Sen gerçekten melankolimin panzehirisin.You are truly an antidote for my melancholy.
Gülmek hırçınlık için en etkili bir panzehirdir.Laughing is the most effective antidote to bad temper.
Eğitim şiddete karşı en iyi panzehirdir.Education is the best antidote against violence.
Panzehiri bulmalıyım.I have to find the antidote.
Herhangi birinin panzehiri var mı?Does anyone have an antidote?
Bir panzehir bulmamız gerekiyor.We need to find an antidote.
Bir panzehir bulmaya çalışıyoruz.We're trying to find an antidote.
Panzehir yok.There is no antidote.
Bir panzehir var.There is an antidote.
Bütün istediğim panzehir.All I want is the antidote.
Panzehiri bulamazsan erkek kardeşin ölecek!If you don't find the antidote, your brother is going to die!
Özellikle kral kobra ısırıklarına müdahale edebilebilmesi için yapılmış iki çeşit panzehir vardır.Two types of antivenom are made specifically to treat king cobra envenomations.
Meryem panzehiri aramaya başladı.Police began searching for Glitter.
Miller haritayı bulmaya karar verirken, Artyom tek başına panzehiri bulmak için yola koyulur.Miller decides to go find the map while Artyom heads out to find the antidote.
Gerekli panzehir uygulanmadığı zaman ölüm kesindir.If left untreated death will follow.
Artık hammaddeleşme için bir panzehir var, o da özelleştirme.Now, there's an antidote to commoditization, and that is customization.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.And, choice is the antidote to coercion and condescension.
İçsel refahımızı tahrip edici duyguların doğal panzehirleri vardır.So, there are natural antidotes to emotions that are destructive to our inner well-being.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.But, of course, each emotion then would need a particular antidote.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.And that connection, that visceral connection to our atmosphere feels to me like an antidote.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.They found the perfect antidote to thought and the ideal refuge of the hard demands of real faith.
Onlar ki hayatı geri gelip erotizmi ölüme panzehir olarak görenler.Those who came back to life were those who understood the erotic as an antidote to death.
Solanum zehirlenmesinin panzehiri yoktur.There is no antidote for Solanum poisoning.
Bu yılanın zehirinin bir panzehiri yok.Il n'y a pas d'antidote au poison de ce serpent.
Spesfik antidotu (panzehiri) Atropin'dir.Son antidote de secours est l’atropine.
Meryem panzehiri aramaya başladı.Marie occhieggia al Tamburmaggiore.
Erken reaksiyonlar görüldüğünde panzehir tedavisi bırakılır ve reaksiyona müdahale edilir.Если они присутствуют, то при помощи раннего вмешательства это лечат либо назначают слуховые аппараты.
Hem uzun etkili bir zehir ve kısa etkili bir panzehir üretirler.له بدء تأثير سريع، ومدة تأثير قصيرة.
Aktif kömür birçok zehirlenmede kullanılan bir panzehirdir.O carvão activado tem sido usado em casos de intoxicações por algumas substâncias.
Meryem panzehiri aramaya başladı.Então começam a procurar o martelo.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.Het squamosum is niet waarneembaar doorboord door een fenestra.
Frank adrenalin yaşayarak panzehiri kurtarır.Peter podaje mu szybko adrenalinę, aby uratować życie chłopcu.
Beş viyal panzehir verilen hastaların yaklaşık %75'inde serum hastalığı görülür.Minst ett femtiotal misstänks cancerframkallande.
Hem uzun etkili bir zehir ve kısa etkili bir panzehir üretirler.Вони виробляють як довготривалу отруту, так і недовго живучу протиотруту.
Nero, tam üç defa onu zehirlemeyi denediyse de Agrippina'nın panzehiri zamanında almasıyla başarısız oldu.Три рази намагався отруїти, але Агріппіна попередньо приймала протиотруту.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.Після невдалої спроби отруєння вистрибнула з вікна.
Panzehir, İstanbul, 2015.Vyšehrad, Praha, 2015.
Panzehir, İstanbul, 2015.Vremea, București, 2015.
Her gün Blade'e bir iğne ile panzehir enjekte etmektedir.Minden reggel morfium injekcióval ébred.
Metanol zehirlenmesi, panzehiri olan etanol veya fomepizol ile tedavi edilebilir .Ártalmatlanítása metanollal vagy etanollal történik.
Metanol zehirlenmesi, panzehiri olan etanol veya fomepizol ile tedavi edilebilir .Η δηλητηρίαση από μεθανόλη μπορεί να αντιμετωπιστεί με αντίδοτα την αιθανόλη ή τη φομεπιζόλη.
Panzehirin bulunabileceği en yakın hastahanenin acil servisine nakil sağlamak için yardım çağrısında bulunun.Forbindelsen skal være med til at forbinde hospitalets kommende rekreative område med Helstrups byrum.
Tek panzehir de bir Angel'ın bir avcı kanı içmesidir.概要 銃神は天使狩りを仕事にしている。
Gianni kendisini dövülmekten korumak içni kendine panzehir bastırmıştır.ローランドは彼を自らの手で打ち倒さねばならないという宿命を背負っている。
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.어느 날, 키파리소스가 잘못 던진 창에 수사슴이 맞았다.
Meryem panzehiri aramaya başladı.마리아께서 엘리사벳을 찾아보심을 묵상합시다.
Bu iki panzehir alkaloitleri okside ederek etkisiz hale getirir.이 두가지 구조적 특징은 비타민 효과(vitamin activity)에 필수적이다.
Özellikle kral kobra ısırıklarına müdahale edebilebilmesi için yapılmış iki çeşit panzehir vardır.Две определени предсказания упражняват контрол върху съзаклятието на Едип цар.
Farmakolojik panzehirler daha karışık etkileri olan maddelerdir.Trükitekstiilid on konkreetsemate kujunditega.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Aber natürlich bräuchte dann jede Emotion ein bestimmtes Gegenmittel.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Ale isteže, každá emócia by potom potrebovala svojskú protilátku.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Bineînțeles, fiecare emoție are nevoie de un anumit antidot.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.De persze így minden érzelemnek meg kéne legyen a maga ellentétpárja.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Givetvis, varje känsla skulle då behöva en speciell motgift.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Każda emocja potrzebowałaby własnego antidotum.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.물론 그렇다면 각각의 감정은 특정한 해독제를 필요로 하겠죠.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Maar iedere emotie zou dan een bepaald tegengif moeten hebben.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Mais bien sûr, chaque émotion nécessiterait alors un antidote particulier.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Ma naturalmente, ogni emozione ha bisogno del suo particolare antidoto.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Mas é claro, cada emoção necessitaria do seu antídoto.