Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biz onlara para ve giysi sağladık.We provided them with money and clothes.
Biz pazar günü asla çalışmayız.We never work on Sunday.
Bize 2. Dünya Savaşı'nın 1939 yılında patlak verdiği öğretildi.We were taught that World War II broke out in 1939.
Kazancı hepimizin arasında paylaştık.We shared the profit among us all.
Biz ormanda bir patika açtık.We cleared a path through the woods.
Bizim paramız bitti.We've run short of money.
Önümüzdeki Pazar arabayla geziye çıkacağız.We'll go for a drive next Sunday.
Biz parka kadar yürüdük.We walked as far as the park.
Biz parkta bir banka oturduk.We sat on a bench in the park.
Tahminlerimizde hata payı bıraktık.We left a margin for error in our estimates.
Biz birbirimizi terk etmeyeceğimiz konusunda bir pazarlık yaptık.We made a bargain that we wouldn't forsake each other.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Kıl payı ölümden kurtulduk.We escaped death by a hair's breadth.
Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Paris'e uçtuk, orada bir hafta kaldık.We flew to Paris, where we stayed a week.
Yararı beraber paylaştık.We shared the benefit together.
Gece için yol kenarı parkta yatacak bir yer bulduk.We bedded down at the roadside park for the night.
Bir paund çay satın aldık.We bought a pound of tea.
Ne pahasına olursa olsun amacımıza ulaşmalıyız.We must achieve our aim at any price.
Dünyamız evrenin sadece küçük bir parçası.Our world is only one small part of the universe.
Bizim okulumuz parka çok yakındır.Our school is very close to the park.
Bu etiketi paketinize bağlayın.Attach this label to your package.
Vazo yere düştü ve parçalandı.The vase fell to the floor and shattered.
Çiçekçi parkın karşısında.The flower shop is opposite the park.
Mars yaşayabileceğimiz geleceği parlak bir yer.Mars is a promising place where we may be able to live.
Yangın, gece yarısına doğru patlak verdi.The fire broke out toward midnight.
Bir itfaiyecinin hayatını pahasına yangın söndürüldü.The fire was put out at the cost of a fireman's life.
Personel eve gittikten sonra yangın patlak verdi.The fire broke out after the staff went home.
Birinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the first floor.
Beşinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the fifth floor.
Yangın patlak verdiğinde, o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was dead asleep.
Yangın tiyatroda paniğe neden oldu.The fire caused a panic in the theater.
Yanardağ patlamasını kıtlık izledi.Famine followed upon the eruption of the volcano.
Volkanik patlama köyü tehdit etti.The volcanic eruption threatened the village.
Ateş parlak bir şekilde yanıyordu.The fire was burning brightly.
Ateş parlak bir şekilde yandı.The fire burned up brightly.
Ateş maşasıyla işaret parmağımı yaktım.I burned my forefinger on fire tongs.
Gittikçe artan sayıda evli çift ev işlerini paylaşıyor.More and more married couples share household chores.
Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.A number of cars are parked in front of my house.
Evimizi döşemede çok para harcadık.We spent a lot of money on furnishing our house.
Eve girerken paspasa takıldım.Entering the house, I tripped over the mat.
Evime çok para harcadım.I have spent a lot of money on my house.
Yaz tatili gelecek Pazartesi başlar.Summer vacation begins next Monday.
Yaz tatiline hazırlık için ne kadar para biriktirildi?How much money was saved in preparation for the summer vacation?
Yaz zamanı soğuk patates yemeyi severim.I like cold potato salad in the summertime.
Gökyüzünde binlerce yıldız parlıyor.Thousands of stars shone in the heavens.
Partinde kaç kişi var?How many people in your party?
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
Bu pahalı sözlüğü neden aldın?What did you buy this expensive dictionary for?
Ne pahasına olursa olsun onu kurtarmalıyım.I must save her at all costs.
Ne pahasına olursa olsun, savaşı önlemeliyiz.We must prevent war at any cost.
Birisi patlayacak.Something's got to give.
Eğer piyangoyu kazanırsan, parayla ne alırsın?If you were to win the lottery, what would you buy with the money?
Konser önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek.The concert will take place next Sunday.
Tombul parmaklarım var, bu nedenle küçük bir klavye kullanamam.I have chubby fingers, so I can't use a small keyboard.
Pastaları ve şekerlemeleri alkole tercih ederim ama ben içerim.I prefer cakes or candies to alcohol, but I do drink.
Çatı patlama tarafından savrulmuştu.The roof was blown off by the explosion.
Çatı güneşte parlıyordu.The roof is shining in the sun.
Yağmur çatıda patırdıyordu.Rain was pattering on the roof.
Çatıdan düşen kiremit parçalandı.The tile which fell from the roof broke into pieces.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod