Ana içeriğe geç
Sözlük

papaz ile cümle

papaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rahip olduktan sonra 1944'e kadar papazlık yaptı.Töötas pastorina kuni 1944. aastani, mil ta tapeti.
Papaza bağışlanmak istediğini söyler ve günah çıkartır.Juudid tunnistasid pattu ja palusid andeks.
"İstikamet Papazın Çayırı"."Nõo kiriku maalinguleiud".
Boğazkere Öküzgözü PapazkarasıLebusi piiskopkond
12 Mayıs 1684), Fransız fizikçi ve papazdır.1620 – 12. mai 1684) oli prantsuse füüsik, botaanik ja preester (abt).
Cizvit papazı oldu.Ta tahtis saada pastoriks.
431 senesinde, papaz oldu.313 70-aastane sai pastoriks.
10, bacak, kız, papaz, as.10, jack, donna, re, asso.
10, bacak, kız, papaz, as.10, jota reina, rey y as.
10, bacak, kız, papaz, as.10, 잭 퀸 킹 에이스
10, bacak, kız, papaz, as.10, נסיך, מלכה, מלך, אס.
10, bacak, kız, papaz, as.10, ولد، ملكة, ملك, هاص.
10, bacak, kız, papaz, as.Dix, valet, dame, roi et as.
10, bacak, kız, papaz, as.Dziesiątka, walet, dama, król, as.
10, bacak, kız, papaz, as.Kymppi, jätkä, kuningatar, kuningas, ässä.
10, bacak, kız, papaz, as.Q K A ほらね
10, bacak, kız, papaz, as.Tia, knekt, dam, kung, ess.
10, bacak, kız, papaz, as.Tien, boer, dame, koning, aas.
10, bacak, kız, papaz, as.Zece, valet, damă, rege, as.
10, bacak, kız, papaz, as.Zehn, Bube, Dame, König, Ass. Zehn, Bube, Dame, König, Ass.
10, bacak, kız, papaz, as.Десятка, вале, дама, поп, асо.
Ama bir papazın karısı olmak--Aber die Frau eines Pfarrers...
Ama bir papazın karısı olmak--Aber die Frau eines Pfarrers...
Ama bir papazın karısı olmak--Fast prästfru... Viktor är ju kul.
Ama bir papazın karısı olmak--Mais, femme de pasteur...
Ama bir papazın karısı olmak--Mutta papinrouva...
Ama bir papazın karısı olmak--Pero ser la mujer de un sacerdote...
Ama bir papazın karısı olmak-- Viktor da iyi.Dar sã fiu preoteasã... ªi Viktor e drãguþ.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.A pak, že církev je chudá.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Makanya si uskup tidak memiliki s biji pun kacang.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Potemtakem ta škof ni bil revež.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Wiadomo dlaczego nie miał nic dla owieczek.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Μετά ο επίσκοπος δεν έχει ούτε ένα φασόλι
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Значи тогава онзи епископ не е порасъл само с боб.
Ama tabi ki, kazanan el bende. 10, bacak, kız, papaz, as. Şimdi -- güzel.Безусловно, у меня будет счастливая рука. десятка, валет дама, король, туз всё верно, итак... хорошо.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale po drabinie strony nie tylko dziwne funkcji miejsca, zapożyczone z kapelana byłych morza farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale strana rebríčku nebola jediná osobitný rys miesta, požičal si od kaplána bývalý mora farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale strana žebříčku nebyla jediná zvláštní rys místa, půjčil si od kaplan bývalý moře farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Men den sidan stegen var inte det enda märkliga inslag i stället, lånad från prästen tidigare sjö-farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Men den side stigen var ikke det eneste mærkelige træk ved det sted, lånt fra præstens tidligere hav-farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Tapi sisi tangga itu bukan hanya fitur aneh dari tempat itu, dipinjam dari si pendeta mantan laut farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Toda strani lestev ni bila edina čudno značilnost kraja, izposojeno od kaplan nekdanjega morja farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Але сторони сходи були не тільки дивна особливість місця, запозичені з колишнього капелана морського farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Но стълба страна не е единствената странна черта на мястото, заимствани от бивш свещеник на морето farings.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.A nagybátyja őszentségével diaszpórába menekült azokkal, akik Nepálba mentek.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Chú của anh bỏ chạy cùng sự tôn thờ của cộng đồng Do Thái đưa cả dân tộc tới Nepal.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Hänen setänsä pakeni dalai-laman kanssa heidän paetessaan Nepaliin.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Jego wujek uciekł z Jego Świątobliwością w diasporze, w której ludzie przeszli do Nepalu.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.젊은이의 삼촌은 부교주와 함께 네팔로 사람들을 데리고 탈출해 디아스포라를 이루었습니다.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.O tio dele fugiu com Sua Santidade na Diáspora que levou o povo para o Nepal.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Sein Onkel floh mit ihrer Heiligkeit in die Diaspora, die Leute nach Nepal brachte.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Son oncle s'enfuit dans la diaspora avec sa Sainteté qui conduirent le peuple au Népal.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Suo zio è fuggito con Sua Santità durante la diaspora che ha portato il popolo in Nepal.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Su tío había huido con su santidad en la diáspora que hizo desaparecer al pueblo de Nepal.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Unchiul lui a fugit cu Panchen Lama în diaspora din Nepal.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Zijn oom vluchtte met de Dalai Lama in de diaspora, die de mensen tot in Nepal bracht.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Дядя с Его Святостью бежали вместе с мигрантами, которые переправляли людей в Непал.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Його дядько втік із Його Святістю у діаспору, яка переправила їх до Непалу.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Чичо му избягва с Негово Светейшество в Диаспора, което завежда хората в Непал.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.הדוד שלו ברח עם הדלאי לאמה לגלות שהוציאה את העם לנפאל.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod