Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Patronuma böyle şeyler dedikten sonra, işimi kaybedeceğime eminin.After I said such a thing to my boss, I am certain to lose my job.
Patron, işe zamanında gelmediği için Mike'ın işine son verdi.The boss gave Mike the ax for not coming to work on time.
Bugün patronun keyfi yerinde mi?Is the boss in a good mood today?
Patronumun planımı kabul edeceğini umuyorum.I hope my boss agrees to my plan.
Patronum benim iki katım kadar yaşlıdır.My boss is twice as old as I am.
Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.The boss told his secretary to come up with a good idea by the end of the week.
Patron hepimize bir günlük izin verdi.The boss gave us all a day off.
Arabası bir gölün içine doğru yol alırken kıl payı kurtuldu.She had a narrow escape when her car skidded off the road into a lake.
Bir arabanın ön camı parçalara ayrıldı.The front windshield of a car was smashed to pieces.
Parmaklarım soğuktan o kadar uyuşmuştu ki piyano çalamıyorum.My fingers are so numb with cold that I can't play the piano.
Yanımda çok param yok.I haven't got much money with me.
Sahip olduğum tüm para budur.This is all the money I have.
Parmaklarına dikkat et!Watch your fingers!
Vali, örtülü ödenekteki parayı aldı.The governor took the money out of a slush fund.
Onarımlar çok paraya mal olacak.Repairs will cost a lot of money.
Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor.The repair bill includes parts and labor.
Yeterli param olsaydı, bu kamerayı alırdım.If I had enough money, I could buy this camera.
Yeterli param olsa, bu kamerayı alırım.If I had enough money, I could buy this camera.
Onu temizlerken silah aniden patladı.The gun suddenly went off when I was cleaning it.
Ödev gelecek Pazartesi teslim edilecek.The homework is due next Monday.
Pazartesi günü ev ödevini teslim et.Submit your homework on Monday.
Ben bütün ev ödevlerimi yaptım ve şimdi Pazartesi gününe kadar tamamen özgürüm.I have done all my homework and now I am completely free until Monday.
Gelecek Pazartesiye kadar ev ödevini teslim et.Hand in your homework by next Monday.
İlkbaharda her şey parlak görünür.In spring everything looks bright.
Haruki'nin yanında çok parası yok.Haruki doesn't have much money with him.
Partinin her dakikasından zevk aldık.We enjoyed every minute of the party.
Patron dışarıdayken ofisin sorumlusu kim?Who is in charge of the office while the boss is away?
O dağ bisikleti kaç para?How much is that mountain bike?
Bir kadın her şeyi para açısından düşünür.A woman thinks of everything in terms of money.
Bir küçük kız parmaklarını kapıda sıkıştırdı.A little girl caught her fingers in the door.
Önümüzdeki hafta kraliçe parlamentoya hitap edecek.The queen is going to address parliament next week.
Kabin fırtına tarafından parçalara ayrıldı.The cabin was torn asunder by the storm.
Benim küçük parmağım şişti.My little finger is swollen.
Çek birine para ödeme yöntemidir.A check is a method of paying money to somebody.
Yanında bozuk para var mı?Do you have small change with you?
Hiç bozuk paran var mı?Do you have any small change?
Üzgünüm, daha küçük bozuk param yok.I'm sorry, I don't have smaller change.
Parkta kuşlar burada şurada ötüyorlar.Birds are singing here and there in the park.
Ben patika boyunca yürüdüm.I walked along the footpath.
Sen un ve süt ve yumurta ile bir pasta yapabilirsiniz.You can make a cake with flour and milk and an egg.
Un paundla satılır.Flour is sold by the pound.
Un pastada ana malzemedir.Flour is the main ingredient in cakes.
Paketi aldığında bana bildir.Let me know when you get the package.
Bana biraz ödünç para verebilir misin? Şu anda nakitim yok.Could you lend me some money? I'm short of cash at the moment.
Şimdi yanımda biraz az param var.I have a little money with me now.
Bir kız parkta bir konuşma yapıyordu.A girl was making a speech in the park.
Kız bir parça bezden bir bebek yaptı.The girl made a doll out of a piece of cloth.
Sahip olduğum az parayı sana vereceğim.I will give you what little money I have.
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills.
Bir çocuk biraz para aşırdı.A boy ran off with some money.
Çocuk biraz parayı çaldı.A boy made off with some money.
Çocuk annesinin çantasından para çaldı.The boy stole money from his mother's handbag.
Zeminin iyi bir parlaklığı vardı.The floor had a good shine.
Yerde kırık cam parçaları vardı.There were bits of broken glass on the floor.
Zemini parlatın.Wax the floor.
Zam alma umuduyla patrona gittim.I went to the boss in hopes of getting a raise.
Pasif insan nadiren, kırk yılda bir, kendini ifade eder.The passive man seldom, if ever, expresses himself.
Patronum bana o kadar çok iş verdi ki ofisten ayrılamadım.My boss gave me so much work that I couldn't leave the office.
Patronum beni akşam yemeğine davet etti.My boss invited me to dinner.
Patronunun arkasından konuşulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to talk back to your boss.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod