Genellikle beyazlatılmış veya elyafın doğal rengini bırakan endüstriyel pamuktan yapılırlar.وغالبا ما يصنع هذا النوع من القطن الصناعي الذي قد يكون مصبوغا باللون الأبيض أو أنه أبقى على لونه الطبيعي.
Köylü, yaz mevsiminde Çukurova'ya göçerek pamuk toplamaktadır.وتمركزت مستوطنتهم الصيفية في كوروشيكا.
Pamukçuk vakaları resimleri Ağız iltihaplanmaları (Prof.Dr.أساليب المبتدعة في الطعن بالسنة ( أطروحة دكتوراه).
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.وهنا كان العناية من قبل أقارب يعملون في زراعة البن.
Pamuklu olanlar yaz aylarında daha çok tercih edilir.وتكون العلامات داكنة أكثر في الحاضنات الصيفية.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.Em protesto contra a escravidão, Maria parou de usar roupas de algodão.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.Colonos também chegaram em busca de terra para as plantações de algodão.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Na ocasião, pronunciou seu consagrado Discurso.
Hububat ve pamuk tarımı yapılır.Como se faz algodão-doce?
İpek, keten, pamuk veya sentetik kumaştan yapılabiliyor.Pode ser feito com lã, seda ou algodão.
Ayrıca bu bölgede Şekerpancarı ve Pamuk yetiştirilir.Posteriormente, algodão e cana-de-açúcar passaram a ser cultivados também nestes Estados.
Yukata (浴衣): Resmî olmayan, genellikle pamuklu, keten ya da kenevir kumaştan yapılan yaz kimonosu.Yukata (浴衣): quimono informal e sem forro usado no verão, geralmente feito de algodão ou linho.
Ayrıca pamuklu dokuma, çikolata ve gıda üretimi de yapılmaktadır.Porém se destacam na extração de madeira, fabricação de chocolate e criação de bois.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Em seguida, são adicionadas as alcaparras.
Pamuklu kumaşlar selüloz moleküllerinden oluşurlar.As micelas são formadas por moléculas de celulose.
Zazaistan adını ilk defa ortaya atan isim Ebubekir Pamukçu olmuştur.O nome de Pompeu foi mencionado pela primeira vez em relação a um assunto vergonhoso.
Mary ve Tejen oasisleri pamuk ve Kavun, Karpuz yetiştirilmekte dikkat çekiyor.Os oásis de Mary e Tejen são conhecidos pelo cultivo de algodão.
Pamuklu gündelik kimonolarda kullanılır.Alguns muçulmanos usam o taqiyah diariamente.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.Uit protest tegen slavernij stopte ze met het dragen van kleding van katoen.
Geçim kaynağı ilk başta tütün iken tütünün yasaklanması ile pamukçuluğa yönelme olmuştur.Na zijn winst kwam zijn eerste single uit: Playing with Fire.
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.Orhan Pamuk is een Turkse schrijver die in 2006 de Nobelprijs voor de Literatuur won.
Civarda tahıl ve pamuk yetiştirilir.In de omgeving worden graan en katoen geteeld.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Hun verklaring in die zin werd verwelkomd.
Demiryolu ile getirilen pamuk deniz yoluyla ihraç edildi.Het opgehoopte zand werd per spoor weggevoerd.
Pamukçuk ya da oral kandidiyaz, Candida albicans mantarının ağız mukozasında yaptığı enfeksiyondur.Spruw, klachten door Candida albicans in de mond.
Pamuk şekeri bir çubuk veya plastik torbada satılır.Ze worden verkocht in een kartonnen of plastic cilinder.
Türkmenistan, dünyanın en büyük dokuzuncu pamuk üreticisidir.Oezbekistan is de tweede katoenproducent van de wereld.
A.Ş. Sönmez Pamuklu San.S. Greijdanus te Zwolle.
Çoğunlukla pamuk ekimi yapılmaktadır.Ze zijn meestal vervaardigd van katoen.
Pamuk üretimi son dönemde yerini mısır üretimine bırakmıştır.Vervolgens nam vanaf de Edo-periode de katoenproductie in het gebied toe.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Verder werken een aantal dorpsbewoners in Jakoetsk.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.W sprzeciwie niewolnictwu przestała nosić ubrania z bawełny.
Yukata (浴衣): Resmî olmayan, genellikle pamuklu, keten ya da kenevir kumaştan yapılan yaz kimonosu.Yukata (ゆかた): swobodne, letnie kimono bez podszewki, zwykle bawełniane, płócienne lub konopne.
Çiftçi Pamuk ölür.Koczubej zostaje zgładzony.
İstanbul: Hatıralar ve Şehir, Orhan Pamuk'un 2003 yılında yayımlanan kitabıdır.Wspomnienia i miasto – autobiograficzna książka Orhana Pamuka z 2003 roku.
1794 - Eli Whitney, pamuk ayrıştırma makinesinin patentini aldı.1794 – Amerykanin Eli Whitney opatentował odziarniarkę.
Bu şirket pamuklu giyisi üretimi yapıyordu.Prowadzi sklep z ręcznie robionymi ubraniami.
Pamuk şekeri bir çubuk veya plastik torbada satılır.Kolby miarowe zaopatrzone są u wylotu w szklany lub plastikowy korek.
Pamukçuk vakaları resimleri Ağız iltihaplanmaları (Prof.Dr.ENDMORÄNE, Rozpakować Walizki (katalog wystawy) artystki
Kentte pamuk işleme endüstrisi bulunmaktadır.W mieście tym rozwinięty jest przemysł bawełniczy.
1794 - Eli Whitney, pamuk ayrıştırma makinesinin patentini aldı.1793 – Eli Whitney ansöker om patent för sin bomullsgin.
Örneğin Türkmenistan SSC'deki Sovyet üretim politikası pamuktan gıda ürünlerine kaydı.I Turkmenistan skiftade Sovjets kollektiviseringspolitik deras produktion från matgrödor till bomull.
Daha sonraları kav yerine pamuk ipliğinden fitiller kullanılmıştı.De ersattes efterhand av importerad bomull.
Bu şirket pamuklu giyisi üretimi yapıyordu.Bolaget började med att tillverka damunderkläder.
Türkmenistan, dünyanın en büyük dokuzuncu pamuk üreticisidir.Uzbekistan är världens tredje största bomullsproducent.
Ayrıca pamuk yetiştirerek ülkedeki tekstil sanayiine katkıda bulunur.Bomull odlas och används i lokal textilindustri.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Kem Kem Iridjalene är kullar i Algeriet.
Benim Adım Kırmızı, Türk yazar Orhan Pamuk'un 1998 yılında yayımladığı bir romandır.Mitt namn är röd är en roman skriven av Orhan Pamuk 1998.
Ayrıca pamuklu, ipekli kumaşlar da buraya getiriliyor ve satılıyordu.Även stenkolen togs till vara och såldes.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.I detta avseende hade hon alltså rätt i sitt uttalande.
Pamukkale Üniversitesi burada yer almaktadır.Ball State University ligger i här.
Tütün, pamuk ve üzüm en çok yetiştirilen ürünlerdir.Socker, tobak och kaffe är de viktigaste odlade växterna.
Pamuklu olanlar yaz aylarında daha çok tercih edilir.Trivs bäst utomhus under sommaren.
Pamuk sanayicisinin oğlu olan Gent'te doğdu ve kendisi de bir sanayici ve bir bankacıydı.Народився у Генті, син бавовняного промисловця, сам був промисловцем і банкіром.
1957'de « Pamukçu Halk Oyunları Derneği » kurulmuştur.1957 — створили іграшку «літаюча тарілка».
Örneğin Gustav Jäger 1880’li yıllarda pamuktan yapılmış örme kıyafetler üretmiştir.У 1880-х роках Густав Йегер ввів в ужиток білизна з вовни (т. зв.
Zazaistan adını ilk defa ortaya atan isim Ebubekir Pamukçu olmuştur.Його ім'я вперше згадується Йосаку, коли він розповідав про Сітібукаях.
Tom çok fazla pamuk şekeri yedi.Том з'їв забагато солодкої вати.
Teknolojideki ilerlemelerle sürekli pamuk üretmek mümkün oldu.S postupem technologií bylo možné zpracovávat bavlnu neustále.
Porto-Novo çevresindeki bölgede palmiye yağı, pamuk ve kapok üretilir.Oblast v okolí Porto-Nova produkuje palmový olej, bavlnu a kapok.