Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Baban parayı hiç umursamaz.My father doesn't care about money at all.
Babam paranın her şey olmadığını söylerdi.My father used to say that money is not everything.
Babam pazar günü kiliseye gider.My father goes to church on Sunday.
Babam Pazar günleri bahçe işleri yapar.My father gardens on Sundays.
Kız kardeşimin ismi Patricia.My sister's name is Patricia.
Kız kardeşimin adı Patricia'dır.My sister's name is Patricia.
Kızım neredeyse topladığı tüm paraları kaybetti.My daughter lost almost all the coins she had collected.
Arkadaşım kendi hayatı pahasına kızı kurtardı.My friend saved the girl at the risk of his own life.
Eğer partim seçimi kazanmazsa, dişimi kıracağım.I'll eat my hat if my candidate does not win the election.
Bir keresinde bir panda gördüm.I have seen a panda once.
Ben bir parça bagaj satın aldım.I bought a piece of baggage.
O zamana kadar hiç panda görmemiştim.I had never seen a panda till that time.
Ben yeni bir palto almayı göze alamam.I can't afford a new coat.
Ben para ödünç veriyorum.I lend money.
Ben iki günde bir çalışırım. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma.I work every other day: Monday, Wednesday, and Friday.
Dün gece partide çok eğlendim.I enjoyed myself very much at the party last night.
Geçen Pazartesi balık tutmaya gittim.I went fishing last Monday.
Gitmiyorum.çünkü,diğer nedenler arasında,param yok.I am not going, because, among other reasons, I don't have money.
Ben pazar günü çalışmam.I don't work on Sunday.
Ben korkunç sesleri engellemek için parmaklarımı kulaklarıma koydum.I put my fingers in my ears to block out the terrible sounds.
Paul'ün dışarıda olduğunu ancak Mary'nin evde olduğunu söyledim.I said Paul was out, but that Mary was at home.
1999 için pazar gelişimi üzerine odaklanacağım.I'll focus on the market development for 1999.
Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.I asked twenty people to my party but not all of them came.
Partiye yirmi arkadaşı davet ettim.I asked twenty friends to the party.
İki kez Pariste bulundum.I've been to Paris twice.
Yarın Paris'e hareket ediyorum.I leave for Paris tomorrow.
Parayı peşin ödemeni istiyorum.I'd like you to pay the money in advance.
Senin üç katın kadar param var.I have three times as much money as you.
Senin sahip olduğunun üç katı kadar çok paraya sahibim.I have three times as much money as you.
Partinize geliyorum ve sana alışılmadık bir hediye getiriyorum.I'm coming to your party and bringing you an unusual present.
O insanlardan para ödünç almayacağım.I will not borrow money from those people.
Elimde fazla param yok.I do not have much money on hand.
Çok param yok.I don't have much money.
Part time işimden vazgeçmeye karar verdim.I decided that I would quit my part-time job.
Paskalya Adası'na on günlük bir seyahate gittim.I went on a ten-day trip to Easter Island.
Para kaptırdım.I was taken for a ride.
Ben her zaman, John'u Paul ile karıştırıyorum.I'm always confusing John with Paul.
Şimdi yanımda hiç param yok.I have no money with me now.
Biraz paraya sıkıştım.I'm a bit pushed for money.
Param bitinceye kadar burada kalmayı planlıyorum.I plan to stay here until my money gives out.
Hiç param yok.I do not have any money.
Ben paranın her şey olmadığını biliyorum.I know that money isn't everything.
Para yerine zaman istiyorum.I want time instead of money.
Param az kaldı.I'm short of money.
Bütün paramı kaybettim.I've lost all my money.
Paramı çaldırdım.I had my money stolen.
Paramı boşa harcamayacağım.I'm not going to waste my money.
Parke zeminleri halıya tercih ederim.I prefer hardwood floors to carpet.
Noel pastasında çilekleri seviyorum.I love strawberries on Christmas cake.
Beş yıldan daha fazla bir süredir bu paltoyu giyiyorum.I have been wearing this overcoat for more than five years.
Ben bu partiye davet edildim.I am invited to this party.
Sahip olduğum az parayı çocuğa verdim.I gave the boy what little money I had.
Geçen Pazardan beri meşgulüm.I have been busy since last Sunday.
Geçen pazar günü parka gittim.I went to the park last Sunday.
Ben geçen Pazar dışarı çıkmadım.I didn't go out last Sunday.
Bu kutuda bir sürü madeni param var.I have many coins in this box.
Bu kitabı almak için yeterli param var.I have enough money to buy this book.
Jane'i partide memnun buldum.I found Jane delighted at the play.
Jim ve Mary'nin parkta el ele yürüdüklerini gördüm.I saw Jim and Mary taking a walk hand in hand in the park.
Birkaç patates istiyorum.I want some potatoes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod