Ana içeriğe geç
Sözlük

pah ile cümle

pah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ama ne pahasına?Wat mag het kosten?
Hem pahalı ve geniş hem de daha makul olan konutları bulundurmaktadır.Toevoegen iets duurder, maar wel redelijk.
Ancak, biraz daha pahalıdır.Het is echter wel duurder.
Ayrıca pahalıydı.Bovendien was het duur.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Het is populair omdat het veilig is, goed werkt en niet veel geld kost.
Kişiliğinin paha biçilemez ayrıntılarını bize, Ambrosius Theodosius Macrobius, (Saturnalia 2.5) aktarır.Zijn kaart gaf lengte en breedte aan.Ambrosius Theodosius Macrobius (ca.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Het latere werk van Junior Murvin was minder succesvol.
Film şimdiye kadar çekilen en pahalı Polonya filmidir.Ten tijde van de opnames was het de duurste Poolse film ooit.
Bu durum genel olarak daha pahalı ve kısıtlanmış faydalar sunar.Het spreekt vanzelf dat dit systeem duurder is en slechts beperkte mogelijkheden biedt.
İpekten üretilen kitaplar ise oldukça pahalıydı.De met de hand geschreven boeken waren duur.
Termoplastiklerin termosetlere kıyasla hammaddesi daha pahalıdır.Dit maakt het productieproces voor thermoharders ingewikkelder dan voor thermoplasten.
Şehirlerde, taze meyveler çok pahalıydı ve nadiren tüketilirdi.In de stad waren verse groenten echter schaars en erg duur; men moest het vaak doen met gedroogde groenten.
Bu transfer, o zamana kadar Everton'ın yaptığı en pahalı transfer oldu.De transfer maakte Walker op dat moment de duurste verdediger ooit.
Pahang, Malezya'nın Sarawak, Sabah ve Batı Malezya'dan sonraki en büyük eyaletidir.Pahang is na Sarawak de grootste staat van Maleisië.
İyi bir kimono çok pahalıdır.De kimono wordt gemaakt van zijde en is dan ook zeer kostbaar.
Bu şekilde suyun kullanımı pahalı olduğu için, sadece zengin kişiler böyle bir lüksü karşılayabiliyorlardı.De waterput op het pleintje wijst op hun rijkdom, want zulke luxe konden weinigen zich permitteren.
Dışarıda pahalı oyuncularla ilgili değiliz.Er is geen relatie met de Deltawerken.
Şimdi yoğun turist çeken bu alan pek çok hotel, banka ve pahalı Dükkanlara ev sahipliği yapar.Vandaag de dag is het gebied sterk toeristisch, waardoor er veel hotels, dure winkels, banken enzovoort zijn.
Et ise sebze ve tahıllardan daha pahalı ve seçkin bir yiyecekti.Vlees was prestigieuzer en duurder dan graan of groente.
Gözü yükseklerde ve pahalı elbiselere düşkün bir kızdır.Ze kijkt op naar een rijke vriendin die dure kleren en spullen koopt.
LDPE, HDPE'den çok daha pahalıdır.De verkoop zal veel minder opbrengen dan BHP zelf heeft betaald.
Bakım ve idamesi oldukça pahalı bir uçaktır.Door zijn veelzijdigheid en betrouwbaarheid is het een waardevol vliegtuig.
Kiralık devreler çok pahalı olabilmektedir.Strijkstokken kunnen duur zijn.
Alman kuvvetleri, bu bölgeyi ne pahasına olursa olsun elde tutmaya çalıştılar.De Noordelijken wilden deze stad koste wat het kost innemen.
Maliyet hesabı olarak biraz pahalı bir teknolojik yöntemdir.Nadeel is dat het een vrij dure techniek is.
Özellikle büyükşehirlerde evler oldukça pahalıdır.In Huizen zijn vooral de luifelvormige mutsen erg opvallend.
Tablo bu tarihe kadar satılmış en pahalı tablo oldu.Het is daarmee het duurste schilderij dat ooit is geveild.
1937'de tahta Pah köprüsü isyan sırasında yakılmıştır.In 1934 werd de brug in brand gestoken tijdens het Jordaanoproer.
Ekonomik olarak pahalı olması.Hij heeft het financieel moeilijk.
Bununla birlikte, bu işlem pahalı olabilecek büyük miktarda kiral paketleme malzemesi gerektirebilir.Toch kan dit een interessante langetermijnspaarformule zijn.
Londra bölgesinde en pahalı mülklerden bazıları bu bölgede bulunur.Enkele van de duurste huizen van de VS staan in deze wijk.
Bu ilaçlar çok pahalıdır.Deze zijn heel duur.
Damıtma çoğu durumda çok pahalıdır.Vervanging is vaak duur.
Ancak modeli bile aracın çok pahalıya mal olacağını ispatladı.Voor de tijd waarin de auto werd geproduceerd, was de auto erg duur.
Biletler 26 yaşından büyükler için daha pahalıdır.De hoogst geregistreerde leeftijd is 26 jaar.
Noel'i yalnız başına kendine pahalı hediyeler alarak geçirir.De arme kerstman geeft iedereen dure cadeaus.
Diğer yandan Bingley Jane’e kız kardeşinin hoşnutsuzluğu pahasına evlenme teklif eder.Bingley vraagt Jane daarna vrijwel onmiddellijk ten huwelijk en Jane is in de wolken.
Tedavi ise çok pahalıdır.De behandeling met Rituximab is tevens heel duur.
Adalet pahalıdır.Gerechtigheid is duur.
O çok pahalı!Dat is zeer duur!
Böyle pahalı bir restoranda yemek yemeye gücüm yetmez.Ik kan het mij niet veroorloven om in zo'n duur restaurant te eten.
O, kendi hayatı pahasına bile olsa başarmak istedi.Hij wou slagen, zelfs ten koste van zijn gezondheid.
Böyle pahalı bir sözlüğü niye satın aldın?Waarom kocht je zo'n duur woordenboek?
Hayat gittikçe pahalılaşıyor.Het leven wordt steeds duurder.
Okul kitapları neden bu kadar pahalı?Waarom zijn schoolboeken zo duur?
Pek pahalı değil.Het is niet zo gek duur.
İyi bir kimono çok pahalıdır.Kimono bywają bardzo drogie.
"Mars'a gitmek neden o kadar pahalı oluyor?Po co symulować „lot na Marsa”?
Öğrenim pahalıydı.Nauka była kosztowna.
Birçok paha biçilemez ikon, eser ve diğer nesneler çoğu Venedik'e gitmek üzere Batı Avrupa'ya götürüldü.Wiele bezcennych ikon, relikwii i innych przedmiotów zawieziono do zachodniej Europy, dużą cześć do Wenecji.
Et, sebzelere göre daha pahalı idi.Mięsa były droższe od produktów roślinnych.
Bu ilaçlar çok pahalıdır.Zestawy takie bywają bardzo drogie.
Oyun Leeds'teki pahalı bir otelin odalarından birinde geçer.Miejsce akcji toczy się w hotelu w Leeds.
Daha pahalı ve daha geniş evler doğrudan sokağa bakıyordu.Przy głównych ulicach budowano coraz lepsze i okazalsze budynki.
Esaslı bir şekilde mücadele etmek, her ne pahasına olursa olsun Cemal Bey’i şehirden uzaklaştırmak gerekir.Po obudzeniu Boguś chce za wszelką cenę wrócić do miasta.
Bu durumda Alman Komutanlığı'na paha biçilmez bir fırsat sunulmuş oldu.Przed Niemcami otworzyła się wtedy bezcenna szansa.
11 Eylül'de Polonya'nın başkentinin her ne pahasına olursan olsun savunulmasını emretti.W Brześciu 11 września wydał Wytyczne, w których wzywał do bezwzględnej obrony stolicy Polski.
Bu sefer çok pahalı Van Gogh çalacaklardır.Tym razem Złotą Piłkę otrzymał van Basten.
Kendi huzurumuzu her ne pahasına olursa olsun koruyacağız.Za wszelką cenę próbuje ocalić własne życie...
Damıtma çoğu durumda çok pahalıdır.Upierzenie w większości przypadków bardzo barwne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod