Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Londra'da çok sayıda park vardır.There are a lot of parks in London.
Hiç Paris'e gittin mi?Have you ever gone to Paris?
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Raporların önümüzdeki Pazartesi vadesi doluyor.Reports are due next Monday.
Restoranda "Hoş geldin" partisi yapıldı.A welcome party took place in the restaurant.
Restoran bana parti için 250.000 yenlik bir fatura çıkardı.The restaurant billed me 250,000 yen for the party.
Luciano, maçtaki ezilen kişi, şampiyona mutevazı pasta yedirmeye çabalıyor olacak.Luciano, the underdog in the match, will be trying to make the champ eat humble pie.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Linda müzik dinlemek için parka gitti.Linda went to the park to listen to the music.
Linda eline geçen parayı hemen harcayan bir tip.Money burns a hole in Linda's pocket.
Lisa, bu Bay Murata. O benim patronum.Lisa, this is Mr Murata. He's my boss.
Rika, partide şarkı söyleyerek iyi bir zaman geçirdi.Rika had a good time singing at the party.
Lambanın ışığı siste parıldıyordu.The light of the lamp glimmered in the fog.
Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.I took the radio apart to repair it.
Radyonun sesi kulaklarımızın üzerinde patladı.The blare of the radio burst upon our ears.
Sık sık gölde paten yapmaya giderdim.I would often go skating on the lake.
Avrupa'da Paris'i ziyaret ettim.I visited Paris in Europe.
Partiye gelebildiğine sevindim.I'm glad you could come to the party.
Yumi'nin şimdi çok parası var.Yumi has much money now.
Neredeyse Paskalya Bayramı zamanıydı, İsa Kudüs'e gitti.When it was almost time for the Jewish Passover, Jesus went up to Jerusalem.
Yanmış parmağı akan suda soğut.Cool the burned finger in running water.
Yavaş yavaş parti sona erdi ve herkes eve gitti.By and by the party ended and everyone went home.
Daha pahalı bir saat satın almak istiyorum.I want to buy a more expensive watch.
Daha az pahalı olanları var mı?Do you have less expensive ones?
Daha az pahalı bir şeyin var mı?Do you have anything less expensive?
Daha fazla patates cipsi buyurun.Help yourself to more potato chips.
Lütfen biraz daha pasta buyurun.Please help yourself to some more cake.
Biraz daha para biriktirmeyi ummuştum.I had hoped to save more money.
Keşke daha fazla para kazansam.I wish I earned more money.
Biraz daha para biriktireceğim.I'm going to save more money.
Daha çok param olsa daha büyük bir eve taşınabilirim.If I had more money, I could move to a bigger house.
Eğer biraz daha fazla paramız olsa daha büyük bir eve taşınırız.We would move to a bigger house if we had more money.
Tabii ki, partide olacağım.Of course, I will be at the party.
Yeterli param olsaydı o kitabı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the book.
Akıllıca kullanılırsa, para çok işe yarar.If wisely used, money can do much.
Yeterli param olsa,o hoş arabayı alırım.If I had enough money, I would buy that nice car.
Yeterli param olsa, ben yurtdışına gidebilirim.If I had enough money, I could go abroad.
Evim bir köşk olsaydı, tanıdığım herkesi doğum günü partime davet ederdim.If my house were a mansion, I would invite everyone I know to my birthday party.
Yeterli param olsaydı, onu alabilirdim.If I had had enough money, I could have bought it.
Zengin olsaydım, ben sana biraz para verirdim.If I had been rich, I would have given you some money.
Yeterli param olsa, onu satın alabilirim.If I had enough money, I could buy it.
Bugün Pazar olsa, balık tutmaya gideriz.If it were Sunday today, we would go fishing.
Bugün Pazar olsa, balık tutmaya giderim.If today was Sunday, I would go fishing.
Arabanı buraya park etseydin cezalandırılırdın.If you had parked your car here, you would have been fined.
Param olsa onu alabilirim.If I had money, I could buy it.
Yeterli param olmuş olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Yeterli param olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Eğer partiye gideceksen lütfen beni de dahil et.If you are going to have a party, please count me in.
Param olsa bir dünya seyahatine çıkardım.If I had the money, I would make a trip around the world.
Yeterli param olsa, kitabı alırım.If I had enough money, I would buy the book.
O, çok parası olursa o sözlüğü alacağını söyledi.He said that if he had much money, he would buy the dictionary.
Paraya ihtiyacınız olursa, size biraz ödünç veririm.If you need any money, I'll lend you some.
Eğer para istiyorsan, sana biraz ödünç verebilirim.If you want any money, I will lend you some.
Yeterli param olsaydı kalemi alırdım.If I had had more money, I would have bought the pen.
Biraz daha pasta alır mısın?Will you have some more cake?
Sadece bu sefer sana ödünç para vereceğim.I will lend you money just this once.
Bir parça kek daha alabilir miyim?May I have another piece of cake?
Bir parça daha keke ne dersin?Would you like another piece of cake?
Bir parça daha kek ister misiniz?Would you like another piece of cake?
Daha fazla parti yok.No more parties.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod