Ana içeriğe geç
Sözlük

pamuk ile cümle

pamuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Il y avait une centaine d'Afro-Américains en train de faire la cueillette.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.대략 백여명의 흑인들이 무명을 따고 있었어요.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Ongeveer honderd zwarte mensen waren daar aan het plukken.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Ungefähr hundert Dunkelhäutige waren am ernten.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Vagy száz fekete szedte a gyapotot.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Vi erano un centinaio di neri intenti nella raccolta.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Zbierało ją w polu ze stu Czarnych.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Так работали около ста черных людей.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.Там имаше около стотина черни хора, които беряха.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.היו בערך מאה חבר'ה שחורים שקטפו שם בחוץ.
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.وكان هنالك مئات من الرجال السود يقطفون القطن
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.母親はぼくらの肩をつかんで 畑の中に入って行った
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez. Ama bir tişört eder.La culture du coton ne peut pas
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez.Art Arbeit beschaffen. Baumwolle konkurriert nicht mit Opium.
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez.예를들면, 미국과 영국이
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez.Сполучені Штати, Великобританія теж долучилися,
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez.Хлопок не конкурирует с опиумом, а футболки могут.
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez.ארצות הברית, בריטניה, הצטרפו למשל,
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez.نوع ا لعمل . ا لقطن لا ينافس اوبيوم ( نوع من المخدرات ) .
Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez.エジプトの情報機関に参加し、
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Ahora, el algodón es suave, pero la planta está llena de espinas.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Baumwolle ist weich, aber der Rest der Pflanze ist voller Stacheln.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Bông thì nhẹ nhưng cây thì toàn gai
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Bumbacul e moale, dar planta e plină de ţepi.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Hát a gyapot amúgy puha, de a külseje tele van bogánccsal.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.면은 부드러웠지만, 무명밭 주변은 정말 끈적였죠.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Le coton est doux, mais l'extérieure de la plante est pleine d'adhésif.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Nu is katoen wel zacht, maar de buitenkant van de plant is zo stekelig als wat.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Ora, il cotone è soffice ma la parte esterna della pianta è piena di spine.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Sama bawełna jest miękka, ale zewnętrzna część rośliny jest cała kolczasta.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Памукът е мек, но външната част на растението просто е пълна с лепки.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Хлопок мягкий, но растение снаружи покрыто кучей колючек.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.עכשיו, כותנה היא רכה אבל החלק החיצוני של הצמח פשוט מלא קוצים.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.الآن القطن يبدو ناعماً ولكنه من الخارج مليء بالأشواك
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.摘み方を知らないと
Pekâla. TABUT HAZIRLAMA REHBERİ ...önce pamuk tıkayıp sonra vücudu temizliyoruz.ΟΚ [ Εγχειρίδιο τοποθέτησης νεκρού ] ...πρώτα εφαρμόζουμε γέμιση με βαμβάκι και καθαρισμό.
Pekâla. TABUT HAZIRLAMA REHBERİ ...önce pamuk tıkayıp sonra vücudu temizliyoruz.Хорошо. ... сначала - тампонада и очищение.
Pencereden dışarı bakıyorduk. Binlerce dönüm pamuk tarlasıyla çevriliydik.Guardavamo fuori dalla finestra. circondati da acri di campi di cotone.
Pirinç var, soya fasülyesi, pamuk, yonca, yag tohumları!!Da gibts Reis, Sojabohnen, Baumwolle, Luzerne, Sojabohnen, Papaja Sojabohnen, Rapsöl !
Pirinç var, soya fasülyesi, pamuk, yonca, yag tohumları!!Je tady i rýže, sójové boby, bavlna, vojtěška, sójové boby, papaya, sójové boby, řepka.
Pirinç var, soya fasülyesi, pamuk, yonca, yag tohumları!!쌀, 대두, 면화, 알팔파(애완동물용 풀), 파파야 도 있지
Pirinç var, soya fasülyesi, pamuk, yonca, yag tohumları!!Есть рис, соя, хлопок, люцерна, соя, папайя, соя, рапс!
Prenses Lee Seol, Pamuk Prenses'ten daha güzel değil mi çocuklar?Lee Seol hercegnő sokkal szebb, mint Hófehérke, igaz gyerekek?
Prenses Lee Seol, Pamuk Prenses'ten daha güzel değil mi çocuklar?Φυσικά η πριγκίπισσα Λι Σολ.
Prenses Lee Seol, Pamuk Prenses'ten daha güzel değil mi çocuklar?طبعا الاميرة لي سول اجمل من بياض الثلج, صحيح؟
Prensin bulduğu güzel kız Pamuk Prenses'ti. Prens onu görür görmez aşık oldu.Η βασίλισσα παραλίγο να λιποθυμήσει όταν ανακάλυψε ότι η λαμπερή νύφη ήταν η Χιονάτη.
Prensin bulduğu güzel kız Pamuk Prenses'ti. Prens onu görür görmez aşık oldu.وكادت الملكة تفقد وعيها عندما علمت ان العروس المتألقة كانت بياض الثلج
Sizce Pamuk Prenses kadar güzel değil miyim?Úgy gondoljátok, nem vetekedhetek Hófehérkével?
Sizce Pamuk Prenses kadar güzel değil miyim?انتم هل تظنون انني لست اجمل من بياض الثلج؟
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?A trecut ceva timp de când n-aţi mai cules bumbac, nu-i aşa?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Chyba już dawno nie zbieralliście bawełny, co?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?E' da un po che non raccogliete cotone, vero?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Es ist eine Weile her, seit Sie das letzte Mal Baumwolle gepflückt haben, nicht?!
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Het is al een tijdje geleden dat jullie je laatste baal katoen hebben geplukt, niet?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Jó rég volt, hogy megszedtétek a bálátok gyapottal, nem igaz?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?여러분이 무명밭에서 마지막으로 무명을 수확한지도 꽤 지났나보죠?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Lâu rồi mọi người không hái bông phải không?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Давно вы, ребята, собирали свой последний тюк хлопка, не так ли?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Минало е известно време, откакто сте набрали последната си бала памук, нали?
Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?עבר הרבה זמן מאז שקטפתם את שק הכותנה האחרון שלכם, נכון?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod