Pasif içiciliğin tehlikelerinin daha çok farkına varıyoruzWe are becoming very aware of the dangers of secondhand smoke.
Biz pazar günleri evimizin yanındaki parkta yakalamaca oynarız.We play catch in the park near our house on Sundays.
Pazar günü sık sık kart oynarız.We often play cards on Sunday.
Pazara kadar burada kalacağız.We will stay here until Sunday.
Onun 70. doğum gününü kutlamada bir parti verdik.We gave a party in celebration of his 70th birthday.
Onun için veda partisi düzenleyeceğiz.We are going to hold a farewell party for him.
Biz onun onuruna bir veda partisi verdik.We gave a farewell party in honor of her.
Her hafta sonu paten yapmaya giderdik.We used to go skating every weekend.
Beyzbol oynamak için parka gittik.We went to the park to play baseball.
Beklenenden fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Tahmin edilenden daha fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Pazartesi gününe kadar kağıtlarımızı teslim etmemiz gerekiyor.We are supposed to hand in our papers by today.
Yeni yılı bir partiyle kutladık.We celebrated the New Year with a party.
Yerinde olsam, parayı bir bankaya koyarım.If I were you, I'd put the money in a bank.
Benden para isteme.Don't ask me for money.
Paranın benim için gerçekten önemli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that money really matters to me?
Bir sürü param ve onu kullanacak yeterli zamanım var.I have a lot of money and enough time to use it.
Sözlüğü alacak param yok.I have no money to buy the dictionary with.
Onun için ne zamanım nede param var.I have neither time nor money for that.
Ben öyle pahalı bir mağazadan alışveriş yapmayı göze alamam.I can't afford to shop at such an expensive store.
Geçen yıl sahip olduğumdan daha fazla param var.I have more money than I had last year.
Pahalı bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy an expensive car.
Benim ne zamanım nede param var.I have neither time nor money.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemek için cesaretim yok.I do not have the courage to ask my boss to lend me his car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemeye cesaretim yok.I don't have the courage to ask my boss to lend me his car.
Onun yeni gömleğinin mavi kot pantolonu ile gideceğini bilmiyorum.I don't know if her new shirt will go with her blue jeans.
Param olsaydı, dünyayı gezerdim.If I had the money, I would travel around the world.
Benden para istemenin faydası yok.It is no use asking me for money.
Benim bedenimde pantolonun var mı?Do you have jeans in my size?
Paris'te yaşayan amcam bizi görmeye geldi.My uncle, who lives in Paris, came to see us.
Amcam, ki o Paris'te yaşar, bizi görmeye geldi.My uncle, who lives in Paris, came to see us.
Sana biraz para vermedim mi?Didn't I give you some money?
Çantamda hiç para yok.There is no money in my bag.
Sınıfımdaki herkes kayak yapmayı paten yapmaya tercih ediyor.Everybody in my class prefers skiing to skating.
Paltomda bir delik var.There's a hole in my coat.
Benim paltom hafif ama sıcak tutar.My overcoat is light but warm.
Benim boyutumda bir palto arıyorum.I'm looking for a coat in my size.
Partime gelmek ister misin?Would you like to come to my party?
Evimin yanında bir park vardır.There is a park near my house.
Evimin yanında güzel bir park var.There is a beautiful park near my home.
Evimin önünde bir park var.There is a park in front of my house.
Benim evim parka yakındır.My house is close to the park.
Okulumun yanında büyük bir park vardır.There is a big park near my school.
Aç gözlü ellerini paramın üzerine koyma.Don't put your greedy hands on my money.
Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.When using the kitchen knife, my wife cut her finger.
Karım partiye katılmadı ve ben de.My wife did not attend the party and neither did I.
Şemsiyemi paylaşmaz mısın?Won't you share my umbrella?
Saatim sizinkinden daha az pahalı.My watch is less expensive than yours.
Arabam buradan çok uzağa park edilmedi.My car is parked not far from here.
Hobim madeni paralar toplamaktır.My hobby is collecting coins.
Amcam Paris'te on yıl yaşadı.My uncle has lived in Paris for ten years.
Amcam gelecek Pazartesi Amerika'dan dönecek.My uncle comes back from America next Monday.
Patronum kötü bir soğuk algınlığı geçiriyor.My boss is suffering from a bad cold.
Benim patron istifa etmesi için zorlandı.My boss was forced to resign.
Patronum kitapları çok hızlı okuma yeteneğine sahiptir.My boss has the ability to read books very fast.
Doğum günüm pazara rastlıyor.My birthday falls on Sunday.
Erkek arkadaşım para biriktirmeyi ve bir spor araba almayı planlıyor?My boyfriend plans to save up and buy a sports car.
Babam büyük bir miktar para bırakarak öldü.My father died, leaving a large sum of money.
Babam pazar günü genellikle evdedir.My father is usually at home on Sunday.
Babam vasiyetinde bana çok para bıraktı.My father left me a lot of money in his will.