Ana içeriğe geç
Sözlük

palto ile cümle

palto kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Paltomun üzerine oturdu.He sat on my coat.
Paltosunu çıkardı çünkü artan sıcaklıkta kalın gelmeye başlamıştı.He took off his coat because it was getting too hot to wear it.
Paltosunu çıkarıp yere attı.He took off his coat and threw it on the floor.
Paltomu ve eldivenlerimi çıkardım.I took off my coat and gloves.
Tom turuncu bir şapka giymişti ve paltosu da turuncuydu.Tom wore an orange hat, and his coat was orange, too.
Tom paltosunu çıkarıp işe koyuldu.Tom took his coat off and started working.
Sona bir de onda gördü ki, ona palto giydirmişler.They bowed to him because they saw him wear the device.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.He is wrapped in a dark green overcoat, and grips a walking stick in his right hand.
Bazılarının altın küpeleri vardır, bazıları kürk kaban veya yün palto giymektedir.Some of the women are topless, some wear leather or fanciful costumes.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.He hid the knife in his jacket sleeve and approached her, but she took off running.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.But a few kids are sad and blue because they've forgotten their coat.
Kral, ağır, güderi çanta aldı paltosunun altından ve üstüne koydu tablo.The King took a heavy chamois leather bag from under his cloak and laid it on the table.
Dönüp ona doğru paltosunu yakalı, oturdu.He turned and sat down, with his coat- collar toward her.
Sonra yine ayağa fırladı ve paltosunu fırlattı.Then he sprang up again and flung off his coat.
"Öyleyse bana yardım," Mr. Thomas Marvel, paltosunu omuzlarını karıştırma dedi. tekrar."So help me," said Mr. Thomas Marvel, shuffling his coat on to his shoulders again.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.He had already removed his coat and vest, when he noticed that he was thirsty.
- Paltom.-My coat.
2006 yılında kendime kalın bir palto aldım ve Newcastle'a gittim.So in 2006, I bought myself a heavy overcoat and moved to Newcastle.
Paltom mahvoldu.My coat's ruined.
Bilet, lütfen. Paltoda.Ticket, please.
Sağda kahverengi paltolu olan da benim.And that's me right there in a brown coat.
Cok küçük ama bu gerçek bir palto.It's miniscule, but it's a real coat.
Palto gibi şekillendirilmiş.It's shaped like one.
Sonra paltomu çıkardım, gömleğimin kollarını biraz daha düşündüm.I then took off my coat, and thought a little more in my shirt sleeves.
Paltonu çıkar.Take off your coat.
Sigara verir misin? Paltomun cebinde olacaktı.Give me the dog-end that's in my coat pocket
Sırılsıklam oldum, ama paltoyu çıkarırsam üşürüm.I'm drenched, but I'll be cold if I take my coat off
Yeni bir palto almam gerekiyor!I need a new coat
-Yeni bir palto almışsın ama!With the rent money.
Ve sağda, kahverengi paltolu adam benim.And that's me right there in a brown coat.
Bu, bir Alman subayı paltosu giyen, kollarını kavuşturmuş, pruvanın yanında duran bir figürdü.It was a figure in a German officer's overcoat, standing near the bow with folded arms.
Geppetto'nun okul kitapları alacak parası olmadığı için tek paltosunu satar.Because Geppetto has no money to buy school books, he sells his only coat.
Hemen hemen tüm üyeler düz bir şapka ve bir palto giyiyordu.Almost all members wore a flat cap and an overcoat.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Er zog seine Schuhe aus und kippte den darin befindlichen Sand aus, um besser laufen zu können.
Sona bir de onda gördü ki, ona palto giydirmişler.Sie wünschte jetzt, daß sie einen Mantel angezogen angezogen hätte.
Tom, Mary için bir kürk palto almak istedi.Tom voulait acheter un manteau de fourrure pour Mary.
Eline geçen bir parça teli bükerek, paltosunu buna astı.Il tient dans sa main un morceau du manteau qui le recouvre.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Il porte une redingote vert sombre et tient un bâton de marche dans sa main droite.
Bazılarının altın küpeleri vardır, bazıları kürk kaban veya yün palto giymektedir.Certaines vont nues, d’autres sont vêtues de cuir ou de fourrures.
Palto almaya bir giysi dükkanına gittik.Fuimos a una tienda de ropa a comprar abrigos.
Paltomu çıkarıyorum.Me estoy quitando el abrigo.
Tom'un yeni bir paltoya ihtiyacı var.Tom necesita un abrigo nuevo.
Ortalıkta hiç palto yoktur ve kadının bluzu kısa kolludur.Se entiende que hace buen tiempo: no se ve ningún abrigo, y la blusa de la mujer tiene las mangas cortas.
Tom paltosunu çıkardı çünkü onu giymek için çok sıcaktı.Tom si tolse il cappotto perché faceva troppo caldo per indossarlo.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Riuscì a sfilarsi il cappotto, rimasto impigliato nella recinzione, e corse via.
Benim eski paltoyu elden çıkardım.Я выбросил своё старое пальто.
Paltosunu giyerken ona yardım ettim.Я помог ей надеть платье.
Paltonuzu giyerken çantanızı tutacağım.Я подержу вашу сумку, пока вы надеваете пальто.
Bu palto bana tam oldu.Это пальто мне как раз.
Daha gündüz paltosuz geziyorduk.Ещё днём мы ходили без пальто.
Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir.По-французски фраза звучит так: «Nous sommes tous sortis du Manteau de Gogol».
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Он подарил ей рубашку, которую можно было бросить в огонь, чтобы очистить.
Karyola yerine halı üzerine şilte seriyor, yorgan yerine paltolarımızı kullanıyorduk."Даже ремень от брюк отняли, и я должен был собственными руками держать брюки».
Tom, Mary için bir kürk palto almak istedi.أراد توم شراء معطفٍ من الفروِ لماري.
Paltonu giy.ارتدي معطفك .
Ortalıkta hiç palto yoktur ve kadının bluzu kısa kolludur.Não há sobretudos em evidência e a blusa da mulher é de manga curta.
Çok sinirlenen Cal, korumasına Jack'in paltosunun cebine kolyeyi bıraktırır.Furioso, ele faz seu guarda-costas colocar o colar no bolso do casaco de Jack.
Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir.Como disse Dostoiévski: "Todos nós saímos de O Capote de Gógol".
Bir süre hücredeki sobayı yakmakla uğraşır, daha sonra paltosunu çıkarmadan kerevete uzanır.Ele retira a máscara, e a enterra em seu porão, prometendo nunca mais usa-la.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.O seu fato de voo foi apanhado pelo fogo enquanto rebolava nas chamas, mas ele foi capaz de o apagar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod