono stato un prete per 20 anni.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSoy un vicario de la Iglesia de Inglaterra. He sido un sacerdote de la iglesia por 20 años.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSunt paroh în Biserica Anglicană. Sunt preot în Biserică de 20 de ani.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumTôi là một Cha xứ Anh giáo. Tôi là một linh mục trong 20 năm qua.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumΕίμαι εφημέριος της Αγγλικανικής Εκκλησίας. Είμαι ιερέας εδώ και 20 χρόνια.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumАз съм викарий в една църква в Англия. Бил съм свещенник в църквата 20 години.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumЯ — приходской священник Англиканской церкви, и являюсь священником уже 20 лет.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumאני כומר בכנסייה האנגליקנית. אני משמש ככומר בכנסיה כבר 20 שנה.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumأنا كاهن في كنيسة انجلترا. وأنا قس في الكنيسة منذ عشرين عاماً.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var. Bu sorunu benim için çözmeni istiyorum.Biorę ten problem na siebie.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var. Bu sorunu benim için çözmeni istiyorum.Želim, da poskrbiš za to v mojem imenu.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var.Jsou věci, které může kněz udělat lépe než právník.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var.Υπάρχουν μερικά πράγματα που ένας ιερέας μπορεί να κάνει καλύτερα από έναν λαϊκός.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var.Има някои неща, които свещеникът може да направи по-добре от лаика.
Bir papazın infazını gördü.Dobrol, on je sedaj v nebesih.
Bir papazın infazını gördü.No cóż, jest już w niebie.
Bir papazın infazını gördü.Viděla jak zabili biskupa.
Bir papazın infazını gördü.Είδε ένα επίσκοπος να πεθαίνει.
Bir papazın infazını gördü.Как е? Видя как убиха един епископ.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Ako pastor vidím veľa cvokov.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Als predikant kom ik veel excentriekelingen tegen.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Als Seelsorger sehe ich wirklich viele Verrückte.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Ca preot, văd o mulţime de ţăcăniţi.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Come pastore, incontro molte persone stravaganti.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.En tant que pasteur, je rencontre beaucoup d'excentriques.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Jako kazatel vidím mnoho cvoků.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Jako pastor widzę wielu dziwaków.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.저는 목사이기 때문에 많은 괴짜들을 만납니다.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Là một mục sư, tôi gặp rất nhiều điều không ra gì.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Sebagai seorang pendeta, Saya melihat banyak orang aneh.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum. Ve hayatın her alanından tuhaf tiplerin olduğunu öğrendim.Lelkipásztorként sok furcsa embert látok, és megtanultam, hogy az élet minden területén vannak furcsa emberek.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Σαν πάστορας, βλέπω πολύ εκκεντρικό κόσμο.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Като пастор, срещам много чешити.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Я, как пастор, встречаю много чудаков.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.Як пастор, я бачу чимало диваків.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.ככומר, אני רואה הרבה משוגעים.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.وك قس، أرى الكثير من المجانين.
Bir papaz olarak, bir çok tuhaf tip görüyorum.どんな所にも変わり者がいると知りました
Bir uykuya yatıyor 'gibi bir papaz burun tickling, Sonra başka bir arpalık o hayalleri:Chatouilles le nez d'un pasteur comme un "dort, rêve Puis il d'un autre bénéfice: