Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.V létě rádi nosí síťkovaná trička nebo tílka.
Pantolonun Politik Tarihi.Dějiny politických teorií.
Dize yakın sayılabileccek etek, dar pantolon ve kısa kollu kıyafetlere izin verilmiyor.Mužům je doporučováno nenosit jen krátké kalhoty a tílka.
Şalvarlar bol pijamalar olup pantolon benzeridir.Legíny jsou dalším typem kalhot.
Bu pantolonun üzerindeki damgaların Türk kültür coğrafyasındaki bazı örneklere benzemektedir.Nošení ponožek v sandálech je spojeno s některými geek kulturami.
Pantolonunun fermuarını indirdi.Da, și-a smuls propria perucă.
O sık sık pantolonlara hakaret eder, örneğin kız pantolonları.El nu poartă pantaloni, de aceea face de multe ori bancuri despre pantaloni.
Şalvar sözcüğü Farsça dilinde pantolon için kullanılan 'shælva:r'dan gelmektedir.Cuvântul șalvar provine din termenul persan شلوار 'shælva:r', care înseamnă pantalon.
Yoga pantolonuEgek, a nadrágom!
Pantolonunun fermuarını indirdi.Vegye le az alsónadrágját.
Pantolonun Politik Tarihi.A politikamentes kor eszménye.
Şalvar yerine pantolon giyme mecburiyetini getirti.A képek ábrázolására szolgáló fametszetek helyett megjelent a klisé.
Pantolon daha sonra HIStory World Tour'da kullanılmaya başlandı.A News of the World Tour során rendszeresen játszották.
O sık sık pantolonlara hakaret eder, örneğin kız pantolonları.Gyakran nem is tud felöltözni, például a nadrágja fölé veszi az alsónadrágot.
Çoğunlukla pantolon ya da kendini bir elbise giymez.Täytyy välillä vähän nostaa näitä housuja...
Krem rengi pantolon, mavi ceket ve sarı gömlek giyer.Koukilla on mustat farkut ja sininen ja keltainen takki.
Pantolonun Politik Tarihi.Työpoliittinen aikakauskirja.
Kot pantolonla çalışmak kolaydır.Farkuissa on helppoa tehdä töitä.
1990'da Battulga, yerel olarak Macaristan'da kot pantolon dikmeye ve satmaya başladı.Το 1990 ο Μπατούλγκα άρχισε να ράβει και να πουλά τζιν σε τοπικό επίπεδο και στην Ουγγαρία.
Pantolon daha sonra HIStory World Tour'da kullanılmaya başlandı.Η παραγωγή του άλμπουμ έγινε κατά τη διάρκεια της HIStory World Tour.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Η θερινή στολή ήταν λευκή.
Kırmızı bir ceket ile koyu yeşil bir pantolon giyer.Φορά μία κόκκινη ενδυμασία και πράσινο πανωφόρι.
İspanyol paça, dizden itibaren genişleyen pantolon paçası ve bu tarzdaki pantolonlara verilen addır.Η ράβδος αυτή είναι για το πέρασμα του παντελονιού που αντιστοιχεί στο σακκάκι.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Om sommeren blev der også båret hvide bukser.
(Paris'in pantolonunu giymiştir.)(Han tog varme klæder på.)
Huggies Pull-Ups eğitim pantolonu yeni yürümeye başlayan çocuklar için pazarlanmaktadır.Shounen-mangaer tegnes specielt for drenge, der er ved at vokse op.
Daima kot ceket ve kot pantolon giyerdi.Hun klædte sig til tider som en mand med jakkesæt og mandehat.
Kıyafetleri pisti, kemer takmak veya pantolonlar için askılık takmak yasaktı.Skindet forarbejdes til beklædning, sko, bælter eller tasker og punge.
Çoğunlukla pantolon ya da kendini bir elbise giymez.En skjorte benyttes ofte sammen med bukser eller et jakkesæt.
Benim pantolon ıslak.Mine bukser er våde.
Bu pantolon kirli.Disse bukser er beskidte.
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.«Hvor er buksa mi?
O ne silaha ne de pantolona asla dokunmadığını iddia etmektedir.Det brukes om et oppgjør som utkjempes med never eller våpen.
Erkekler de dokuma yelek ve dokuma pantolon giyerler.Kvinner bærer festfin kjole eller buksedress.
Pantolonun Politik Tarihi.Politisk idéhistorie.
Yerine batılı devletlerinki gibi pantolon ve ceket geldi.Nam giới La Hủ mặc quần áo giống như các dân tộc khác ở vùng Tây Bắc.
Krem rengi pantolon, mavi ceket ve sarı gömlek giyer.Khăn màu son, áo màu vàng.
Genellikle kot pantolon ve tişört giyer.Ngoài ra, ông cũng thường chơi quần vợt và bóng quần.
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.そして「私のパンツだけ見て。
Erkekler ise cepken, kısa üç etekleri elde yapılan yünden pantolonlar giyerlerdi.しかも、女性が当日はいていたショートパンツから検出された第三者の型とも一致した。
Genellikle onu pantolonunun cebinde taşır.通常、彼の左手はズボンのポケットの中に仕舞われている。
Tarihte pantolonu ilk giyen kadındır.史上初めて洋装をした皇后。
Genelde erkek pantolonları içerir.普段は男装をしている。
Oldukça belirgin kırmızı pantolon tüyleri vardır.無精髭に赤いパンツのスタイルが多い。
Şalvar yerine pantolon giyme mecburiyetini getirti.因為認為太麻煩了而不穿內褲。
Mekum korkudan pantolonunu bile ıslatır.個性膽小,間中會被嚇得尿褲子。
"Bu çocuğun çonu yok belinde pantolon durmuyor!"沒穿內褲的女孩(OH!
Yoga pantolonu瑜伽体位集
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.나는 무슨 수를 써서라도 내 누명을 벗을 것이다."는 것이다.
Pantolonunun fermuarını indirdi.바지에 대변을 쌌다.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.남녀 모두 입는 겉옷으로 남자들은 여름이 아니면 반드시 입는다.
O sık sık pantolonlara hakaret eder, örneğin kız pantolonları.보통엔 안경을 쓰고 있지만 안경을 벗으면 상당한 미소녀이다.
Klibin başında Avril mavi bir pantolon giymektedir.아틀라스는 올백으로 파란 바지.
Mekum korkudan pantolonunu bile ıslatır.רובין משתין במכנסיים מרוב פחד.
Hakama (袴) bölümlü ya da bölümsüz etek ya da oldukça geniş bir pantolondur.האקאמה מעין חצאית מחולקת או בלתי-מחולקת הדומה למכנסיים רחבים ורפויים מאד.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.הוא גורב גרביים לבנים גם במהלך השבוע.
1965 yılında Kiğılı markası ile gömlek ve pantolon üretimine başlamıştır.גבר ואישה בבגדי רחצה 1910 לערך.
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.ו"אכול את המכנסים שלי!"
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.През лятото носели малко дрехи.
Pantolonun Politik Tarihi.Политическа история на траките.