Bu şirket pamuklu giyisi üretimi yapıyordu.Ce projet visait la fabrication de vêtements.
Nihayet Memphis, Tennessee'de zengin bir pamuk tüccarı oldu.Duvivier est devenu un homme d'affaires astucieux à Louisbourg.
Sarar, üretimlerinde pamuk hammadde üzerine çalışmaktadır.Des filatures se maintiennent toutefois en travaillant du coton importé.
Milliyet Gazetesi - Paris, Pamuk'un İstanbul'unu kapıştı Kitabın satışıyla ilgili haber.Il faut que vous m'aimiez. » — Cri du cœur de Connie à Parkin le garde-chasse, bande-annonce du film.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Jusque-là, les larmiers simples sont de mise.
Pamuklu Köyünde düzenlenen yaz festivali ise ilçenin ayrı bir festivalidir.Les Universités d’été de l’Ermitage sont le résultat concret de ce projet.
Daha sonra da grubun gitar teknisyenliğini de yapmakta olan Onur Pamukçu grubun gitaristi oldu.Rich est, en ce qui le concerne, le guitariste du groupe.
Pamuk'un daha sonra yazdığı kitaplar da çok sayıda ödül kazandı.Ses livres publiés ultérieurement remportèrent eux aussi divers prix.
Orhan Pamuk günümüze dek bu konuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamıştır.Glen Graham n'a pas vraiment fait parlé de lui depuis tout ce temps.
İnce pamuktan yapılmıştır.Está hecho de algodón fino.
Bu pamuk bir havlu mu?¿Esta es una toalla de algodón?
Pamuk tarımının gelişmesi, Güney eyaletlerinde köle talebinde büyük artışa sebep olmaktaydı.El auge del algodón en el área incrementó significativamente la demanda de esclavos.
1923 yılında büyük bir pamuk satınalımı için ABD’ye gider.En 1923 viajó a los Estados Unidos para concertar la compra de un gran cargamento de algodón.
1794 - Eli Whitney, pamuk ayrıştırma makinesinin patentini aldı.14 de marzo: Eli Whitney patenta la desmotadora de algodón.
Edebiyat - Orhan Pamuk.Orgullo Helado - Orfebre.
Ayrıca pamuklu, ipekli kumaşlar da buraya getiriliyor ve satılıyordu.Incluso los puestos de bajo rango fueron comprados y vendidos.
Bundan başka darı, pirinç, pamuk ve şekerkamışı yetiştirilir.Además del arroz, también se cultiva algodón y té.
Adanalı dizisinde "Pamuk'u" canlandırdı.Allí supo funcionar el café «La Puñalada».
Kış zamanlarında halk pamukla beslenmiş elbise giyerdi.En invierno se cubrían con un manto de pieles de nutrias.
7 Haziran - Orhan Pamuk, Türk Nobel ödüllü yazar.7 de junio: Orhan Pamuk, escritor turco.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Así, explicaba hasta el sabor de las cosas bajo este aspecto.
Pamuk liflerinden giyisiler yapıldı.Se confecciones alfombras florales.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Mucho más tarde, se popularizaron los anuncios pintados.
Çoğunlukla pamuk ekimi yapılmaktadır.Suelen estar elaborados en algodón.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.In segno di protesta contro la schiavitù, smise di indossare abiti di cotone.
1786 yılında pamuk değirmenler ve değirmen işçileri için konut inşa eden David Dale tarafından kuruldu.Fu fondato nel 1786 da David Dale, che costruì i cotonifici e le case per i lavoratori dei cotonifici.
1850'lerde ABD'de pamuk en değerli ürünlerden birisiydi.Negli Stati Uniti meridionali del 1850, il cotone era una delle colture più importanti.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.Arrivarono anche coloni in cerca di terreno sul quale stabilire piantagioni di cotone.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.In considerazione di ciò, egli spiega le cose in un linguaggio semplice.
Pamukovadan güneye yönelen Sakarya Irmağı Geyve boğazını geçtikten sonra Sakarya ovasına ulaşır.Proseguendo in direzione sud-ovest raggiunge Nureci e Senis, lambendo poi Assolo.
Fundoshi (褌), uzun pamuktan yapılan geleneksel bir Japon erkek iç giyimidir.Il fundoshi (褌?) è un perizoma cingi-lombi tradizionale giapponese indossato dagli uomini.
Dahası Avrupa'da ipek yerine pamuklu dokuma tercih edilir olmaktadır.L'amoxicillina viene tuttavia preferita in Europa.
Daha sonraları kav yerine pamuk ipliğinden fitiller kullanılmıştı.Più tardi fu battuto su monete di rame.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Nel kolchoz, i contadini si stanno occupando della raccolta del cotone.
Yukata (浴衣): Resmî olmayan, genellikle pamuklu, keten ya da kenevir kumaştan yapılan yaz kimonosu.Yukata (浴衣): kimono estremamente informale, sfoderato, generalmente in cotone, lino o canapa.
Pamukluboğaz'da ise 87 öğrenci vardır.Inoltre a Poznań, ci sono 20 consolati.
Bu fabrika pamuk ürünleri üretir.Эта фабрика производит товары из хлопка.
Pamuk sanayicisinin oğlu olan Gent'te doğdu ve kendisi de bir sanayici ve bir bankacıydı.Родился в Генте, сын хлопкового промышленника, сам был промышленником и банкиром.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.В знак протеста против рабства она прекратила носить хлопковую одежду.
Kış zamanlarında halk pamukla beslenmiş elbise giyerdi.В зимнее время люди носили хлопковые наряды.
1794 - Eli Whitney, pamuk ayrıştırma makinesinin patentini aldı.1793 — американец Эли Уитни запатентовал хлопкоочистительную машину.
Çoğunlukla pamuk ekimi yapılmaktadır.Изредка используется хлопок.
Kent Mısır'ın pamuk ve hububat ticaretinin başlıca merkezlerinden biridir.Заказик является египетским центром торговли хлопком и зерном.
Ağızda C. albicans enfeksiyonuna pamukçuk denir.Включён в видовую группу C. albicans.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.В более позднее время стали применяться и бисерные украшения.
1957'de « Pamukçu Halk Oyunları Derneği » kurulmuştur.1957 Изобретена игрушка «летающая тарелка».
Taif'e getirildiğinde Bâmıh (yani Pamuk) olan adı Sümeyye şeklinde değiştirilir.В народе переиначили имя, оно стало звучать как — Овдотья (Авдотья).
1990'dan 1996'ya kadar Togo pamuk şirketi (SOTOCO) yöneticiliği yaptı.С 1990 по 1996 годы работал Генеральным директором Тоголезской хлопковой компании.
Mekece, Sakarya ilinin Pamukova ilçesine bağlı bir mahalledir.Маlси) является выходец из Гордали некъе Бучи.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.Прибывали и новые поселенцы, искавшие земли, где можно было разбить хлопковые плантации.
Bu fabrika 240.000 ıgle günde 5 miyon kilogramdan daha fazla pamuk ipliği üretilmekte idi.Винокуренный завод вырабатывал в сутки до 5000 литров спирта.
Pamuk için en büyük tehlike yağmurlardır.Основным источником питания реки являются высокогорные дожди.
On yaşında aile gelirine katkıda bulunmak amacıyla bir pamuklu bez fabrikasında çalışmaya başladı.Начал работать в сельском магазине, где платили хлебом, в 14 лет, чтобы спасти семью от голодной смерти.
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.Орхан Памук, турецкий писатель, лауреат Нобелевской премии по литературе (2006).
Civarda tahıl ve pamuk yetiştirilir.Выращивается пшеница и хлопок.
Çukurova'nın pamuk işçilerini konu alan resimler yaptı ve heykel ile ilgilenmeye başladı.عمل الرسومات التي تناولت موضوع عاملي القطن في تشوكورأوفا وبدأ في الإهتمام بالتماثيل.
Pamukçu Bengi Zeybeği (Türkü), Gitar için 2006."الديك والدجاجة" 2006.
1876'dan sonra pamuk ve gıda sanayisi ekonominin önemli kısmı olmaya başladı.بعد عام 1800 ، أصبح القطن والتبغ محاصيل تصديرية مهمة.
Her ikisi de Rüzgar direnci ve yangın koruması için yün veya sıkı dokumalı Pamuk dan yapıldı.وكانت المواد المستخدمة إما من الصوف أومن القطن ضيق النسيج لمقاومة الرياح والحماية من الحرائق.
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.أورخان باموق، روائي تركي حائز على جائزة نوبل في الأدب لعام 2006.