Ana içeriğe geç
Sözlük

pala ile cümle

pala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Anız sayılır onun için topuzlar, Vınlayan palaya güler.Τα ακοντια λογιζονται ως στυπιον γελα εις το σεισμα της λογχης.
Anız sayılır onun için topuzlar, Vınlayan palaya güler.Сопи се считат като слама; Той се присмива на махането на копието.
Anız sayılır onun için topuzlar, Vınlayan palaya güler.כקש נחשבו תותח וישחק לרעש כידון׃
Anız sayılır onun için topuzlar, Vınlayan palaya güler.يحسب المقمعة كقش ويضحك على اهتزاز الرمح.
Anız sayılır onun için topuzlar, Vınlayan palaya güler.棍 棒 算 為 禾 秸 . 他 嗤 笑 短 槍 颼 的 響 聲
Anız sayılır onun için topuzlar, Vınlayan palaya güler.棍棒 算 為禾秸 . 他 嗤笑 短 槍颼 的 響聲
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.A tak vstal Balám ráno, osedlal svoju oslicu a išiel s kniežatami Moábovými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam quindi si alzò la mattina, sellò l'asina e se ne andò con i capi di Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam s'a sculat dimineaţa, a pus şaua pe măgăriţă, şi a plecat cu căpeteniile lui Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam se leva le matin, sella son ânesse, et partit avec les chefs de Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Da stand Bileam des Morgens auf und sattelte seine Eselin und zog mit den Fürsten der Moabiter.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Então levantou-se Balaão pela manhã, albardou a sua jumenta, e partiu com os príncipes de Moabe.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Entonces Balaam se levantó muy de mañana, aparejó su asna y se fue con los principales de Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Felkele azért Bálám reggel, és megnyergelé az õ szamarát, és elméne a Moáb fejedelmeivel.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Ja Bileam nousi aamulla, satuloi aasintammansa ja lähti matkaan Mooabin päämiesten kanssa.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Keesokan harinya Bileam memasang pelana pada keledainya, lalu ikut dengan para pemimpin Moab itu
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.발람이 아침에 일어나서 자기 나귀에 안장을 지우고 모압 귀족들과 함께 행하니
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Nato vstane Balaam zjutraj, osedla oslico svojo ter odide s knezovi moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgenen stod Bileam op og salte sin aseninne og drog med Moabs høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgonen, när Bileam hade stått upp, sadlade han alltså sin åsninna och följde med Moabs furstar.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Så stod Bileam op næste Morgen og sadlede sit Æsel og fulgte med Moabs Høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy Balám vstav ráno, osedlal oslici svou, a bral se s knížaty Moábskými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy wstawszy Balaam rano, osiodłał oślicę swoją, i jechał z książęty Moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy , sớm_mai , Ba-la-am dậy , thắng lừa cái mình và đi với các sứ_thần Mô-áp .
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy, sớm mai, Ba-la-am dậy, thắng lừa cái mình và đi với các sứ thần Mô-áp.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Zo zadelde Bileam de volgende morgen zijn ezel en vertrok met de boodschappers naar Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Και εσηκωθη ο Βαλααμ το πρωι, και εσαμαρωσε την ονον αυτου και υπηγε μετα των αρχοντων του Μωαβ.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Валаам встал поутру, оседлал ослицу свою и пошел с князьями Моавитскими.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.За това, Валаам стана на сутринта, оседла ослицата си, и отиде с моавските първенци.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.ויקם בלעם בבקר ויחבש את אתנו וילך עם שרי מואב׃
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.فقام بلعام صباحا وشدّ على اتانه وانطلق مع رؤساء موآب
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴 蘭 早 晨 起 來 、 備 上 驢 、 和 摩 押 的 使 臣 一 同 去 了
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴蘭 早晨 起來 、 備上驢 、 和 摩押 的 使臣 一同 去了
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Avea nişte tureci de aramă peste fluierele picioarelor, şi o pavăză de aramă între umeri.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Han hadde kobberskinner på leggene og et kastespyd av kobber på ryggen.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Il avait aux jambes une armure d`airain, et un javelot d`airain entre les épaules.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.In na nogah je imel bronaste škornje in bronast ščit na plečih;
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Ja hänellä oli säärissään vaskivarukset ja selässään vaskikeihäs.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Kakinya dilindungi oleh penutup kaki dari tembaga, dan di bahunya ia memanggul lembing tembaga
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.그 다리에는 놋경갑을 쳤고 어깨 사이에는 놋단창을 메었으니
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.koperen beenkappen. Ook had hij een koperen speer van enige centimeters dik bij zich.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Lábán réz lábpánczél és vállain rézpaizs volt.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Nadto nakolanki miedziane miał na nogach swoich, i tarcz miedzianą między ramionami swemi.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.na svojich nohách mal medené plechovice a medený štít medzi svojimi plecami,
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Och han hade benskenor av koppar och bar en lans av koppar på sin rygg.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.og havde Kobberskinner på Benene og et Kobberspyd over Skulderen.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Portava alle gambe schinieri di bronzo e un giavellotto di bronzo tra le spalle
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Sobre sus piernas tenía grebas de bronce y entre sus hombros llevaba una jabalina de bronce
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Também trazia grevas de bronze nas pernas, e um dardo de bronze entre os ombros.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Též plechovice ocelivé byly na nohách jeho, a pavéza ocelivá mezi rameny jeho.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.und hatte eherne Beinharnische an seinen Schenkeln und einen ehernen Schild auf seinen Schultern.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.và những ủng đồng ; sau lưng treo một cây lao đồng .
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.và những ủng đồng; sau lưng treo một cây lao đồng.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.και κνημιδας χαλκινας επι των σκελων αυτου και ασπιδα χαλκινην μεταξυ των ωμων αυτου.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.и с медни ногавки на пищялите си и медно щитче между рамената си.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.медные наколенники на ногах его, и медный щит за плечами его;
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.ומצחת נחשת על רגליו וכידון נחשת בין כתפיו׃
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.وجرموقا نحاس على رجليه ومزراق نحاس بين كتفيه.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.腿 上 有 銅 護 膝 、 兩 肩 之 中 背 負 銅 戟
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.腿上 有 銅護膝 、 兩 肩 之中 背 負銅戟
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod